Beyin, insan vücudundaki en esrarlı organlardan biridir. Bütün görevleri ve çalışma sistemi henüz aydınlatılamamış olsa da beynimizin, vücudumuzda gerçekleşen faaliyetlerin düzenlenmesi ve birbirleriyle ilişkilendirilmesiyle vazifelendirilmiş en önemli koordinasyon merkezi olduğu bilinmektedir. İradi veya gayri iradi faaliyetlerin gerçekleşebilmesi için merkezi sinir sistemi de denilen; beyin, beyin sapı ve beyinciğin kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Bu kadar önemli bir kontrol merkezinin dış tesirlerden korunması için, sert ve korunaklı yapısıyla özel bir kalkan görevi gören kafatası vazifelendirilmiştir.

Beynimiz yaklaşık %75 nispetinde sudan oluşmaktadır.1 Bu sebeple oldukça yumuşak bir yapıdadır. Fizik mekaniğine göre düşündüğümüzde, bu kadar yumuşak bir yapının etrafında bu denli sert bir yapının (kafatası) bulunması, herhangi bir travma durumunda, yumuşak yapının çok daha kötü etkilenmesine yol açması beklenir. Ancak günde birçok kez başımızı yavaş veya aniden çevirdiğimiz, hatta bazen de başımızı bir yere çarptığımız halde neden beynimizde yaralanmalar oluşmuyor? Bu kadar hassas bir yapının korunmasında kafatası çok önemli bir role sahip olsa da beynimizi koruyan ve daha birçok önemli görevi olan, daha özel bir yapı vazifelendirilmiştir. Bu yapı, Beyin Omurilik Sıvısıdır (BOS).

Beyin ve omuriliğin içindeki boşluklarda ve bu yapıları çevreleyen zarlar arasında bulunan sıvıya, Beyin Omurilik Sıvısı adı verilmektedir. BOS, beynimizin travmalardan korunması için beyin dokusu ile kafatası arasında yumuşak bir yastıkçık görevi görerek merkezi sinir sisteminde yer alan yapıların korunmasını sağlar. Bu sayede beynimizin travma ve çarpmalara karşı korunması sağlanır. Bu kadar mükemmel bir amortisör sisteminin sahibi, her şeyi bir hikmete binaen yaratan Halık-ı Hakim’den başkası olabilir mi?

Beynimizi çepeçevre saran bu sıvı, beynimizin içinde yer alan ve “ventrikül” olarak isimlendirilen kısımlarda sürekli üretilmekte, beyin dokusunun etrafını dolaştıktan sonra damarlar aracılığıyla emilmektedir. Bu sayede hem bu sıvının sürekli yenilenmesi, hem de BOS’un beyin dokusu etrafında dolaşması sağlanır.2

Beynimizin Yüzdüğü Sıvı

Beynimizin kendi ağırlığı 1500 gram kadardır.3 BOS ile sıvıların kaldırma kuvveti prensibince beynimizin de bu sıvı içinde yüzmesi sağlanır. Eğer böyle bir mekanizma olmasaydı, beynimizin alt kısımları, beynin ağırlığı altında ezilir ve zarar görürdü.