<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mehmet Akif Su &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<atom:link href="https://caglayandergisi.com/yazar/mehmet-akif-su/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<description>Aylık İlim ve Kültür Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 Mar 2025 04:15:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2017/03/16x16Mavi-1.png</url>
	<title>Mehmet Akif Su &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bir Gece Şahit Olunanlar</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2023/11/03/bir-gece-sahit-olunanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2023 03:53:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hatıra]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=261325</guid>

					<description><![CDATA[Bir gün onunla aynı evde birlikteydik. Kaldığı oda yan taraftaydı. Birkaç arkadaşımla birlikte onun odasının bitişiğinde bir odada kalıyorduk. Gece yarısı bir ses duydum. Yan odanın kapı sesiydi bu. Kalkıp kaldığımız odanın kapısından dışarı nazar ettim. Baktım o. Paltosunu ve ayakkabılarını giydi.  Sessizce, kimseyi rahatsız etmeden kapıyı açtı ve evden çıktı. Şaşırmıştım. Bu vakitte, yalnız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Bir gün onunla aynı evde birlikteydik. Kaldığı oda yan taraftaydı. Birkaç arkadaşımla birlikte onun odasının bitişiğinde bir odada kalıyorduk. Gece yarısı bir ses duydum. Yan odanın kapı sesiydi bu. Kalkıp kaldığımız odanın kapısından dışarı nazar ettim. Baktım o. Paltosunu ve ayakkabılarını giydi.  Sessizce, kimseyi rahatsız etmeden kapıyı açtı ve evden çıktı. Şaşırmıştım. Bu vakitte, yalnız başına acaba nereye gidiyordu? Benim onu gördüğümü fark etmedi. Ben de ceketimi giydim ve çıktım ardından. Gecenin karanlığında o önde, ben arkasında, yürüyorduk. Muhtemel tehlikelerden onu korumak maksadıyla kendimi gizliyordum.</p>
<p style="font-weight: 400;">Yıldızlı bir geceydi. Yarıma yakındı ay, ama yine de tatlı bir tebessümü vardı yeryüzüne. Apartmanların alacalı gölgeleri, girintili çıkıntılı siluetleri, bu sessizlik içinde insanın içine ayrı bir ürperti salıyordu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiiri geldi aklıma o an. Bir taraftan onu takip ediyordum, bir taraftan da “Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar / Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi / Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum” gibi kopuk kopuk mısralar, zihnimden akıp gidiyordu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-260671" src="https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2023/07/Screenshot-2019-12-01-at-10.42.38-600x178-1-300x89.png" alt="" width="300" height="89" srcset="https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2023/07/Screenshot-2019-12-01-at-10.42.38-600x178-1-300x89.png 300w, https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2023/07/Screenshot-2019-12-01-at-10.42.38-600x178-1.png 600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkisar ve Ümit</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2023/10/01/inkisar-ve-umit/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Oct 2023 12:24:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=260970</guid>

					<description><![CDATA[Sabır ilmeğiyle örülmüş bahar, Seni hangi kahır hazan yok etti? Dedik; umut ile vuslata kaç var? Seni hangi hicran, hizlân yok etti? Çiçekler örmüştük tam yedi renkten, Taşıdık ritmini sonsuz ahenkten, Vazgeçtik dünyevî, uhrevî cenkten, Seni hangi zalim hüsran yok etti? Gökkuşağı misal köprüler kurduk, Malayı kâh ona kâh kalbe vurduk, Yorulduksa diyalogda yorulduk, Seni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabır ilmeğiyle örülmüş bahar,<br />
Seni hangi kahır hazan yok etti?<br />
Dedik; umut ile vuslata kaç var?<br />
Seni hangi hicran, hizlân yok etti?</p>
<p>Çiçekler örmüştük tam yedi renkten,<br />
Taşıdık ritmini sonsuz ahenkten,<br />
Vazgeçtik dünyevî, uhrevî cenkten,<br />
Seni hangi zalim hüsran yok etti?</p>
<p>Gökkuşağı misal köprüler kurduk,<br />
Malayı kâh ona kâh kalbe vurduk,<br />
Yorulduksa diyalogda yorulduk,<br />
Seni hangi nisyan, isyan yok etti?</p>
<p>Güllerini tek tek okşadık, sevdik,<br />
Sümbülüne toprak olunca devdik,<br />
Bazen bir yurt, bazen bir ışık evdik,<br />
Seni hangi Nemrut, Süfyan yok etti?</p>
<p>Bülbüllerin daim öterdi yurtta,<br />
Bir umut var idi kuş ile kurtta,<br />
Buluşurduk dostla ayrı buutta,<br />
Seni hangi Şeddat, Hâmân yok etti?</p>
<p>İnsanlar severdi birbirlerini,<br />
Gösterirdi ibre gönül yerini,<br />
Silmiştik geçmişin zehirlerini,<br />
Seni hangi yılan, çıyan yok etti?</p>
<p>Unutma, biz asla bıkmayız bahar,<br />
Öreriz yeniden aşkla nevbahar,<br />
Onda sonsuz güneş, solmayan nehâr,<br />
Yaradan mü’mine azı çok etti.</p>
<p>Unutma, yılmayız yâren yolunda,<br />
Bu fıtrat işidir âdemoğlunda,<br />
İnançla gün doğar sağ ve solunda,<br />
Mevla bize inan, yazı çok etti.</p>
<p>Unutma, biz O’nun nur işçisiyiz,<br />
Feth-i mübîndendir buna da remiz,<br />
Bu dava yolunda tek Sevgilimiz,<br />
Sonsuz bahar için güzü yok etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akademi</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2023/02/01/akademi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2023 19:58:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=256737</guid>

					<description><![CDATA[Bir zamanlar var idi Çamlıca Tepesi’nde, Akademi isminde bir ışık, nur yuvası. Gökten tayflar taşırdı sesinde, nefesinde, Mescitler duayeni, zaviyelerin hası. Çok da büyük değildi, mütevazı bir yerdi, Minaresi de yoktu, çağrısı derinlerde. Gösteriş değil idi asla meramı, derdi, Alçak gönüllülükten vardı yüzünde perde. Bir melekler otağı, bir umut yurdu idi, Âşıklar yetiştiren, âdeta döl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar var idi Çamlıca Tepesi’nde,<br />
Akademi isminde bir ışık, nur yuvası.<br />
Gökten tayflar taşırdı sesinde, nefesinde,<br />
Mescitler duayeni, zaviyelerin hası.</p>
<p>Çok da büyük değildi, mütevazı bir yerdi,<br />
Minaresi de yoktu, çağrısı derinlerde.<br />
Gösteriş değil idi asla meramı, derdi,<br />
Alçak gönüllülükten vardı yüzünde perde.</p>
<p>Bir melekler otağı, bir umut yurdu idi,<br />
Âşıklar yetiştiren, âdeta döl yatağı.<br />
Bir avuç inanmışı manevî ordu idi,<br />
Bastıkları her bir yer, olurdu cennet bağı.</p>
<p>Bir gizli ufuktu o, ötelerden sarkmış dal,<br />
Daim meyve verirdi her ağaçtan çeşnisi.<br />
Meyveleri sunardı maveradan kevser, bal,<br />
Silerdi gönüllerden böylece pusu, sisi.</p>
<p>Onun tam üst ufkunda, bir metruk ev var idi,<br />
Bir zamanlar orada kalmış Bediüzzaman.<br />
Bilirsiniz tek derdi tek neşr-i envâr idi,<br />
Yüreğinde bu yüzden sanki inlerdi keman.</p>
<p>Bir gün o ufuk yerden bir taş almış büyük zat,<br />
Ve aşağı fırlatmış, burdan başlasın, demiş.<br />
İşte taşın düştüğü yere, çıkılmış dört kat,<br />
Akademi binası, ufku ebedî geniş.</p>
<p>Şimdi onun yerinde bilmiyorum ne vardır,<br />
Sen de Mescid-i Dırâr, ben diyeyim bir misli.<br />
Zulmet gelir yerine giderse elbet envar,<br />
Ah hüzünlü Çamlıca’m bilirim puslu, sisli.</p>
<p>Ama üzülmesin o, bu devran döner bir gün,<br />
O Yusuf çehreliler gelir bir gün elbette.<br />
Zalam zalam karanlık o gün edilir sürgün,<br />
Çamlıcalar şenlenir bu ışıklı avdette.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gece Yürüyüşü</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2022/08/01/gece-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2022 10:24:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=220887</guid>

					<description><![CDATA[Çıkıversem bir gece adım adım yürüyüp Sonsuzluk denen yola aşk kanadını açıp Bütün benliğimi de ardım sıra sürüyüp Allah’a koşar gibi, fâni dünyadan kaçıp&#8230; Çıkıversem korkusuz, tıpkı cihangir gibi, Ama Hak karşısında iki büklüm dilenci. Yağarken gökyüzünden yağmur, dolu, kar, tipi, Yürüsem bitene dek ruhun, kalbin direnci. Biliyorum, günahkâr bir yüzüm var aslında, Hangi çeşmede [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çıkıversem bir gece adım adım yürüyüp<br />
Sonsuzluk denen yola aşk kanadını açıp<br />
Bütün benliğimi de ardım sıra sürüyüp<br />
Allah’a koşar gibi, fâni dünyadan kaçıp&#8230;</p>
<p>Çıkıversem korkusuz, tıpkı cihangir gibi,<br />
Ama Hak karşısında iki büklüm dilenci.<br />
Yağarken gökyüzünden yağmur, dolu, kar, tipi,<br />
Yürüsem bitene dek ruhun, kalbin direnci.</p>
<p>Biliyorum, günahkâr bir yüzüm var aslında,<br />
Hangi çeşmede yusam acaba bu çehreyi.<br />
Kirlendim, yosunlandım fâni dünya faslında,<br />
Bilemedim çarşıda beğeneyim ben neyi.</p>
<p>Gece çıkıversem ben bir tevbe tepesine,<br />
Açsam ellerimi ve dua dua yalvarsam.<br />
Ses verse rahmetiyle Allah kalbin sesine,<br />
Beraat diploması elimde O’na varsam.</p>
<p>Allah&#8217;ım, Resûlü’nün izinde yürüyerek,<br />
Bir gece yolculuğu yaptır kuluna artık.<br />
Her nefeste “Ya Allah, Rahman, Rahîm” diyerek,<br />
Kavuşmak Sevgili’ye ne büyük bahtiyarlık!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Meydan</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2022/08/01/bu-meydan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Aug 2022 10:00:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=220968</guid>

					<description><![CDATA[Bu meydan er gibi yaşamayı ve Er gibi gitmeyi ister bu meydan! Kader bu ya olur hayat bazen de Zincir ve pranga, esaret, zindan&#8230; Bakarsın deryalar aşman gerekli, Tutar seni zalim çelik yelekli, Olsan bile yiğit, güçlü bilekli, Anlarsın kaderden gelmiş bu ferman. Ama çocuklar var, yaşlı, hasta var, Koridorlar kara, kabirden de dar, Sıra [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu meydan er gibi yaşamayı ve<br />
Er gibi gitmeyi ister bu meydan!<br />
Kader bu ya olur hayat bazen de<br />
Zincir ve pranga, esaret, zindan&#8230;</p>
<p>Bakarsın deryalar aşman gerekli,<br />
Tutar seni zalim çelik yelekli,<br />
Olsan bile yiğit, güçlü bilekli,<br />
Anlarsın kaderden gelmiş bu ferman.</p>
<p>Ama çocuklar var, yaşlı, hasta var,<br />
Koridorlar kara, kabirden de dar,<br />
Sıra sıra olmuş zalım koğuşlar,<br />
Öfkeli bakışlı her bir gardiyan.</p>
<p>Hücreler müebbet bir tabut gibi,<br />
Sanki ötelerle bir hudut gibi,<br />
Gözlerde buğular bir bulut gibi,<br />
Elhasıl secdede dertlere derman.</p>
<p>Evet, değişiyor meydan çehresi,<br />
Oruçlar perşembe ve pazartesi,<br />
Yükselir dört yönden tesbihat sesi,<br />
Hak ile beraber olmak bu her an.</p>
<p>Hayat devam eder, tebliğ ve irşat,<br />
Kimi tefsir yazar, kimileri hat,<br />
Ama hepsinde de var ilahî tat,<br />
Bir sekine iner sanki semadan.</p>
<p>Hak için çekilen her şey sonsuzdur,<br />
Polat yürek dimdik, tam korkusuzdur,<br />
Bu yolda olmaya zaten susuzdur,<br />
Ucunda var ise vuslat-ı Rahman.</p>
<p>Bu meydan öyle farklı bir meydan,<br />
Bazen gökyüzüne yükselir insan,<br />
Bazen de bir ömür olur bu cihan;<br />
Yusuf’a bir zindan, Yakub’a Kenan.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söyler</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2022/07/01/soyler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 11:47:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=220796</guid>

					<description><![CDATA[Bir ilim ki arifândır, arif onu nihan söyler, Aslen diyen o değildir, melekûtî lisan söyler. Durur sanki bir dağ gibi, odur asrın tek hatibi, Aslen onun sözlerini sınırsız bir seyran söyler. Sen görürsün gözü yaşlı, akar durur bir su gibi, Sesindeki her nağmeyi ona gelen ferman söyler. İçten midir, dıştan mıdır, sonda mıdır, başta mıdır, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ilim ki arifândır, arif onu nihan söyler,<br />
Aslen diyen o değildir, melekûtî lisan söyler.</p>
<p>Durur sanki bir dağ gibi, odur asrın tek hatibi,<br />
Aslen onun sözlerini sınırsız bir seyran söyler.</p>
<p>Sen görürsün gözü yaşlı, akar durur bir su gibi,<br />
Sesindeki her nağmeyi ona gelen ferman söyler.</p>
<p>İçten midir, dıştan mıdır, sonda mıdır, başta mıdır,<br />
Onu duyan mestâneler serdengeçti hayran söyler.</p>
<p>Bazıları tek söz eder, nefsine de kaş göz eder,<br />
Ama merdin ihlasını hâl imzalı destan söyler.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-220797" src="http://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2022/07/Devami-696x174-1-300x75-1.png" alt="" width="300" height="75" /></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eyle</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2022/05/01/eyle/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 17:21:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=220173</guid>

					<description><![CDATA[Gözlerine şafak düşmüş sevgili, Beni de şafağın bir kulu eyle. Görünsün kalbime sonsuzluk eli, Beni de zirvenin bir yolu eyle. Bu gündüz ebedin bir yansıması, Silecek ruhlardan onulmaz yası, Doldur ey cananım ışıkla tası, İçir yüreğime dopdolu eyle. Bu gidiş anladım ta Hakk’a kadar, Yolcular adını içerir kader, Etme de garibi yollarda heder, Eyle de [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerine şafak düşmüş sevgili,<br />
Beni de şafağın bir kulu eyle.<br />
Görünsün kalbime sonsuzluk eli,<br />
Beni de zirvenin bir yolu eyle.</p>
<p>Bu gündüz ebedin bir yansıması,<br />
Silecek ruhlardan onulmaz yası,<br />
Doldur ey cananım ışıkla tası,<br />
İçir yüreğime dopdolu eyle.</p>
<p>Bu gidiş anladım ta Hakk’a kadar,<br />
Yolcular adını içerir kader,<br />
Etme de garibi yollarda heder,<br />
Eyle de menzilin bir çulu eyle.</p>
<p>İstemem nam şöhret, tac u taht, aman,<br />
Gövde gösterisi yokluktur yaman,<br />
Şahs-ı maneviyse eğer bir aslan,<br />
Beni ya tırnağı ya kolu eyle.</p>
<p>Eğer ki bir bahar ise gelecek,<br />
Eğer dünya ise yüzü gülecek,<br />
Gerekirse bu yollarda ölecek,<br />
Beni de harcanan bir pulu eyle.</p>
<p>Eğer bu yangınsa bir aşk yangını,<br />
Saracaksa alevleri cihanı,<br />
Kor kor yakacaksa cananı canı,<br />
Eyle de garibi bir külü eyle.</p>
<p>Bağ ise bostansa yeşerecek yer,<br />
Bana da zerrecik bir mekân göster<br />
İstersen toprağa gübre diye ser,<br />
Ya da bağın garip bir gülü eyle.</p>
<p>Eğer ki mecnunlar Leyla diyorsa,<br />
Ardından topyekûn Mevla diyorsa,<br />
Her biri sevdayla yol gidiyorsa,<br />
Beni ayak değen bir çölü eyle.</p>
<p>Saidler enede ölü gerektir,<br />
Hayatı “sonsuza böl”ü gerektir,<br />
Sıfırın yaşanmış dili gerektir,<br />
Beni de sen böyle bir ölü eyle.</p>
<p>Eğer bir destansa bu yaşananlar,<br />
Hitâm-ı misk ise altın zamanlar,<br />
Koy bir cümleciğe, anlayan anlar,<br />
Ya noktası ya da virgülü eyle.</p>
<p>Gözlerine şafak düşmüş sevgili,<br />
Beni de şafağın bir kulu eyle.<br />
Görünsün kalbime sonsuzluk ili,<br />
Beni de zirvenin bir yolu eyle.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atı Yâre Sür</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2022/04/01/ati-yare-sur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2022 21:28:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=219967</guid>

					<description><![CDATA[Al beni terkine, al ey kahraman, Gidelim, mahmuzla atı, yâre sür. Zamanın rüzgârı esse de yaman, Gidelim son hızla, atı yâre sür. Buralar yaşanmaz bir iklim oldu, Saçlar beyazladı, gözlerim doldu, Yüzüm ayrılıktan gül gibi soldu, Gönülden niyazla atı yâre sür. Dudağım kurudu bak susuzluktan, Gözlerim fersizdir uykusuzluktan, Gönlümde bamteli vurgulu destan, Davudî avazla atı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Al beni terkine, al ey kahraman,<br />
Gidelim, mahmuzla atı, yâre sür.<br />
Zamanın rüzgârı esse de yaman,<br />
Gidelim son hızla, atı yâre sür.</p>
<p>Buralar yaşanmaz bir iklim oldu,<br />
Saçlar beyazladı, gözlerim doldu,<br />
Yüzüm ayrılıktan gül gibi soldu,<br />
Gönülden niyazla atı yâre sür.</p>
<p>Dudağım kurudu bak susuzluktan,<br />
Gözlerim fersizdir uykusuzluktan,<br />
Gönlümde bamteli vurgulu destan,<br />
Davudî avazla atı yâre sür.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zindanda Yakarış</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2021/08/01/zindanda-yakaris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Aug 2021 07:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=179637</guid>

					<description><![CDATA[İçimde bir duvar, dışımda duvar, Dilimde tekbir var ta ötelerden. Mademki kalbimde sonsuz güzel Yâr, Duvarlar, zindanlar muştu seherden. Çekilmesin varsın sarsın çevremi, Suçum ne, Allah’ı anlatmak mı suç? Deşmeyin gönülde asıl yaremi, Zindanlar ateşten daha mı korkunç? Bu yolda ölsek, ah ne güzel zirve! Varsın boğsun parmaklıklar, o teller. Bu kutsî ufukta ızdırap da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İçimde bir duvar, dışımda duvar,<br />
Dilimde tekbir var ta ötelerden.<br />
Mademki kalbimde sonsuz güzel Yâr,<br />
Duvarlar, zindanlar muştu seherden.</p>
<p>Çekilmesin varsın sarsın çevremi,<br />
Suçum ne, Allah’ı anlatmak mı suç?<br />
Deşmeyin gönülde asıl yaremi,<br />
Zindanlar ateşten daha mı korkunç?</p>
<p>Bu yolda ölsek, ah ne güzel zirve!<br />
Varsın boğsun parmaklıklar, o teller.<br />
Bu kutsî ufukta ızdırap da ne?<br />
Değmez mi acıya ebedî eller!</p>
<p>Varsın karanlıklar abansın ruha,<br />
Dilimde tekbirler, esmalar uçsun.<br />
Acı çeke çeke varıp Allah’a,<br />
Ey kalbim, kendini Yaradan’a sun!</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey Nebi!</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2021/05/01/ey-nebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 12:48:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=178239</guid>

					<description><![CDATA[Yaralı yüreğim, tabibi Sensin. Şifa ver, gül elin değsin kalbime. Aç kaldı sevgiye, habibi Sensin, Beni de ulaştır Yüce Rabbime. Bu yerler girdaplı, vakumlu, çukur, Bende hâl kalmadı, ey Nebi, imdat! İçimde kalmadı bir zerre huzur, Benim tek merhemim sonsuz şefaat. Lime lime oldum, yetiş ey Nebi! Yollarda dağıldım, oldum toz duman. Tut elimden İki [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yaralı yüreğim, tabibi Sensin.<br />
Şifa ver, gül elin değsin kalbime.<br />
Aç kaldı sevgiye, habibi Sensin,<br />
Beni de ulaştır Yüce Rabbime.</p>
<p>Bu yerler girdaplı, vakumlu, çukur,<br />
Bende hâl kalmadı, ey Nebi, imdat!<br />
İçimde kalmadı bir zerre huzur,<br />
Benim tek merhemim sonsuz şefaat.</p>
<p>Lime lime oldum, yetiş ey Nebi!<br />
Yollarda dağıldım, oldum toz duman.<br />
Tut elimden İki Cihan Serveri,<br />
Bana cadde olsun sonsuz asuman.</p>
<p>Rıza illerine erdir beni Sen,<br />
Geçtiğin yollardan götür Allah’a.<br />
Kalkayım yol için seherden erken,<br />
Ereyim gün sonu sonsuz felaha</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgiliden Mektup Var</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/12/01/sevgiliden-mektup-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 08:29:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150964</guid>

					<description><![CDATA[Hasretini çektiğim, Senden haber bekledim, Çöle yağmur nasılsa, geceye nasıl fecir! Parmaklıklar ardında günü güne ekledim, Hicranım kollarımda, küflü, paslı bir zincir. Uçan kuşlara sordum, akan sulara sordum, Bu yürek tesellimi çevirdim buluşmaya. Saatimi zamanın vuslat vaktine kurdum, Bir çıra gibi aşkla yanında tutuşmaya… Bu şehirler, Sevgili, Senden uzağa düşmüş, Onların şarkısından medet umamam asla. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hasretini çektiğim, Senden haber bekledim,<br />
Çöle yağmur nasılsa, geceye nasıl fecir!<br />
Parmaklıklar ardında günü güne ekledim,<br />
Hicranım kollarımda, küflü, paslı bir zincir.</p>
<p>Uçan kuşlara sordum, akan sulara sordum,<br />
Bu yürek tesellimi çevirdim buluşmaya.<br />
Saatimi zamanın vuslat vaktine kurdum,<br />
Bir çıra gibi aşkla yanında tutuşmaya…</p>
<p>Bu şehirler, Sevgili, Senden uzağa düşmüş,<br />
Onların şarkısından medet umamam asla.<br />
Boğmuş sülün boynunu, insanlığın her cümbüş,<br />
İçiyorlar zehirli şerbeti altın tasla…</p>
<p>Ey Yârim! Senden haber anladım ki özdedir,<br />
Yaslı dudaklarıma kevser sunan o haber.<br />
Aşkın sönmez ateşi, yürekteki közdedir,<br />
O ateş, o su ile beslenmiş bütün devler…</p>
<p>Ben de ona eğildim, gördüm orada derya,<br />
Bu bir sır okyanusu sevdanın gürleştiği.<br />
Ulaştım o deryadan sınırsız maveraya,<br />
Ulaştığım bir köktü, dalların birleştiği.</p>
<p>Söktü sanki bir şafak, kurtuldum tutkulardan,<br />
Sarıldım gökkuşağı misali yedi boyut.<br />
Uyandım bir inciyle çıkar gibi sulardan.<br />
Avucumda dür/ülü mektupta bütün umut…</p>
<p>Not: dür: inci; ülü: armağan.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eneyi Kırmak</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2020/11/22/eneyi-kirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2020 12:58:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir - Yazı Platformu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://34.207.235.27/?p=150860</guid>

					<description><![CDATA[Anladım ki bu alem eneyi kırmak için, Açılmış bir okulmuş; geç anlamış olsam da. “Hüve”yi soluk soluk daim haykırmak için, Bir gül gibi bu yolda -cana minnet- solsam da. Dümdüz olmak pürüzsüz bir kul olmak Allah’a, Bu ne güzel bir rende, bu ne güzel bir törpü. Ulaşmak tam mücella ayna misal felaha, Sanki bu yol [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anladım ki bu alem eneyi kırmak için,<br />
Açılmış bir okulmuş; geç anlamış olsam da.<br />
“Hüve”yi soluk soluk daim haykırmak için,<br />
Bir gül gibi bu yolda -cana minnet- solsam da.</p>
<p>Dümdüz olmak pürüzsüz bir kul olmak Allah’a,<br />
Bu ne güzel bir rende, bu ne güzel bir törpü.<br />
Ulaşmak tam mücella ayna misal felaha,<br />
Sanki bu yol üstünde sırat isimli köprü.</p>
<p>Bir zerre enaniyet kalmayasıya bitmek,<br />
Sağdan soldan, üst alttan bakınca her cihetten,<br />
Takva ehli içinde ta Firdevslere gitmek,<br />
Budur halis kulların nasibi ahiretten.</p>
<p>Kır eneyi ve kurtul ey kalbim; zirveye er,<br />
Kul enesiz olurmuş bunu bugün anladım.<br />
Pürüzsüz bir ufukta açılsın sonsuz seher,<br />
Ve yürü saadete huzurla adım adım…</p>
<p>Kır eneyi Yüce Rab seni böyle seviyor,<br />
Işıl ışıl bir çehre, dolunayca bir cemal.<br />
“Bana gelecek kulum böylece gelsin!” diyor,<br />
“Eneyi kırmak asıl, nefsi yenmektir kemal…”</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
