Problem, çözüme kavuşturulması gereken bir durumdur. Temelde fen bilimlerinde bir matematik problemini çözmek, tıpta bir hastalığı teşhis ve tedavi etmek, sosyal olaylarda bir olayı analiz ederek çözüme kavuşturmak, hep benzer dinamikleri usul ve üslubunca kullanarak bir sonuca varmak, konuyla ilgili aynı doğrultudaki çalışmalardır.

Problemi Tanıma

Bütün problemlerin çözümünde başlangıç noktası, o problemi iyi tanıma ve önce o problemi anlamaktan geçer. Tedaviden önce doğru teşhis çok önemlidir. Burada da bir usul sırası karşımıza çıkar. Yani önce tanıma sonra metot, sonra bu işin çözülme durumunu pratiğe dökmek ve en sonunda da neticeye ulaşmaktan ibarettir. “Önce problemi tanıma” dediğimiz hadiseye tıpta anamnez denir. Yani hastanın şikâyeti önce kendi ağzından dinlenir ve daha sonra da tahmin edilen hastalıkla ilgili sorular sorulur. Hastalıkların teşhisinde bu, en önemli aşamadır. Bu soruşturmadan hemen sonra teşhise yönelik, duruma göre en basitinden başlayarak ve atlama yapmadan en büyüğüne kadar gerekli olan tahlil ve tetkikler yapılır. Sosyal olaylarda da mevcut durumları incelemek, soruşturmak ve tabiri caizse onların tam bir fotoğrafını çekmek büyük bir önem arz eder. Bu fotoğrafta sadece o olay değil, bunu çevreleyen diğer ilişkiler de araştırılır. Bu safhaya savaşlarda ve askerlikte durum muhakemesi de denir. Yani bu mevcut durumun etraflıca ortaya konmasından ibarettir. Bu safhada eksik kalan bir durum ve yapılacak bir hata, otomatik olarak tedaviyi de yanlış yönlendirir, yani problem çözülemez.

Çözüm Yolu

Bundan sonraki safha, çözüm yoludur. Bu da kişi, grup veya cemiyetlerin bilgi ve tecrübe seviyelerine bağlı olarak çözüm yollarını bilmelerine bağlıdır. Hangi problemde hangi metot gerekir? Önce karar verilmesi gereken bu konudur. Her problemin çözümünün kendine has metotları vardır. Eğer bu metotlar karıştırılacak olursa problemler çözülemez. Uygun metot bulunduğu zaman da tereyağından kıl çeker gibi, problemler kolaylıkla çözülebilir.

Problem çözerken, bilgisayardaki bekleme, yazdırma, işlem yapma gibi modların kullanılmasına benzer şekilde, “yutma, sabretme, gözlemleme, her şeye dikkat ederek en küçük bir detayı bile atlamama, bekleme modları” sıklıkla kullanılmalıdır. Ya kişi kendi problemini kendisi çözecektir ya başkasının problemini çözecektir, ya başkası veya başkaları onun problemini çözecektir ya da kendisi başkalarıyla birlikte kendi problemini veya başkalarının problemini çözecektir. Kişinin, özellikle kendisini ilgilendiren problemlerin çözümünde, yardım edenlerle birlikte karşı taraf ile zoraki bir anlaşma masasına oturmayla problem çözülse de, aslında problem, sanal âlemde çözülmüş gibi olur. Burada asıl olan, kişinin öncelikle kendi kafa ve vicdanında bunu çözüme kavuşturmasıdır. Bu hallolduktan sonra, gerisi formalitedir. Bu durum, yani kişinin kendi kafasında problem çözmüş olma durumu, hem problem çözmeye çalışan kişi ile hem de problem olan kişiyle ilgilidir. Yani her iki taraf da neticede mutmain olmalıdır. Her türlü görüşme, konuşma, ilgilileri dinlemeden sonraki alınan karara rıza gösterilmelidir. Problem tespit edildikten sonra, çözümü de teşhisi konan hastalıkların tedavisine benzer. Bazı hastalıklar acil tedaviyi gerektirir, bazıları tıbbi tedaviyi, bazıları cerrahi tedaviyi gerektirir. Bazıları da izlemeye alınır, zamana bırakılır. Sosyal hadiseler dâhil, diğer birçok problem de bu yollar takip edilerek çözülebilir.

Usul ve Metot

Metot tespit edildikten sonra da, o metodu uygularken usul, yani yapılacak işlemlerin sırası ve şekliyle üslup, yani takınılacak tavır ve hareket tarzları bunu takip eder. Yoksa bir problemi çözeyim derken, başka problemler ortaya çıkabilir, iş başka yöne kayabilir, o zaman da çıkmaz sokaklara girilmiş olur. Bunlar da belirlendikten sonra eğer problem basit ise tek kişi, kompleks ve büyük ise problemi çözecek olan bir grup oluşturulur ve bu grubun içinde bir yürütücü ve herkesin ne yapacağını bildiği yardımcıları seçilir. İşi çözme yolunda pratiğe başlayınca da bir cerrah titizliği içinde (mesela bir tümörle ilgili, sadece çıkarılacak hedef kitle dikkate alınarak, çevre dokulara zarar vermeden ve en az kan kaybıyla kitlenin çıkarılması gerektiği gibi) problemler çözülmeye başlanır. Problemi çözerken etrafı hırpalamama ve en az zarar, en çok fayda şeklindeki, optimum verim prensibi ile hareket edilmelidir.

Yardımcılar

Bu konuda gerekirse, problem çözücü ekip dışında, uygun aracılardan da istifade edilebilir. Bu süreçte, verilen sözün tutulması, emniyet ve güven telkin edilmesi, bulunan aracıların doğru adresler olması önem taşır.

Devamlılık

Problem çözülüp netice alınıncaya kadar, çözmeye çalışan ekip veya kişiler mümkün mertebe değişmemelidir. Mecburiyetten değişse bile, o ana kadar yapılanları etraflıca bilen biri veya birileri o işin hafızası olarak devamlı kalmalıdır. Yoksa her seferinde yeni insanlarla baştan başlanırsa, bu da insanı yorar, bezdirir, bıktırır, kaçırır, olmaz olsun dedirtir.

Rahatlık

Çoğu zaman problem çözmedeki metot, usul ve üslup planları uygulanınca çözüm sürecinin sonuna gelmeden problem çözülmüş bile olabilir. Problem kompleks ise parçalara ayrılarak ve zamana bölünerek halledilmelidir. Yoksa erken doğumların, kuvöze ihtiyaç duyduğu gibi, çözümlerin kendileri de yeni müdahalelere gerek duyabilir. Elbette bazı problemlerin bazı istisnai çözümleri olabilir. Bu çözümler daha gürültülü, bir bütün olarak ve çok acil müdahaleleri gerektirebilir ve oluşabilecek yan etkiler sebebiyle, yeni hesaplamalara ihtiyaç duyulabilir.