
Arının Firarı
Sessizlik, öğle güneşinin salonu aydınlattığı bir vakitte ağır ağır yayılıyordu. Zaman, yeryüzünün o göz alıcı yeşil elbisesine büründüğü bahar vaktiydi. Raflardan bir kitap çekilmiş, mânâ

Sessizlik, öğle güneşinin salonu aydınlattığı bir vakitte ağır ağır yayılıyordu. Zaman, yeryüzünün o göz alıcı yeşil elbisesine büründüğü bahar vaktiydi. Raflardan bir kitap çekilmiş, mânâ

Bediüzzaman’dan İlhamla Kapsayıcı Bir Bakış Hocaefendi, geçen asra damgasını vuran Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin eserlerinde görülen derinlemesine değerlendirme hassasiyetini benimser. Mesela, bazı âlimlerin küfürle itham

Toprağın Hafızası Uyanırken… Kış mevsimi dünyamıza veda ederken ardında mânâlı bir sessizlik bırakır. Toprak, aylarca içine kapanmış canlı bir varlık gibi, derin düşüncesinden yavaşça doğrulur.

“Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtıyla, sekiz hikâyeciklerle birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü ben nefsimi herkesten ziyâde

“Doğru düşünce, doğru söz, doğru davranış mânâlarına gelen sıdk; hak yolcusunun hilâf-ı vâki her şeye kapanıp, hayatını doğruluğa göre plânlaması, sadâkatin emin bir temsilcisi olması

Farsça bir terim olan günah kavramı, İslamî literatürde farklı şekillerde ifade edilse de “dinen işlenmesi caiz olmayan ve doğası gereği hoş karşılanmayan eylemler”[1] tanımı genel

Gel, kâinat sarayına girip gezelim. Bak, şu yüksek kubbede asılı duran güneşler ve yıldızlar Hâlıklarını nasıl ilan ediyorlar. Sonra nazarını kendi nefsine çevir; vicdanındaki hassas

“Hazreti Âişe gibi çok zeki bir nâdire-i fıtrat, dâvâ-yı nübüvvete tam vâris olabilecek yaratılışta idi… O, yerinde en büyük hadisçi, en mükemmel tefsirci ve en

Gecenin sessizliği içinde salona cılız bir ışık düşüyor. Bir resmin, ekrandaki ışığı… Âyine’nin ışığı. Ne bir lamba kadar göz alıcı ne de bir yıldız kadar uzak.

Şu zulmet denizinde ilimlerinin ışığıyla yol gösteren deniz feneri-misal kılavuzların varlığı ne büyük nimettir. Hele onlar kandillerinin ışığını Asr-ı Saadet’ten alıyorlarsa… Sonsuz Nur’un asırlar ihtiyarladıkça

İnsan çok buudlu bir varlık. Bir taraftan anatomi ve fizyolojisiyle bir bedene ve atomlarla yazılmış bir genetik şifreye sahipken, diğer taraftan zihin, şuur, vicdan ve

Ya Rab! Bizleri yoktan yarattın. Akıl, kalb, ruh gibi mükemmel azalarla donattın. Sen yaratmadan önce yoktuk. Akıl yoktu, kalb yoktu, beden yoktu, ruh yoktu. Gerçi