<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuba Toprak &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<atom:link href="https://caglayandergisi.com/yazar/tuba-toprak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<description>Aylık İlim ve Kültür Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 01 Mar 2026 15:04:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://caglayandergisi.com/wp-content/uploads/2017/03/16x16Mavi-1.png</url>
	<title>Tuba Toprak &#8211; Çağlayan Dergisi</title>
	<link>https://caglayandergisi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Vuslat Hatrına</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2026/03/01/vuslat-hatrina/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 15:04:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=318307</guid>

					<description><![CDATA[Tükenmez baharı hiçe sığdırdık Çileyi bal ettik bir gül hatrına Gözden kan akardı içe yağdırdık Dilleri lâl ettik gönül hatrına Yurt yuvalar dardı gaybubet gördük Yüreği nâr ettik Settar hatrına Korku candan sardı gurbet ördük Duayı yâr ettik Gaffar hatrına Zulümler kabardı canlı gömüldük Kodesler nur ettik Yusuf hatrına Gül yüzler sarardı revirde söndük Nefesler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tükenmez baharı hiçe sığdırdık<br />
Çileyi bal ettik bir gül hatrına<br />
Gözden kan akardı içe yağdırdık<br />
Dilleri lâl ettik gönül hatrına</p>
<p>Yurt yuvalar dardı gaybubet gördük<br />
Yüreği nâr ettik Settar hatrına<br />
Korku candan sardı gurbet ördük<br />
Duayı yâr ettik Gaffar hatrına</p>
<p>Zulümler kabardı canlı gömüldük<br />
Kodesler nur ettik Yusuf hatrına<br />
Gül yüzler sarardı revirde söndük<br />
Nefesler sur ettik lütuf hatrına</p>
<p>Yalan seli vurdu bin sala duyduk<br />
Tartı firar etti zalim hatrına<br />
Na&#8217;ahlak kudurdu gözle soyulduk<br />
İblis nazar etti talim hatrına</p>
<p>Yaş yirmi dolmadı müebbet olduk<br />
Ne libaslar ördük vatan hatrına<br />
Kimse hesap sormadı köprüde solduk<br />
Ne paspaslar gördük basan hatrına</p>
<p>Gök merdiven açtı gülerek seçtik<br />
Ciğerler söküldü nefret hatrına<br />
Meriç güven saçtı ölerek geçtik<br />
Yuvalar yıkıldı hicret hatrına</p>
<p>Heybemde nevbahar güneş bitmedi<br />
Çiçekler kuruttuk hasat hatrına<br />
Sinemde ah yâr ah ateş gitmedi<br />
Saçları ağarttık vuslat hatrına</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Âh u Zâr Düştü</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2025/09/01/ah-u-zar-dustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 04:13:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=317772</guid>

					<description><![CDATA[Gülün yaprağında bir derin yırtık Kapanır mı söyle har düştü bugün Aşina sancılar depreşir artık Umudun dağına kar düştü bugün Köz kondu yarama bir dost eliyle Ferman çıktı başa yalan diliyle Temmuz ayazında facir yeliyle Doğduğum topraklar dar düştü bugün Işıkları söndü aklın bir anda Döküldü kaldı yâr da yâran da Yabancı değildi sırttan vuran [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gülün yaprağında bir derin yırtık<br />
Kapanır mı söyle har düştü bugün<br />
Aşina sancılar depreşir artık<br />
Umudun dağına kar düştü bugün</p>
<p>Köz kondu yarama bir dost eliyle<br />
Ferman çıktı başa yalan diliyle<br />
Temmuz ayazında facir yeliyle<br />
Doğduğum topraklar dar düştü bugün</p>
<p>Işıkları söndü aklın bir anda<br />
Döküldü kaldı yâr da yâran da<br />
Yabancı değildi sırttan vuran da<br />
Ülkemin alnında ar düştü bugün</p>
<p>Bileklerde halka yüreklerde haz<br />
Yusuflarda yok gam dillerde niyaz<br />
Sustu tüm insanlık vicdanlar ayaz<br />
Kör ruhlara sonsuz nâr düştü bugün</p>
<p>Bir avuç gökyüzü bana sunulan<br />
Zeytin çekirdeği zikre konulan<br />
Ölüsüz salâlar her gün duyulan<br />
İffetsiz yüzlere kâr düştü bugün</p>
<p>Toprak dile gelse neler söylerdi<br />
Masum yüreklerde derman eylerdi<br />
Dile mühür vuran kepli beylerdi<br />
Süt kokulu âh u zâr düştü bugün</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bin Hayâ Ettim</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2025/06/01/bin-haya-ettim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 13:30:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=317473</guid>

					<description><![CDATA[Bir aşkına baktım bir de kendime Sığmadım içine bin hayâ ettim Çok perde çekmişim süslü fendime Bulandım kirine bin hayâ ettim Çöllere atıp da yan deme n&#8217;olur Kendimi kendimden süzsem kaybolur Sola tövbe etsem sağda kaydolur Dolandım virdine bin hayâ ettim Avuçları öper titrek dualar Gün yüzü görmemiş leylde şualar En mahrem sevinçte sır beddualar [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir aşkına baktım bir de kendime<br />
Sığmadım içine bin hayâ ettim<br />
Çok perde çekmişim süslü fendime<br />
Bulandım kirine bin hayâ ettim</p>
<p>Çöllere atıp da yan deme n&#8217;olur<br />
Kendimi kendimden süzsem kaybolur<br />
Sola tövbe etsem sağda kaydolur<br />
Dolandım virdine bin hayâ ettim</p>
<p>Avuçları öper titrek dualar<br />
Gün yüzü görmemiş leylde şualar<br />
En mahrem sevinçte sır beddualar<br />
Ulandım ipine bin hayâ ettim</p>
<p>Okuyamam seni kâinat yetmez<br />
Savm etsem aç susuz bir menzil etmez<br />
Bin aylık müjdene bu can meyletmez<br />
Sızlandım emrine bin hayâ ettim</p>
<p>Haşr denen bu yolda sen tek durağım<br />
Gufran sürmesiyle gözde çerağım<br />
Şu köhne dünyada y&#8217;âdın burağım<br />
Uzandım sidrine bin hayâ ettim</p>
<p>Lisanlar çaresiz ebcedi yokken<br />
Kameri yay ettin müjdeli okken<br />
Yârlığım olmanda katbekat çokken<br />
Uyandım ilmine bin hayâ ettim</p>
<p>Tuba-yı cennette olayım bir dal<br />
Küllerdan canlanan o kuşa emsâl<br />
Adı Reyyan olan bâb&#8217;a bir misal<br />
Kuşandım ecrine bin hayâ ettim</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey Gül-i Rânâ</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2024/06/01/ey-gul-i-rana/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jun 2024 04:55:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=302530</guid>

					<description><![CDATA[Aşkını anlatmak ne zor sevgili Bir “kardeş” demene tav oldum gitti Elifti evvelden, nun ettim dili Eğilip rükûda vav oldum gitti Söz kifayet etmez, hep lâl kesilir Cennetâsâ yüze vay oldum gitti Mim eyledim başı, kıldan kesilir Gülgûn demlerine say oldum gitti Sol elin dünyada, sağı kalbinde Ol hüsn-i an mıdır, nâr oldum gitti Veyl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşkını anlatmak ne zor sevgili<br />
Bir “kardeş” demene tav oldum gitti<br />
Elifti evvelden, nun ettim dili<br />
Eğilip rükûda vav oldum gitti</p>
<p>Söz kifayet etmez, hep lâl kesilir<br />
Cennetâsâ yüze vay oldum gitti<br />
Mim eyledim başı, kıldan kesilir<br />
Gülgûn demlerine say oldum gitti</p>
<p>Sol elin dünyada, sağı kalbinde<br />
Ol hüsn-i an mıdır, nâr oldum gitti<br />
Veyl olsun gazelim tutuk indinde<br />
Meryem misal Adn’da yâr oldum gitti</p>
<p>Ne cüzlere sığdın ne sayfalara<br />
Ebcedinde soldum, kül oldum gitti<br />
Şimdi her yer Uhud, ar hayfalara<br />
Öl dese âşıkan, zül oldum gitti</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süreyya’ya Mektuplar</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2024/03/01/sureyyaya-mektuplar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2024 22:26:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=300947</guid>

					<description><![CDATA[Başka dil konuşmazdım vuslatın dili olsaydı Susmazdım seher bülbülleri gibi Sen yılkı kısraklarını bilir misin Süreyya? Onlar sadece koşmayı bilir Yeleleri alevden al kısraklar şimdi umutlarım Koptu elimde gözyaşı taşından tesbihlerim Saçıldı her bir tanesi Vuslatı yasak ülkelere Çakıl taşları düşlerim Bir bir topluyorum eteklerime Sonra atıyorum denizlere sektire sektire Birkaç tane kaldı avucumda Süreyya [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başka dil konuşmazdım vuslatın dili olsaydı<br />
Susmazdım seher bülbülleri gibi<br />
Sen yılkı kısraklarını bilir misin Süreyya?<br />
Onlar sadece koşmayı bilir<br />
Yeleleri alevden al kısraklar şimdi umutlarım<br />
Koptu elimde gözyaşı taşından tesbihlerim<br />
Saçıldı her bir tanesi<br />
Vuslatı yasak ülkelere<br />
Çakıl taşları düşlerim<br />
Bir bir topluyorum eteklerime<br />
Sonra atıyorum denizlere sektire sektire<br />
Birkaç tane kaldı avucumda Süreyya<br />
Kıyamadım onlara<br />
Öyle sıktım ki kanattı avuçlarımı<br />
Avuçlar yine göğe kanatlandı<br />
“Kün” emrine âmâde Süreyya.</p>
<p>Sırtımda heybem yırtık yamalı<br />
Senle yoğrulmuş azıklarım sığmaz, akar<br />
Yazık ettik onca bahara Süreyya<br />
Sarı güzlerle bekliyorum şimdi seni<br />
Düşen her yaprak bir takvim sayfası<br />
Göğün laciverti neye gebe bilir misin?<br />
Doğacak gün ne renk söyler misin?<br />
Senle doğan günün rengi olmaz Süreyya<br />
Sen hep şiir renginde doğarsın<br />
Gönlümün fecir vaktinde<br />
Dört mevsim yağmurum olur, yağarsın<br />
Şiir renkli bulutlardan<br />
Bazen çisil çisil ruha şifa<br />
Bazen sağanak olursun<br />
Sızım sızım bu defa<br />
“Yan” emrine âmâde Süreyya.</p>
<p>Mavisi kaybolmasın diye<br />
Nefes yerine gözlerini çektim içime<br />
Geri vermeye korkuyorum Süreyya<br />
Hayal denizinin eğreti kıyısından sesleniyorum<br />
Haykırıyorum ismini dalgalara<br />
Martılara şiir atıyorum<br />
Şarkı mırıldanıyorum yakamozlara<br />
Gece yıldız yıldız göz kırpıyorsun düşlerime<br />
Beş vakit, beş duyumla dilediğim sen<br />
Heybemde birikti gün, ay, sene<br />
Geliveriyormuşsun, bir düşünsene<br />
“Gül” emrine âmâde Süreyya</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Resûlullah ﷺ</title>
		<link>https://caglayandergisi.com/2024/02/01/resulullah-%ef%b7%ba/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Çağlayan Dergisi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Feb 2024 21:54:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://caglayandergisi.com/?p=296269</guid>

					<description><![CDATA[Adın güzel, Sense adından güzel Gönüllere şifa ay yüzün vardı. Saçların geceden uzun ve kara Ölüler dirilten can sözün vardı. Yetimliğin yaktı yıllarca içim Çöllerinde öksüz bir özün vardı. Boyun, endamın aşk, yerli yerinde Cemalullah gören, kalb gözün vardı. Hatice’ndi ilkin, ilk de göz ağrın Vedasıyla inen, bir hüzün vardı. Acı imtihanlar yoldaşın oldu Ömründe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Adın güzel, Sense adından güzel<br />
Gönüllere şifa ay yüzün vardı.</p>
<p>Saçların geceden uzun ve kara<br />
Ölüler dirilten can sözün vardı.</p>
<p>Yetimliğin yaktı yıllarca içim<br />
Çöllerinde öksüz bir özün vardı.</p>
<p>Boyun, endamın aşk, yerli yerinde<br />
Cemalullah gören, kalb gözün vardı.</p>
<p>Hatice’ndi ilkin, ilk de göz ağrın<br />
Vedasıyla inen, bir hüzün vardı.</p>
<p>Acı imtihanlar yoldaşın oldu<br />
Ömründe yazdan çok sert güzün vardı.</p>
<p>Fatıma’da çift nur canın yongası<br />
Ayşe başın koyar, bir dizin vardı.</p>
<p>Sen konuştuğunda, bülbüller susar<br />
Sohbetinin doyulmaz hazzı vardı.</p>
<p>Bir tek işaretinle ay bölünür<br />
Ümmete şefaat niyazın vardı.</p>
<p>Gözümün nuru der başın koyduğun<br />
Ayaklar şişiren namazın vardı.</p>
<p>Kadınlar baş tacı, emir buyurur<br />
İncitenlere sert ikazın vardı.</p>
<p>Leyle-i Kadir’de affa dualar<br />
Miraç’ta şefaat pervazın vardı.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
