<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Baybars Yıldızlar &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<atom:link href="https://caglayandergisi.com/yazar/baybars-yildizlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<description>Aylık İlim ve Kültür Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 May 2023 17:09:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2017/03/16x16Mavi-1.png</url>
	<title>Baybars Yıldızlar &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yeni Hayat</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2019/09/20/yeni-hayat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 14:17:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=67822</guid>

					<description><![CDATA[Uyandık bir sabah, ellerimizde kelepçe Anladık ki bir imtihan başlamak üzere &#160; Uzandık taş hücrelere, yavaş ve sessizce Bu zulme dayanma, tevekkül ve sabretmekle &#160; Olmuş bir karakuşi, her ceberut mahkeme Kalem çoktan kırılmış, hüküm verilmiş bile &#160; El dahi sallayamadan, evlad u iyale Ayrılık, vücuttan kopan birer ciğerpare &#160; Bıraktık her şeyimizi, ne varsa [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyandık bir sabah, ellerimizde kelepçe</p>
<p>Anladık ki bir imtihan başlamak üzere</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzandık taş hücrelere, yavaş ve sessizce</p>
<p>Bu zulme dayanma, tevekkül ve sabretmekle</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Olmuş bir karakuşi, her ceberut mahkeme</p>
<p>Kalem çoktan kırılmış, hüküm verilmiş bile</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>El dahi sallayamadan, evlad u iyale</p>
<p>Ayrılık, vücuttan kopan birer ciğerpare</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bıraktık her şeyimizi, ne varsa geride</p>
<p>Mal mülke değil tasa; eş, dost ve kardeşlere</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Döndük yönümüzü batıya, yaşlı gözlerle</p>
<p>Turnalar misali biz göçeriz yad ellere</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kalpler yolundan mı döner, cahil çelmelerle</p>
<p>Bilmezler ki düşmüşler bir yalanın peşine</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son kavşaktan, son sürat sırat-ı müstakime</p>
<p>Doğru yolun biletleri ebedi âleme</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tereddüt yok, kader hayata devam dediyse</p>
<p>Asrın kahramanları, asılın küreklere!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Rızayı kazanmak zor, hem ızdırap hem çile</p>
<p>Yerimiz var, milyonların sıcak kalplerinde</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>O’nun nuru zaten dünyanın her zerresinde</p>
<p>Olsan da olmasan da yüzecek bu sefine</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulümlerin acı hatırası eşliğinde</p>
<p>Hem dünya hem ahirette kardeşlerimizle</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni hayat başladı, akşamlar ülkesinde</p>
<p>Saygı, sevgi, dürüstlük insanların hepsinde</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Batının insana olan bu muhabbetiyle</p>
<p>Bir uyum olmalı iman hakikatleriyle</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm kalpler safileşti gelen musibetlerle</p>
<p>Korudu bizi dalmaktan kuru hayallere</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hicretle karşılıklı köprü kurmak üzere</p>
<p>El etek çekmeden kalmalı elek üstünde</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Vazife uzak diyarlarda, O’nun hükmüyle</p>
<p>Erimek lazım semaya açılan ellerde</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yoğun bir günbatımı daha bitmek üzere</p>
<p>Bir sene için, bir saat daha tefekküre</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çağın Münafıkları</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2019/08/01/cagin-munafiklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 22:22:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=67568</guid>

					<description><![CDATA[Allah’ın (celle celâluhu) huzurunda kâfir ve münafıklar günahlarını inkâr edecekleri için, ağızları mühürlenecek ve uzuvları yaptıklarını itiraf edecek: “Bugün mühür vuracağız ağızlarına; elleri Bize söyler, ayakları şahitlik eder, kendi yaptıklarına.” (Yasin, 36/65). Dünyadaki fırsatçılık ortamında icraatlarıyla nifaklarını teşhir edenlerin organları, Hesap Günü’nde yaptıklarını anlatacak. Kalplerinin fesadını amelleriyle gösteren bu nifak ehli, kendilerine bir çıkış kapısı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allah’ın (celle celâluhu) huzurunda kâfir ve münafıklar günahlarını inkâr edecekleri için, ağızları mühürlenecek ve uzuvları yaptıklarını itiraf edecek: “Bugün mühür vuracağız ağızlarına; elleri Bize söyler, ayakları şahitlik eder, kendi yaptıklarına.” (Yasin, 36/65). Dünyadaki fırsatçılık ortamında icraatlarıyla nifaklarını teşhir edenlerin organları, Hesap Günü’nde yaptıklarını anlatacak. Kalplerinin fesadını amelleriyle gösteren bu nifak ehli, kendilerine bir çıkış kapısı bulamayacak.Allah’ın emirlerine karşı gelerek yaptıkları bunca zulüm, o gün onları tamamen çaresiz bırakacak.</p>
<p>Bu süreçte tarifsiz zulümlere, mağduriyetlere, acılara şahit olduk. 500.000 insan (aileleriyle birlikte birkaç milyon) mağdur edildi, hapislerde süründürüldü, hattaişkenceler de edilerek binden fazlasının ölümüne sebep olundu. Firavun âdeti üzere bebek ve çocuklara bile zulmedildi. Basit menfaatler için zalimler alkışlandı. Aile fertleri dahi birbirine düşman edilerek akıl almaz bir fitneye sebep olundu.</p>
<p>İnsanların yıllardır çalışıp didinerek kazandıklarına bir çırpıda el konuldu. Bu gasp edilen mal, mülk, yurt, okul, hastane ve üniversitelerle insanlığa hizmetten başka ne yapılıyordu?</p>
<p>Çoluk çocuk demeden, binlerce insana, vicdansızca hapis cezaları verildi. Bir insanın hapiste yatması, hatta hücre cezası çekmesinin ne kadar ağır bir ceza olduğunu ancak bunu yaşayanlar tam olarak hissedebilir.</p>
<p>İftira, fitne, gasp, hapis ve işkence&#8230; Bütün bu suçları işleyip de hem bu dünyada hem öbür dünyada temize çıkılabilir mi? Hâlbuki ölçü gayet net: “Bir topluluğa karşı, içinizde beslediğiniz kin ve öfke, sizi adaletsizliğe sürüklemesin.” (Maide, 5/8). Hele bu zulümler sonucu ölümlerine sebep olmanın cezası çok açık: “Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedî kalmak üzere gireceği cehennemdir.” (Nisa, 4/93).</p>
<p>Peki, çağın münafıklarının zulümlerine maruz kalanların durumları nedir? Onlar da tarif edilmiş: “Benim rızam için hicret edenlerin, vatanlarından sürülenlerin, Benim yolumda işkenceye, zarara uğrayanların, Benim yolumda savaşanların ve öldürülenlerin, elbette kusurlarını örtecek ve elbette onları Allah tarafından mükâfat olarak içinden ırmaklar akan cennetlere yerleştireceğim. En güzel ödüller Allah’ın yanındadır.” (Âl-i İmrân, 3/195).</p>
<p>Büyük müjdeler Allah’ın emirlerine uyup kendini insanlığa feda edenlere:</p>
<p>“İman edip yararlı işler yapanlar ve Rab’leri tarafından gerçeğin ta kendisi olarak Muhammed’e indirilen vahye iman edenlerin ise günahlarını örtüp hallerini düzeltir.” (Muhammed, 47/2).</p>
<p>Soğuk denizleri aştık da geldik,<br />
Derin nehirleri geçtik de geldik,<br />
Gönülden bu yolu seçtik de geldik,<br />
Selamlar ola bütün gariplere.</p>
<p>Almışız ya kitabı elimize,<br />
Bütün dünya acısa halimize,<br />
Mevla’ya çağıran feryadımıza,<br />
Fedalar ola adak hayatlarda.</p>
<p>Aşkların ikisine de sahibiz,<br />
Makam ve mansıplar hep rakibimiz,<br />
Olmasa da dünyada bir pulumuz,<br />
Müjdeler ola Rabbin huzurunda.</p>
<p>Aldanmasak dünyaya, insan olsak,<br />
Üç beş kırıntıya hiç takılmasak,<br />
İki dünyayı saadetli kılsak,<br />
Sonsuz hayatlar ola O’nun rızasında.</p>
<p>Elde gönülde ne varsa verelim,<br />
Hep birlikte sevaplara erelim,<br />
Derse herkes şehadettir emelim,<br />
Temaşalar ola cennetlerinde.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gurbette Doğdum</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2018/06/01/gurbette-dogdum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 15:13:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=26465</guid>

					<description><![CDATA[Savrulurken benliğim sağa-sola,                                                                                      Bu gelgitli hayat yığılmışken üstüme,                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      Alıştım artık şu “serseri” lakabına.                                                                                            Yetim kalmış maneviyatıma,                                                                                 Yüreğim sızlar benim dostlar!                                                                                             Yüzüm kızarır, utanırım,                                                                                                   Deli divane olur, bir sığınak ararım. Hoyrat ellerde yoğrulan çocukluğum, Suç kokan bu sokaklarda,                                                                                                                                                                                       Bir ses arar, bir nefes ister, Avare geçen yıllarıma. Bir damla, bir çisenti, bir esinti ararım,                                                                                 Bir ömürdür aç olan ruhuma.                                                                                                      Bir bahar gibi kucaklayıp Taht kuranlar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Savrulurken benliğim sağa-sola,                                                                                      Bu gelgitli hayat yığılmışken üstüme,                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      Alıştım artık şu “serseri” lakabına.                                                                                            Yetim kalmış maneviyatıma,                                                                                 Yüreğim sızlar benim dostlar!                                                                                             Yüzüm kızarır, utanırım,                                                                                                   Deli divane olur, bir sığınak ararım.</p>
<p>Hoyrat ellerde yoğrulan çocukluğum,<br />
Suç kokan bu sokaklarda,                                                                                                                                                                                       Bir ses arar, bir nefes ister,<br />
Avare geçen yıllarıma.<br />
Bir damla, bir çisenti, bir esinti ararım,                                                                                 Bir ömürdür aç olan ruhuma.                                                                                                      Bir bahar gibi kucaklayıp<br />
Taht kuranlar varmış gönüllerde,<br />
Vakit mi geç, vuslat mı erken, bilemiyorum.                                                                       Duydum ki onlar çok yakınlarda.</p>
<p>Belalar, musibetler yağsa da,                                                                                                Sağanak sağanak üzerime.                                                                                      Varoşlarda haykırır,<br />
İzbe mekânlarda bağırır,                                                                                          Kendimi yerden yere atar,<br />
İçin için ağlarım,                                                                                                                                                                         El atacak birini beklerim,                                                                                                              Belki ben de o kervana katılırım.</p>
<p>Doğduğum yerde yetim kaldım,                                                                             Göremedim garipleri, bir serap sandım,                                                                         Böyle gelmişim, böyle gitmeyecek,<br />
Elbet bir gün kavuşacağım.                                                                                                                                                                                                    İçim rahat, gönlüm ferah,                                                                                                        Sihirli kelimeleri öğreneceğim.                                                                                              Garip geldim, garip gideceğim,                                                                                               Gurbette doğdum, gurbette öleceğim.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
