Deney yapmak onun en sevdiği şeydi. Gelecekte belki de başarılı bir bilim insanı olacaktı kim bilir? Daha çantasını sırtından indirmeden doğru mutfağa, erzak dolabına yöneldi.

Anne: “Hayırdır evladım, bir şey mi arıyorsun? Yardıma ihtiyacın var mı?” diye sordu.

Bulduğu kuru fasulyeleri raftan aldığı çay tabağına aktarırken annesinin sorusuyla Ahmet’in gözlerinde bir sevinç pırıltısı belirdi:

“Pamuk da lâzım mı?”

Ahmet, “Demek ki annem de bu deneyi biliyor. O zaman ufak bir çay tabağında değil de daha büyük bir kapta kuru fasulyelerimi ekerek filizlenmesini gözlemleyebilir, takıldığım yerlerde anneme danışabilirim, böylece fasulyeler ve emeklerim ziyan olup gitmez.” diye düşündü.

Fasulyeleri iki kat pamuk arasına ve ışık alabileceği pencere önüne yerleştirerek can suyunu verdi. Saat başı gelip tohumlarda büyüme emaresi görmeyi beklemeye koyuldu günlerce. Ahmet’in bu heyecanı, anne ve babasını hazır günden gelecek günlere aldı götürdü.

Ahmet’in bundan sonra nasıl gelişip büyüyeceğini, onları nasıl bir sürecin beklediğini araştırmaya koyuldular.

Fiziksel büyüme, cinsiyete ait özelliklerinin geliştiği ve psikososyal olgunlaşmanın gerçekleştiği, çocukluktan erişkin hayata geçiş dönemi olarak kabul edilen Ergenlik Dönemi (Adolesan Dönem), Dünya Sağlık Teşkilatına (WHO) göre 10–19 yaş grubunu kapsar.[1] Ergen nüfusu, dünya nüfusunun beşte birinden fazlasını oluşturur. 15–24 yaş grubu ise “genç” olarak tanımlanır ki “adolesan” ve gençlik dönemlerine ait yaşların kesişmesi sebebiyle 10–24 yaş grubu “genç insanlar”olarak isimlendirilir.[2]

Ergenliğin başlama zamanı konusunda farklı görüşler olmakla beraber genellikle kızlarda 10–12, erkeklerde ise 11–14 yaşları arasında başlar.

Ergenlik Dönemleri

Ergenlik dönemi, toplumlara ve fertlere göre farklılıklar gösterir. Psikososyal gelişim bakımından erken, orta ve geç ergenlik dönemi olmak üzere üç bölüme ayrılır.

10–14 yaşlar arasında görülen Erken Ergenlik döneminde, cinsiyet özellikleri bariz hâle gelmeye başlar. Fiziksel özelliklerle başlayan değişimin oluşturduğu baskıya karşı gencin uyum ve baş etme çabaları bu dönemin en çarpıcı özelliğidir.[3]

Kişiliğin ve cinsel kimliğin geliştiği ve bağımsızlık duygularının öne çıktığı Orta Ergenlik 15–17 yaşlar arasını kapsar.[4]

Geç Ergenlik ise 18–21 yaşlar arasındaki dönemdir. Büyüme ve cinsel gelişimin tamamlanması ile sona erer. Nihayet genç bu dönemin sonunda; soyut düşünme, geleceğe yönelik tercihlerini yapabilme ve uygulayabilme olgunluğuna erişir.[5]

Fizikî Gelişim

Adolesandaki en önemli değişimlerin başında hızlı fizikî büyüme gelir. 11–16 yaşları arasında iki üç yıl kadar süren büyüme hızlanmasına, “büyüme atağı” denir. Boyda hızlı uzama, erkeklerde 14 yaş civarı, kızlarda 12 yaşlarında olur. Ergenlik sürecinde nihaî boy uzunluğunun %25 kadarı kazanılır ve bu, kızlarda ortalama 25 cm, erkeklerde 27 cm’ye tekabül eder.

Vücut ağırlığındaki ortalama artış ise boyun en hızlı uzadığı dönemden yaklaşık altı ay sonraya denk gelir ve 20 kg (7–30kg) civarındadır.[6]

Kalb, akciğerler, karaciğer gibi iç organlar iki kat büyüklük ve hacme; kemik, yağ ve kas kitlesi de erişkin dönemdeki değerlerine büyük ölçüde ulaşırken timus, tonsilla gibi lenf dokularının büyüklüğü ise geriler.

Cinsiyet Özelliklerinin Gelişimi

Erkeklerde cinsiyete bağlı özelliklerin gelişimi, 11,6 yaşında (9,5–13,5 yaşlar) başlar ve ortalama üç yıl kadar sürer. Kızların cinsiyet gelişimi ise ortalama 11,2 yaş (9–13,4 yaş) civarında olur ve ortalama süresi dört yıldır.6 Bu evrenin sonunda gençler neslin devamını sağlayacak fizyolojik olgunluğa erişirler.

Bu dönemin yaş aralığının değişken olması ırk, sosyoekonomik durum, genetik özellikler, beslenme ve kültürel özelliklerin farklılığına bağlıdır ve bütün dünyada ergenliğin başlangıç yaşı düşme eğilimindedir.

Psikosoyal Gelişim

Somut düşünceden soyut düşünceye geçiş, arkadaş ilişkilerinde, sosyal ortamlarda bilimsel konuları değerlendirebilme gibi idrakî kabiliyetler, ergenlik döneminde önemli seviyede gelişir. Kendini değerlendirmede yeni becerilerin kazanıldığı ve kimlik gelişiminin öne çıktığı bir dönem olarak kabul gören zaman diliminde, genç aslında sosyal alandaki genç erişkin rolüne hazırlanmaktadır.

Araştırmalara göre 12 yaş civarında soyut düşünme yeteneği hızla gelişmeye başlar ve kısa sürede somut düşünmenin yerini alır. Kimliğin kazanılması ve oturması ergenlik döneminin en önemli psikososyal yönüdür. Öte yandan gençlerin kendi bedenini ve benliğini belirli bir cinsiyet içinde algılaması, kabullenmesi, tutum ve davranışlarında cinsiyetine uygun biçimde yaşayabilmesi olarak tanımlanan cinsel kimliğimizi, aslında hayatımızın ilk yıllarında kazanmaya başlar ve ergenlik döneminin sonunda kemâle erdiririz.[7]

Bu denli hızlı ve yoğun büyüme ve gelişme, bazı sağlık sorunlarına eğilimi arttırır mı diye akla gelebilir. Adolesan dönemine özgü gençlerin yaşadığı sağlık problemlerinin çoğu önlenebilir özelliktedir. Ekseriyetle spor ve eğitim faaliyetlerinde yaralanmalar, madde bağımlılığı, ahlâkî olmayan davranışlara bağlı yaşanabilecek sorunlar, kötü ve yetersiz beslenme, hareketsiz yaşam, obezite gibi başlıklardan oluşur. Doğumdan itibaren gencin ve toplumun sağlığını korumaya yönelik aşılama programlarında yer alan eksik aşıların tamamlanması da bu dönemde göz ardı edilmemesi gereken önemli bir konudur.

Dipnotlar

[1] Tekgül N, Dirik N, Karademirci E, Bıçakçı B, Öngel K. Ergen Ebeveynlerinin Ergenlik Hakkındaki Bilgi ve Tutumlarının Değerlendirilmesi. Tepecik Eğit Hast Derg, 2012;22(1):59-62.

[2] WHO. Promoting the health of young people in Custody s. 7. www.euro.who.int/document/e81703.pdf

[3] Patton DD, Harris JR. Ergenlik Gelişimi ve Tarama (çev) Mazıcıoğlu MM. Current Aile Hekimliği Tanı ve Tedavi içinde. (çev. ed) Kut A, Tokalak İ, Eminsoy MG. Ankara, Güneş Tıp Kitabevleri. 2007; 129–138.

[4] Susman EJ, Rogol A. Puberty and Psychological Development. Handbook of Adolescent Psychology. (eds) Lerner RM, Steinberg L. 2th ed. Hoboken, New Jersey. John Wiley & Sons, Inc. 2004;15–44.

[5] Çuhadaroğlu F. Ergenlik Döneminde Psikolojik Gelişim Özellikleri. Katkı Pediatri Dergisi (Adolesan Sayısı) 2000;21(6):863–868.

[6] Tekgül BN, Uslu Tek P. Puberte. Adolesan Sağlığı içinde. (ed) Tekgül BN. İzmir, Pratisyen Hekimlik Derneği Yayını. 2005;23–37.

[7] Çuhadaroğlu F, Tüzün Özgüner Z. Cinsel Kimlik Gelişimi ve Bozuklukları, Cinsel Kötüye Kullanma. Katkı Pediatri Dergisi (Adolesan Sayısı) 2000;21(6):877–883.