<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>44 &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<atom:link href="https://caglayandergisi.com/sayi/44/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<description>Aylık İlim ve Kültür Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Mar 2025 04:29:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2017/03/16x16Mavi-1.png</url>
	<title>44 &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğduğum Gün İçin</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/dogdugum-gun-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 14:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150870</guid>

					<description><![CDATA[Annem bugün, “Kızım doğduğunda sabahın tam yedisiydi” demiştir yine Eskiden de derdi çünkü. Eskiden de bisiklete binerdim ben Sepeti yoktu bisikletimin, çiçekleri yoktu Ama anneme el sallardım gururla “Nasıl da güzel sürüyorum bak” derdim Şimdi de biniyorum Çocuklarım bana el sallıyor Eskiden de okuyarak anlayabilirdim hayatı; Çocuk yaşımda, gazap üzümlerini okuduğumda içime bir göçün ızdırabı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Annem bugün, “Kızım doğduğunda sabahın tam yedisiydi” demiştir yine<br />
Eskiden de derdi çünkü.</p>
<p>Eskiden de bisiklete binerdim ben<br />
Sepeti yoktu bisikletimin, çiçekleri yoktu<br />
Ama anneme el sallardım gururla<br />
“Nasıl da güzel sürüyorum bak” derdim<br />
Şimdi de biniyorum<br />
Çocuklarım bana el sallıyor</p>
<p>Eskiden de okuyarak anlayabilirdim hayatı;<br />
Çocuk yaşımda, gazap üzümlerini okuduğumda içime bir göçün ızdırabı düşmüştü mesela<br />
Şimdi ise aynı göçün başrolünde<br />
Sayamadığım kadar çok dostum var</p>
<p>Ne kadar eskiyebilir hayat?<br />
Tam ortasındaysak anıların<br />
O zaman her şey aynı<br />
Her şey farklı olsa da<br />
Herkes ölümsüz<br />
Herkes ölümlü olsa da</p>
<p>O yüzden bugün “İyi ki doğmuşum” dediğimde<br />
Aslında “iyi ki ölmüşüm” diyebileceğim bir hayat istediğimdendir&#8230;<br />
Yaş almalar, yaşlanmalar önemsiz<br />
Değil mi ki<br />
Cennet’te aynı yaştayız&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazık</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/yazik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 13:11:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150868</guid>

					<description><![CDATA[Bozuldu düzen, çarkı kırıldı, Her şey alt-üst oldu, cahlara yazık. İşler nâehil ricalde kaldı, Bir kenarda kalmış, şahlara yazık. Mağdurlar nice kapılar çaldı, Karşılık bulmayan ahlara yazık. Kuvve-i kudsiye, mânâ daraldı, Bu halkadan kopan mahlara yazık. Candan arkadaşlık, dostluk azaldı, Alakaya muhtaç ruhlara yazık. Kimi yoldan çıkıp zulmete daldı, Her gün feryat etse, vahlara yazık. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bozuldu düzen, çarkı kırıldı,<br />
Her şey alt-üst oldu, cahlara yazık.</p>
<p>İşler nâehil ricalde kaldı,<br />
Bir kenarda kalmış, şahlara yazık.</p>
<p>Mağdurlar nice kapılar çaldı,<br />
Karşılık bulmayan ahlara yazık.</p>
<p>Kuvve-i kudsiye, mânâ daraldı,<br />
Bu halkadan kopan mahlara yazık.</p>
<p>Candan arkadaşlık, dostluk azaldı,<br />
Alakaya muhtaç ruhlara yazık.</p>
<p>Kimi yoldan çıkıp zulmete daldı,<br />
Her gün feryat etse, vahlara yazık.</p>
<p>Dost emeği, düşmanlıkla karıldı,<br />
Bunca gayrete, cefaya yazık.</p>
<p>Ummadığın, gidip hasma sarıldı,<br />
Kardeşlik, ittifak, vefaya yazık.</p>
<p>Kimileri küsüp, dosttan ayrıldı,<br />
Uhuvvet zevkine, sefaya yazık.</p>
<p>Duygu düşünce, hisler köreldi,<br />
Gönül inceliği, ahfaya yazık.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruh Ordusu</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/ruh-ordusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 13:07:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150866</guid>

					<description><![CDATA[Hem arzda hem semadaki bir ordu Izdırabın ikliminde dualar tüllendiğinde Yeniden Asr-ı Saadet’i düşlüyordu Sevgiden atlaslar dile geldiğinde Ebedi mürekkeple bezenmiş kalemleri Yazdıkları hep ışıklı zamanlardı Şevkin mihverinde dağılan elemleri Ve onları ruhun seyyahları anlardı Fasih lisanlarında “allemehu’l-beyan” Mukabilinde demet demet sürûr Hazan mevsiminde yağsa da giryan Güneşten kandilleri daim pür nur…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hem arzda hem semadaki bir ordu<br />
Izdırabın ikliminde dualar tüllendiğinde<br />
Yeniden Asr-ı Saadet’i düşlüyordu<br />
Sevgiden atlaslar dile geldiğinde</p>
<p>Ebedi mürekkeple bezenmiş kalemleri<br />
Yazdıkları hep ışıklı zamanlardı<br />
Şevkin mihverinde dağılan elemleri<br />
Ve onları ruhun seyyahları anlardı</p>
<p>Fasih lisanlarında “allemehu’l-beyan”<br />
Mukabilinde demet demet sürûr<br />
Hazan mevsiminde yağsa da giryan<br />
Güneşten kandilleri daim pür nur…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Minnet Eylemem</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/minnet-eylemem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 13:05:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150864</guid>

					<description><![CDATA[Sorgu sual etmeden evimize daldılar Suçlayıp ihanetle, hücreye kapattılar Her türlü işkenceyi utanmadan yaptılar Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem Baharda hayallerim çiçekli bir fidandı Bir zalimin elinde baltayla parçalandı Meyve veren ağaçlar cadı avında yandı Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem Nar-ı Nemrut’tan çıktım şimdi kırık döküğüm Vefasızlık, hırs-haset yığınlardan gördüğüm Gurbet [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sorgu sual etmeden evimize daldılar<br />
Suçlayıp ihanetle, hücreye kapattılar<br />
Her türlü işkenceyi utanmadan yaptılar<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Baharda hayallerim çiçekli bir fidandı<br />
Bir zalimin elinde baltayla parçalandı<br />
Meyve veren ağaçlar cadı avında yandı<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Nar-ı Nemrut’tan çıktım şimdi kırık döküğüm<br />
Vefasızlık, hırs-haset yığınlardan gördüğüm<br />
Gurbet elde hüzünlü günlerim düğüm düğüm<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Demişler ya atalar “dostu olmaz düşenin”<br />
Eski dostlar sahibi her biri bir köşenin<br />
Azı dahi kalmadı tebessümün, neşenin<br />
(Kuruntular kezzapla kaynağını neşenin)<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Her köşede bir sırtlan durmuş avını bekler<br />
Saldırır sağa sola gözü dönmüş ifritler<br />
Ve her köşe başında mazlum ah edip inler<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>İsterse genç yaşımda saçlarıma ak düşsün<br />
Bütün dünya bir anda bana sırtını dönsün<br />
Önümdeki vahalar kızgın çöle dönüşsün<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Dökülür davam için kanlı yaşlar gözümden<br />
Makam mansıb uğruna dönmem asla özümden<br />
Razıyım sevdam için korkmuyorum ölümden<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Anadan yardan ayrı gurbet elde kalsam da<br />
Ateşlerde kor gibi gece gündüz yansam da<br />
İmtihan yurdunda binlerce kez sınansam da<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylemem</p>
<p>Nam-ı Celil’i şehbal açsın Yüce Rabbimin<br />
Kur’ân hayat kaynağı olsun gönül evimin<br />
İnsanlık, gemisine binsin Peygamberimin<br />
Allah var, âhiret var, kula minnet eylem</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafesteki Kuş</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/kafesteki-kus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 13:02:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150862</guid>

					<description><![CDATA[Gökyüzünün Bir avludur ederi On adım ileri On adım geri Bulutlara sınır olsa da Kimse hapsedemez Düşüncelerini Teller yırtar Kanatır da bedenini Sökmeye gücü yetmez İçinden ümidini Mescidin İki ranza arası Kıyama kalkarsın Değer bulutlara başın Rükûda Lerzeye gelir yer gök Azametin Titretir demir parmaklıkları Hücrenin soğuk betonları Hasretle bekler alnını Sen varınca secdeye Bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gökyüzünün<br />
Bir avludur ederi<br />
On adım ileri<br />
On adım geri<br />
Bulutlara sınır olsa da<br />
Kimse hapsedemez<br />
Düşüncelerini<br />
Teller yırtar<br />
Kanatır da bedenini<br />
Sökmeye gücü yetmez<br />
İçinden ümidini</p>
<p>Mescidin<br />
İki ranza arası<br />
Kıyama kalkarsın<br />
Değer bulutlara başın<br />
Rükûda<br />
Lerzeye gelir yer gök<br />
Azametin<br />
Titretir demir parmaklıkları<br />
Hücrenin soğuk betonları<br />
Hasretle bekler alnını<br />
Sen varınca secdeye<br />
Bir kapı açılır adeta<br />
Oradan maveraya.</p>
<p>Sen dört duvar arasında<br />
Doldururken mühletini<br />
Korku susturdu dilimizi<br />
Duramadık arkanda<br />
Söyleyemedik hakikati</p>
<p>Ey kafesteki kuş<br />
Bil ki<br />
Sen özgürsün<br />
Bizler ise birer<br />
Mahkûm-u ebedî…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eneyi Kırmak</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/eneyi-kirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150860</guid>

					<description><![CDATA[Anladım ki bu alem eneyi kırmak için, Açılmış bir okulmuş; geç anlamış olsam da. “Hüve”yi soluk soluk daim haykırmak için, Bir gül gibi bu yolda -cana minnet- solsam da. Dümdüz olmak pürüzsüz bir kul olmak Allah’a, Bu ne güzel bir rende, bu ne güzel bir törpü. Ulaşmak tam mücella ayna misal felaha, Sanki bu yol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anladım ki bu alem eneyi kırmak için,<br />
Açılmış bir okulmuş; geç anlamış olsam da.<br />
“Hüve”yi soluk soluk daim haykırmak için,<br />
Bir gül gibi bu yolda -cana minnet- solsam da.</p>
<p>Dümdüz olmak pürüzsüz bir kul olmak Allah’a,<br />
Bu ne güzel bir rende, bu ne güzel bir törpü.<br />
Ulaşmak tam mücella ayna misal felaha,<br />
Sanki bu yol üstünde sırat isimli köprü.</p>
<p>Bir zerre enaniyet kalmayasıya bitmek,<br />
Sağdan soldan, üst alttan bakınca her cihetten,<br />
Takva ehli içinde ta Firdevslere gitmek,<br />
Budur halis kulların nasibi ahiretten.</p>
<p>Kır eneyi ve kurtul ey kalbim; zirveye er,<br />
Kul enesiz olurmuş bunu bugün anladım.<br />
Pürüzsüz bir ufukta açılsın sonsuz seher,<br />
Ve yürü saadete huzurla adım adım…</p>
<p>Kır eneyi Yüce Rab seni böyle seviyor,<br />
Işıl ışıl bir çehre, dolunayca bir cemal.<br />
“Bana gelecek kulum böylece gelsin!” diyor,<br />
“Eneyi kırmak asıl, nefsi yenmektir kemal…”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dönen Olmadı</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/donen-olmadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:55:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150858</guid>

					<description><![CDATA[Dün sabah yalnızdım, yalnız ağladım Hüda’nın dışında gören olmadı Halimi yıllara sordum, ağladım Sevgisiz geriye dönen olmadı Tüm eski resimler geçti önümden Halimi kötüye yoran olmadı Uzakta olsan da tuttun elimden Bizi hiç sevgisiz gören olmadı Bir bardak çay aldım eski demlikten Seninle içtiğim tadı vermedi Zamanlar süzüldü beyaz imbikten Geride korkutan leke kalmadı Gönülden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dün sabah yalnızdım, yalnız ağladım<br />
Hüda’nın dışında gören olmadı<br />
Halimi yıllara sordum, ağladım<br />
Sevgisiz geriye dönen olmadı</p>
<p>Tüm eski resimler geçti önümden<br />
Halimi kötüye yoran olmadı<br />
Uzakta olsan da tuttun elimden<br />
Bizi hiç sevgisiz gören olmadı</p>
<p>Bir bardak çay aldım eski demlikten<br />
Seninle içtiğim tadı vermedi<br />
Zamanlar süzüldü beyaz imbikten<br />
Geride korkutan leke kalmadı</p>
<p>Gönülden gönle giden köprüden<br />
Sevgisiz gelip de geçen olmadı<br />
Mihneti, minneti sordum yeniden<br />
Vefanın dışında kalan olmadı</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devir Bir Garip</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/devir-bir-garip/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150856</guid>

					<description><![CDATA[Ne kışlar ısınır ne yazlar biter Baharın kokusu uzakta tüter Dallardaki kuşlar bir garip öter Yıllar mı mevsimsiz, devir bir garip Hayatın gayesi kazanmak olmuş Köşeler kapılmış, kıyılar dolmuş Emekler kıymetsiz, para pul olmuş Kullar mı kör sessiz, devir bir garip Dost kuyu kazıyor, düşman şaşıyor Zalimin zulmü arşı aşıyor Hırsız aşırdığı evde yaşıyor Ziller [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ne kışlar ısınır ne yazlar biter<br />
Baharın kokusu uzakta tüter<br />
Dallardaki kuşlar bir garip öter<br />
Yıllar mı mevsimsiz, devir bir garip</p>
<p>Hayatın gayesi kazanmak olmuş<br />
Köşeler kapılmış, kıyılar dolmuş<br />
Emekler kıymetsiz, para pul olmuş<br />
Kullar mı kör sessiz, devir bir garip</p>
<p>Dost kuyu kazıyor, düşman şaşıyor<br />
Zalimin zulmü arşı aşıyor<br />
Hırsız aşırdığı evde yaşıyor<br />
Ziller mi düğmesiz, devir bir garip</p>
<p>Evveli ahiri nerden bilelim<br />
Eğriyi doğruyu nasıl bulalım<br />
Hakkı söyleyeni haklı kılalım<br />
Diller mi kemiksiz, devir bir garip</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Harf Öğret Öğretmenim!</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/bir-harf-ogret-ogretmenim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:47:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150854</guid>

					<description><![CDATA[Bir elinde kitabın var, Dilinde hoş hitabın var; Ne de güzel adabın var, Bir harf öğret öğretmenim! İlimdir sadık yoldaşın, Talebeler gönüldaşın; Okumakla pişer aşın, Bir harf öğret öğretmenim! Yanındadır yâren, yârlar; Meskenindir gül diyârlar. Dokunmasın sana hârlar, Bir harf öğret öğretmenim! Vasıfların kemal bulmuş, Gönül nehrin zülal dolmuş; Kametin sanki dâl olmuş, Bir harf [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir elinde kitabın var,<br />
Dilinde hoş hitabın var;<br />
Ne de güzel adabın var,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>İlimdir sadık yoldaşın,<br />
Talebeler gönüldaşın;<br />
Okumakla pişer aşın,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>Yanındadır yâren, yârlar;<br />
Meskenindir gül diyârlar.<br />
Dokunmasın sana hârlar,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>Vasıfların kemal bulmuş,<br />
Gönül nehrin zülal dolmuş;<br />
Kametin sanki dâl olmuş,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>Yalan bilmez senin dilin,<br />
Güven verir sözün, hâlin.<br />
Hep bahardır sanki ilin,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>Seni bulsun talebeler,<br />
Mamur olsun harabeler;<br />
Dile gelsin alfabeler,<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
<p>Bu gün bütün hoş dilekler,<br />
Çepeçevre kelebekler,<br />
Seherde açan çiçekler,<br />
Sana layık öğretmenim;<br />
Bir harf öğret öğretmenim!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aşkın İksiri</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/askin-iksiri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:44:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Kültür - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150852</guid>

					<description><![CDATA[Tulû etsin rüyalarıma sevgi güneşin Bize her yer cennet olurdu Senin gelişin Duyulur her yeni günler bahar neşvesiyle Sinem aşkınla dopdolu olsun sûr sesiyle Hep isterim Senin aşkın için atsın kalbim Bu rüyada hiç bitmesin Sana olan sevgim Senin aşkınla her an nabzımı yokluyorum Seni hayal ettikçe gülleri kokluyorum Keşke sevgini iliklerimde de hissetsem Başımı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tulû etsin rüyalarıma sevgi güneşin<br />
Bize her yer cennet olurdu Senin gelişin</p>
<p>Duyulur her yeni günler bahar neşvesiyle<br />
Sinem aşkınla dopdolu olsun sûr sesiyle</p>
<p>Hep isterim Senin aşkın için atsın kalbim<br />
Bu rüyada hiç bitmesin Sana olan sevgim</p>
<p>Senin aşkınla her an nabzımı yokluyorum<br />
Seni hayal ettikçe gülleri kokluyorum</p>
<p>Keşke sevgini iliklerimde de hissetsem<br />
Başımı bağrına koyup kalbimi titretsem</p>
<p>Kavuşma arzusu ile gemileri yaksam<br />
Her dem kollarımı açıp aşkına vurulsam</p>
<p>Şu gönlümdeki ağyar rüzgârı esip gitsin<br />
Sana olan hicranım yakın zamanda bitsin</p>
<p>Aşk gamzeler çiçekler gibi açsın ruhumda<br />
Her zaman var olsun aşkın iksiri ruhumda</p>
<p>Savrulsun gitsin içimdeki dünya sevgisi<br />
Kemendin olsun boynumda aşkın albenisi</p>
<p>Deryalara yelkenler fora, yek fermanım aşk<br />
Yüceler yücesi Allah’ım, tek dermanım aşk</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Çağ Mahkûmu</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/03/bir-cag-mahkumu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2020 14:09:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=145266</guid>

					<description><![CDATA[Ben zamanın mahkûmuyum; şair olduğum için suçlanırım. Kalemim dik başlı, dilim zehirli bir sarmaşık, dolanır kimilerinin boynuna. Ben zamanın mahkûmuyum; sevdam parmaklıklar arkasında hırçın bir deniz. Göğüm paslı, bulutlarım zifiridir. Uçurtmam tel örgülere takılı, dostlarım kör, sağır kalır ardımda. Ben zamanın mahkûmuyum; zulmün karşısında direnir sözlerim. Tik taklar içinde esirdir saatim; kulaklarım yakarışlara delik, haykırışlarım [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ben zamanın mahkûmuyum;<br />
şair olduğum için suçlanırım.<br />
Kalemim dik başlı,<br />
dilim zehirli bir sarmaşık,<br />
dolanır kimilerinin boynuna.</p>
<p>Ben zamanın mahkûmuyum;<br />
sevdam parmaklıklar arkasında<br />
hırçın bir deniz.<br />
Göğüm paslı, bulutlarım zifiridir.<br />
Uçurtmam tel örgülere takılı,<br />
dostlarım kör, sağır kalır ardımda.</p>
<p>Ben zamanın mahkûmuyum;<br />
zulmün karşısında direnir sözlerim.<br />
Tik taklar içinde esirdir saatim;<br />
kulaklarım yakarışlara delik,<br />
haykırışlarım dermansız kalır bu çağa.</p>
<p>Ben zamanın mahkûmuyum;<br />
hasret zümresinin içinde,<br />
vuslat iline vardır meylim.<br />
Sürmeli kapıları açacak,<br />
anahtar arar durur kalbim.</p>
<p>Ben zamanın mahkûmuyum;<br />
memleketim ise,<br />
dizleri kanayan çocuk gibidir.<br />
Ellerinden tutup,<br />
aydınlık yarınlara çıkarmak,<br />
ot bitmez çorak yerlerde<br />
gül harmanı yetiştirmek isterim.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kilit Taşı</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/03/sumeyra-caglayan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2020 14:07:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel Kültür - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=145264</guid>

					<description><![CDATA[“Soğuk duvarlar, Yontulmuş taşlar; Birbirine bağlar yaşanmış her anı, Kimi zaman bugünü, Çoğu kez eskiyi. Kilit taşı ki bakanı hayran eder.” Çok eski medeniyetlerde usta mimarlar, kadının hayat sahnesinde ne kadar mühim bir varlık olduğunu belirtmek gayesiyle, kilit taşlarını kadın figürlü yaparlarmış. Böylelikle kilit taşının, kendisine yüklenen anlam ve önemini en güzel şekilde yansıtırlarmış. Kilit [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Soğuk duvarlar,<br />
Yontulmuş taşlar;<br />
Birbirine bağlar yaşanmış her anı,<br />
Kimi zaman bugünü,<br />
Çoğu kez eskiyi.<br />
Kilit taşı ki bakanı hayran eder.”<br />
Çok eski medeniyetlerde usta mimarlar, kadının hayat sahnesinde ne kadar mühim bir varlık olduğunu belirtmek gayesiyle, kilit taşlarını kadın figürlü yaparlarmış. Böylelikle kilit taşının, kendisine yüklenen anlam ve önemini en güzel şekilde yansıtırlarmış.<br />
Kilit taşının, diğer bir adı “Aşk taşı” imiş. Yani aşkın simgesi, belki de imzası&#8230; Peki, neden “Aşk taşı” denmiş bu eşsiz güzellikteki taşa? Sebebi gayet basit aslında. Eski çağlarda âşıklar, bu taşların süslediği yollarda el ele gezerlermiş. Güzel kemerlerle bezenmiş olan bu yerler, belki de şehrin kalbinin attığı yerlermiş. Kilit taşının süslediği yollardaki muhteşem sütunlar ince işlemelerle şehre mühür vururken, yerlere döşenmiş mozaikler nefesleri kesermiş.<br />
Yukarıda bazı özelliklerine değindiğimiz kilit taşı, bir yapının en göz alıcı yerinde bulunan ve varlığıyla yanındaki taşları kenetleyip koca bir güzelliği taşıyan bir taş olarak bilinir. O olmazsa görkemli kubbeler, süslü kemerler ve ulu mabetler de olmazdı.<br />
Kilit taşı, yapıya en son yerleştirilen parça ve son dokunuştur. Zaman geçse de eskimeyen, durması gereken yerde sapsağlam duran, hem göz alıcı hem de zariftir. Tıpkı hayatımızda en önemli yerlerde olup bizi taşıyan nadide insanlar gibi. Bunlar bazen anne, baba, kardeş ya da bilge bir arkadaş, belki de çok sevdiğimiz bir öğretmen&#8230;<br />
Bu insanların her biri hayat abidemizin kilit taşı vazifesini görürler. Onların yokluklarıyla buhranlara girerken, bir gülümsemeleriyle kendimizi aydınlıklar içinde buluruz. Kilit taşı olarak gördüğümüz bu insanların bizim için yaptıkları en önemli şey, esasen hayatımızın merkezinde durmalarıdır. Onlar, orada durdukça yolumuza ışık, adımlarımıza güç olurlar; nefesimize nefes katarlar. Ne de güzeldir; böyle insaf sahibi, bilgili ve özverili insanlarla hayatımızın bir yerlerinde karşılaşmış olmak&#8230; Ne büyük nasiptir; aynı havayı teneffüs edip yontulmuş taşları sanat eserlerine dönüştürmek, aynı ufka bakıp hayatın şarkısını birlikte söylemek&#8230;<br />
Özetle, madde ve mana kilit taşında şöyle harmanlanır: Bir taraftan devasa yapıları ayakta tutmak ya da birtakım insanlara varlığıyla dayanak olmak. Bir başka ifadeyle estetik ve güç, soğuk mermer taşına yakışan en güzel figür; fedakâr ve anlayışlı olmak da insanı yücelten en önemli vasıflardır. Belki de insan ve sanat, bu yüzden asla birbirinden ayrılamaz. Bu yönüyle de maddeyi manaya katıp karıştıran eski medeniyetlere hayran olmamak elde değil. İşte bu yüzden insanoğlu hayat tarzını, yaşadığı anı ve sevgisini sanat eserlerine ustaca işlemiş ve büyük bir aşkla sanatlarını icra etmiştir. Dahası her sanatkâr; antik çağ, yakın tarih fark etmeksizin aşkını dağlara, mabetlere, hatta ufacık ziynet eşyalarına kazımış ve değersiz gördüğümüz taşları medeniyetin merdiveni olarak kullanmıştır.<br />
Sonuç olarak, en eski medeniyetlerin can damarı olan kilit taşı, kimi zaman bir kadın, kimi zaman ihtişamlı bir hayvan ya da cazibeli bir çiçektir; kimi zaman da hayatımızın merkezinde yokluklarına dayanamadığımız eşsiz insanlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
