13 Ocak 2017 tarihinde Nijerya’nın[1]Ogun Eyaletinde sekiz kişi, kendilerini “Delta Militanları” olarak adlandıran bir grubun maskeli üyeleri tarafından silah zoruyla kaçırıldı. Kaçırılanlar, Lagos şehri yakınındaki Türk muhacirlerin yönettiği özel bir okulun öğrencileri ve çalışanlarıydı. Bu sekiz kişinin üçü, kaldıkları kız yurdundan kaçırılan ve yaşları 11, 14 ve 15 olan üç kız talebeydi. Türk olan bir öğretmen hariç, hepsi yerli olan diğer dört kadının biri müdire, ikisi idareci, biri de aşçıydı. Dövülüp ölümle tehdit edilen ve tam 12 gün sonra sağ salim serbest bırakılan kızlar ve öğretmenleri, birkaç gün içinde okullarına dönüp eğitime kaldıkları yerden devam ettiler. Bu meşum vak’adan sadece bir ay sonra, kaçırılan bu üç kız çocuğunu okullarına yaptığım ziyaret sırasında; öğretmenlerini ise bir öğretmenin evinde verilen bir yemek davetinde görme imkânı elde ettim.

Çekingen bir tavırla önümde oturan kızların ikisi yeşil ve pembe renkli elbiseler giyinmişken üçüncüsünün üzerinde gri, mor ve beyaz renkli bir kıyafet vardı. Şok içindeydim; derin bir nefes aldıktan sonra, “Bu çocuklar, bütün bu dehşeti kaldıramayacak kadar küçükler” diyebilmiştim kendi kendime. Birisi, iri fakat hüzünlü gözleriyle, ciddi biraz da şaşkın bir yüz ifadesiyle, sessizce etrafı süzerken dikkatlice yöneltilmiş sorularımın hiçbirine cevap vermedi; ancak ara sıra sözlerimi onaylamak için başını salladı. Diğer ikisi ise benimle konuştu, ancak makul karşılanabilecek ürkek bir tavır takınmışlardı. Onlara, nasıl da cesurca hayata tutunduklarını düşündüğümü söyledikten sonra ormanda uyudukları günlerde böceklerden rahatsız olup olmadıklarını sordum. Sessiz olanı, böceklerin geceleri onu rahatsız ettiğini doğrularcasına başını salladı. 15 yaşındaki diğer kız, gece yurttan silah zoruyla çıkarıldıklarında, kendilerinin ve öğretmenlerinin orman zemininde ya da eski bir şilte üzerinde kıvrılmak zorunda kaldıklarını söyledi. Ona, geçirdikleri bu dehşetli zaman diliminin kendilerine kazandırdığı bir şey olup olmadığını sorduğumda aldığım cevap beni daha çok şaşırtmıştı:

“Bu vesileyle bazı insanların hakikaten çok yoksul olduğunu öğrenmiş oldum; bu fakirlik ve sefalet onlara böyle kötü şeyler yaptırıyor.”

Bu, hakikaten o yaşta öğrenilmesini beklediğim bir hayat dersi değildi. Serbest bırakıldıktan sonra yıkanıp paklanmak isteyip istemediklerini sorduğumda ise tamamının yüzü tatlı bir gülümsemeyle parladı; aslında aile fertleriyle coşkulu ve duygusal bir karşılaşmadan sonra istedikleri ilk şey tam da buydu.

Kızlar, kaçırılma hadisesinden sonra kendilerini biraz olsun güvende hissetmek için geceleri dua ediyor, ışıklar açık olarak yatıyor ve yattıkları odayı başkalarıyla paylaşıyorlar. İçlerinden en küçük olanı, yaşadığı bu dehşet verici tecrübeyle baş etmek adına kendisini daha güvenli hissetmesine yardımcı olmak için annesinin kendisine bir oyuncak bebek satın aldığını söyledi.

Kızların üçü de ilk tepkilerinin en kısa zamanda okula geri dönmek yönünde olduğunu ve hadiseden bir kaç gün sonra da aynen böyle yaptıklarını söylediler. Çocuklara, başlarından geçen en kötü olayın ne olduğunu sormaya cesaret bile edemezken Türk öğretmenleri, kaçırıldıkları ilk birkaç gün boyunca militanların kendilerini darp ettiklerini ve hepsini öldürmekle tehdit ettiklerini açıkladı. Çok şükür ki hiçbiri bir istismara uğramamıştı. Hayatta kalamayacaklarını düşündüğü o günlerde dilinden düşürmediği dualardan aldığı güç ve omuzlarında hissettiği çocukların sorumluluğu, öğretmenin gücünü tez zamanda toparlamasına yardımcı olmuş. Tıpkı kızlar gibi, saldırıdan sadece beş gün sonra, görevinin başına dönmüş.

Okul yönetimi, fidye karşılığında bu sekiz hayatı kurtarmak için uzun müzakerelere girişmiş. Bazı durumlarda, kaçıranlar kurbanlarını çok daha acımasız diğer militan gruplara satıyorlarmış. Bu sekiz kurban kız serbest bırakıldıkları için hakikaten çok şanslıydılar. Ben burada; bu okulların eda ettiği misyon ile Nijerya toplumunun bu fedakar insanlara bağırlarını açmalarına ve yaşanan bazı badirelere bir nebze ışık tutuyor ve adam kaçırmanın neden gerçekleştiğini anlamaya gayret ediyorum.

Çok İhtiyaç Duyulan Okullar, Zorlu Şartlar

Bu okul, batı dünyasında “Gülen Hareketi” olarak da bilinen, Hizmet Hareketine bağlı bir eğitim kurumu. İslam âlimi Fethullah Gülen’in fikirlerinden ilham alan bir sivil toplum örgütü olan Hizmet, 1990’lı yıllarda gönüllüler vasıtasıyla Nijerya’da hem eğitim, hem ticarîfaaliyetler, hem de din müntesipleri arası diyalog projeleri başlatmış.

Hizmet, yürütülen “gönüllü hizmetler” manasında kullanılan Türkçe bir kelime. Bu okulun misyonuna bakıldığında, gerçekten de “Yüksek öğrenimine devam ederek bulunduğu toplumda faal, içtimaîhayata entegre olmuş, üretken bireyler olmak için ruhen ve fikren aydınlanmış, toplum içinde oldukça aktif gençler ve fertler yetiştirmeye matuf hizmetleri gerçekleştirmek”[2]olduğu görülecektir. 250’den fazla etnik grubun bulunduğu Nijerya’daki[3]Hizmet okulları, bu hedefe doğru ilerlerken dinî, kültürel, etnik veya kabile aidiyetlerine bakılmaksızın her kesimden 5.000 civarında öğrenciye eğitim veriyor. Hareket, Nijerya’da bir üniversite, hastane, danışmanlık acentesi, sınav hazırlık merkezi ve din müntesipleri arası diyalog faaliyetlerine ev sahipliği yapan bir diyalog vakfı da dâhil olmak üzere pek çok kuruluşla hizmet sunmakta. Başkent Abuja’da bulunan bütün bu kurumların yerel temsilcilikleri Nijerya sathına da yayılmış durumda.

Akademik başarılarından övgüyle bahsedilen Hizmet okullarını[4]Nijerya cumhurbaşkanı gönülden desteklemekte.[5]Hizmet’in dünya sathında 2.000’in üzerinde okulu bulunuyor. Son dönemlerde yabancı hükümetler nezdinde bu okulların kapatması için bir baskı uygulanıyor. Ancak Nijerya Eğitim Bakanı, Hizmet Hareketiyle ilgili bu suçlamayı doğrulayan herhangi bir delilin bulunmaması ve böyle bir talebin tamamıyla yersiz olması gerekçesiyle, yaklaşık 2.000 Nijeryalının da istihdam edildiği okulların elbette açık kalacağını ifade ediyor.[6]

Nijerya’da eğitim faaliyeti yürütmek, kanaatimce Türk gönüllüler için yerel şartlara özgü kimi zorlukları beraberinde getirse de görüştüğüm bütün eğitimcilerin ortak görüşü, öğrencilerini sevdikleri ve Nijerya’nın var olan güzelliklerini takdir ettikleri yönünde. Bu zorlukların bazılarını, bariz ve ciddi güvenlik endişesi yanında “çok yüksek risk” içeren sıtma, menenjit, hepatit, humma, virüs kaynaklı lassa ateşli hastalığı, AIDS ve tifo gibi başlıca bulaşıcı hastalıklar oluşturuyor.[7]

Görüştüğüm kişilerin ortak ifadesine göre, Türk hükümeti, yurtdışında pasaport süreleri dolan Türklerin pasaportlarını yenilemiyor ve yurt dışında doğan kendi vatandaşlarının bebeklerine pasaport vermeyi bile reddediyor. Lagos şehrinde verilen bir akşam yemeği sırasında genç bir bayan minik bebeğini daha yakından görebilmem için bana doğru kaldırarak acı bir tebessümle, “Bir pasaportu yok! O bir dünya vatandaşı” dedi. Size saçma gelebilir ama bu bebeklerin pek çoğunun herhangi bir ülke vatandaşlığı da bulunmuyor. Tutuklanma tehlikesi ve pasaport sorunu, memleketlerine dönüşlerini imkânsız kılıyor. Kısa bir ziyaret için memlekete gitmeyi başarabilen az sayıdaki kişi ise orada kalan aile fertleriyle gergin ilişkilerinden veya aile üyelerinden mahpus olanlardan bahsediyor. Hiç şüphesiz, Nijerya’da Hizmet’e gönül vermiş pek çok Türk eğitimci ve idareci, Nijerya’da bulunması zor beyaz peynir ve zeytin gibi alışkın oldukları temel gıda maddelerini özlemenin çok ötesinde memleket hasreti ile yanıp tutuşuyor, akrabalarının akıbetinden endişe duyuyorlar. Ne de olsa Hizmet, her manada fedakârlık gerektiriyor!

Küçük Kızları Neden Kaçırdınız?

Bu sorunun kısa cevabı, bir tarafta sefalet içinde hayat süren bazı karakteri zayıf kişilerin maddîçıkarlar elde etmek için suça karışmaları, diğer tarafta da bazı zengin insanların servetlerine servet katmak için yaptıkları faaliyetlerdir. Nijerya, onlarca yıldır kronikleşen yolsuzluk, gelir paylaşımındaki adaletsizlik ve istikrarsızlıkla mücadele ediyor. Ülkede rüşvet ve yolsuzluk gibi yerleşmiş geleneklerin varlığını kabul eden cumhurbaşkanı, yolsuzlukla mücadele adına bazı tedbirler aldı.[8]Sahip olduğu beşerîve tabiîkaynaklara rağmen bu Batı Afrika ülkesi, Hıristiyan-Müslüman çatışmalarına, şiddetin sebep olduğu iç göçe, yoksulluk ve toplumsal adaletsizliklere şahit olmakta. Bütün bunların yansıması olarak ortalama insan ömrü sadece 52 yıl,[9]okuma yazma oranı ise %59,6’dır.[10]İki milyonu aşkın yerinden yurdundan edilmiş kişi de çeşitli kamplarda ıstırap çekiyor.[11]

Nijerya’nın ana ihracat kalemini petrol oluştururken bu petrol zengini delta üzerinde kontrolü kimin sürdüreceği mevzuu, başlıca çatışma alanını teşkil ediyor.[12]Çok sayıdaki militan gruplarından biri olan ve adam kaçırma vakalarından sorumlu bu “Delta Militanları” ise, hükümeti yerel topluluklara daha fazla kaynak tahsis etmeye zorlamak için savaştıklarını söyleyebiliyorlar.[13]Onları, adam kaçırmayı kolay para kazanmanın bir aracı olarak kullanan suçlular şeklinde görmek mümkün. Ancak adam kaçırma suçunu tamamıyla bir tarafa yüklemek zor, zira kaçırılan sekiz kişi, aslında ülkedeki istikrarsızlık sebebiyle kaçırıldı.

Siyaset bilimci William Hansen’e göre, Nijerya’nın kırsal bölgelerindeki yoksulluk ve zor hayattan mustarip aşırı radikaller için bu şiddet bir tür sınıf savaşı ve devlete duyulan öfkenin dışavurumundan ibaret.[14]Nijer Deltası Militanları, kendilerine her türlü haksızlığı reva gören insanlara karşı kendilerini “intikamcılar” olarak takdim ederken[15]aslında ülkeyi daha da yoksullaştıran ve halkı psikolojik olarak bunalıma sürükleyen şiddeti tırmandırıyorlar. Maalesef böyle bir durumda, masum kız öğrenciler ve idareciler bedel ödüyor. Terör şokunu yaşayan bu kızlar muhtemelen uzun bir süre geceleri ışıkları açık uyumaya devam edecek.

Sonuç

Her ne kadar bu kızlar ve öğretmenlerinin endişe dolu yüz ifadeleri ve cesurca gülümsemelerini asla unutamayacak olsam da onları hem ileriye dönük azim ve kararlılıkları için kutladım hem de okullarının kısa bir süre önce onlar adına “Hayatta kalmayı başaranlar için eğlence programı” tertiplediklerini duymaktan mutluluk duydum. Nijerya’nın geleceğine olumlu katkıda bulunan Hizmet’in nitelikli insan yetiştiren bu eğitim kurumları ve diyalog merkezleri de dâhil Nijerya’daki gönüllülerin hizmet projeleri büyümeye devam ediyor. Bununla beraber, buradaki Türk asıllı Hizmet gönüllüleri adam kaçırma hadisesiyle derinden sarsılırken büyük ihtimalle kendi güvenliklerinin de ötesinde öğrencilerinin güvenlikleri için endişe duyuyorlar. Konuştuğum Türk Hizmet gönüllülerinin birçoğu, bütün zorluklara rağmen ikamet ve çalışma izni vermeye devam ettikleri için Nijerya hükümetine şükranlarını dile getiriyorlar.

Kız öğrencilerin endişe veren kaçırılma vakası, aslında her yıl Nijerya’da yüzlerce kişinin başına gelen kaçırılma hadiselerinin küçük bir kısmını temsil ediyor. Hem bu tür vakaları bertaraf etmek hem de gelecek neslin ülke adına verimli ve adil bir şekilde çalışması için iyi bir eğitim, kaynakların eşit dağılımı ve istihdam imkânlarının artırılması gerekiyor. Bu Türk arkadaşlar, sınırlı imkânlarıyla ülkenin muazzam genç nüfusunun bir kısmının eğitimiyle Nijerya’nın gelişimine olumlu katkıda bulunuyor. Uluslararası topluluğun desteği yanında, Nijerya halkının bu hedeflerini bizzat gerçekleştirmesi gerekiyor.

Kaynak

Pandya, Sophia, “Schoolgirls Kidnapped in Nigeria!”, The Fountain, sayı: 116, Mart–Nisan 2017.

Dipnotlar

[1]Nijerya nüfusu 186.053.386’dır. Kaynak: Cia World Factbook: Nijerya, www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/ni.html.

[2]Nigerian Tulip International Colleges, “About Us,” www.ntic.edu.ng/.

[3]World Factbook: Nijerya.

[4]“20 Best Ranked Secondary School in Nigeria” (Nijerya’nın En İyi 20 Orta Okul ve Lisesi), Good Schools Guide Nigeria(Nijerya Kaliteli Okullar Rehberi), 5 Ekim 2016.

[5]MisbahuBashir, “Nigeria: How Govt Snubbed Turkey on Schools Closure,” (Nijerya Hükümeti, Türkiye’ye Okul Kapatma Mevzuunda Nasıl Haddini Bildirdi), allAfrica, 18 Ağustos 2016, allafrica.com/stories/201608180108.html.

[6]Jerrywright Ukwu, “Coup: FG ignores Turkey’s request to close Turkish schools” (Darbe: Fedaral Hükümet, Türkiye’nin Türk Okullarının Kapatılması İsteğine İtibar Etmiyor), Naig.com,26 Temmuz 2016,

politics.naij.com/933492-coup-nigerian-government-ignores-turkey-find.html.

[7]World Factbook: Nijerya.

[8]World Factbook: Nijerya.

[9]Birleşmiş Milletler Verisi: Nijerya, data.un.org/CountryProfile.aspx?crName=NIGERIA.

[10]World Factbook: Nijerya, 2015 tahmini rakamı.

[11]“Annual Report: Nigeria” (Nijerya Yıllık Raporu), Amnesty International, www.amnesty.org/en/countries/africa/nigeria/report-nigeria/.

[12]FinefaceOgoloma, “Niger Delta Militants and the Boko Haram: A Comparative Appraisal” (Nijer Deltası Militanları ve Boko Haram: Karşılaştırmalı Değerlendirme Raporu), AFRREVIJAH: An International Journal of Arts and Humanities, Cilt 2 (1), Sayı 5, Şubat 2013.

[13]Justice ChidiNgwama, “Kidnapping in Nigeria: An Emerging Social Crime and the Implications for the Labour Market” (Nijerya’da Adam Kaçırma: Gün Yüzüne Çıkan Toplumsal Bir Suç ve İş Piyasasına Etkileri), International Journal of Humanities and Social Science 4:1 (Ocak 2014), s. 135.

[14]William Hansen, “Boko Haram: Religious Radicalism and Insurrection in Northern Nigeria” (Boko Haram: Dinî Radikalizm ve Kuzey Nijerya’da Başkaldırma), The Journal of Asian and African Studies,2015, s. 2–3.

[15]A.g.e. William Hansen, s. 3.