İnsanlar ve metalik malzemeler.. Birbirine benzeyen yönleri ile incelenmeye değer. İkisi de hep gelişmeye açık. İkisi de başlangıçta ham iken derece derece gelişir, giderek layık olduğu yeri bulur.

Misal olarak demiri ele alalım. Başlangıçta topraklardan bir topraktır o, sıradan insanların ayırt edemediği bir toprak. Ama o aslında ancak uzmanı tarafından fark edilebilecek olan bir demir cevheridir. İnsan da öyle.. İnsanlar içerisinde inkişafa açık ruhlar da ancak ehli tarafından fark edilebilmekte.

Başlangıçta bir toprak yığını olan demir cevheri önce safiyetini bozan yabancı unsurlarından temizlenir, demir muhtevası olarak zenginleştirilir. Bu işlem yapılmadığı sürece, yüksek fırın ortamında toprak halinden kurtarılıp demire dönüştürülmesi mümkün olmaz. İnsan da öyle değil mi?! Mâlâyâni şeylerle meşgul eden ortamlardan çekilip alınmadan, gelişmeye namzet latifelerine gölge olan meşguliyetlerinden, ağırlıklarından kurtarılmadan, gerçek insanlık ufkuna götürecek eğitim ortamında işlenebilir mi?