Kas dokusundan yapılmış, içinde dört küçük odacık bulunan bir organ. Vazifesi, kanı vücuda pompalamak. Görüldüğü gibi kalb bile tek başına hareket etmiyor. Yanına yarenler edinmiş, dört odacıktan oluşmuş. Ne eksik ne fazla. Mütemadiyen ritmik olarak atan, muhteşem bir organ.

Her mahlûkun hayat tarzı farklılık gösteriyor. Kalbin ağırlığı kişiye göre değişir. Nasıl ki her âdemoğlunun kalb ritmi farklıysa, kalbi besleme tarzı da kendine hastır. Yeterince tefekkür edersek, bir kalbin ritminin bozulmasıyla bütün vücudun iflasa doğru gittiğini anlarız.

Kalbin işleyişi de hayatın akışı gibidir. Hayatın içinde özel mekanlarımız mevcuttur. Zaman zaman kimsenin bulmasını istemediğimiz sığınaklarımızda saklanırız.

Acıkan karnımızı doyurmak için bin bir çeşit lezzetli yemekler hazırlıyor, gözümüzü de gönlümüzü de coşturuyoruz. Hatta bu konuda bir külfet hissetmiyoruz.

Peki ya kalb? Kalbin beslenmesine yeterince dikkat ediyor muyuz?

Bizi hayatta aktif tutan bazı alışkanlıklarımız vardır. Bunlar ne kadar güçlü ve sağlamsa dayanak noktamız da sağlamlaşır.

Nasıl ki bir ressam, bir tablo resmedeceği zaman; fırça, boya ve tuvale ihtiyaç duyar, hatlarını belirler ve bir eser ortaya çıkarır.

Nasıl ki bir yazar yazmak için bir fikre ihtiyaç duyar. Gözlem yapar, araştırır, kelimeleri raks ettirerek bir eser ortaya koyar. Her bir sanatçının kendine has bir tarzı vardır.

Her günü bir vesile edinerek kalblerimizi kontrol etmek gerek. “Kalbim temiz!” konforuna düşmemeli! Unutmamalı: “Sözünüzü ister içinizde gizleyin ister açığa vurun, hepsi birdir. Zira Allah gönüllerin künhünü dahi bilir.” (Mülk, 67/13).

Yaratılan her bir mahlukun mânâsı varsa, senin kalbindeki özün sırrı nedir?

Bıkmadan, usanmadan hatırlamak lazım. Kalbleri evirip çeviren Allah’ın kulu olduğumuzu unutmamak gerekir. “Unutursak asıl o zaman manen ölürüz.” diyecek bir hassasiyet taşımalıyız.

 

Ey kalbleri evirip çeviren Latîf Rabbim,

Kalbimizi aydınlat,

Oruç tutan kulunu iftar vaktine ulaştırıp suya doyurduğun gibi

Kalblerimizi besle,

Kalblerimizi karartma,

Bir kar tanesinin toprağı berraklaştırdığı gibi tertemiz eyle bizi.

Amin.