Motivasyon Nedir?

İnsanlar dünyaya belli maksatlar için gönderilmişlerdir. Neticede gerek bu dünyada gerekse öbür âlemde, bazı kazanımları olacaktır. İşte bu kazanımları en yüksek noktada elde edebilmek için, insanın bu dünyada yaptığı çalışmalardaki gayret, azim, şevk ve davranışların tümüne birden motivasyon denir.

 

Motivasyonun Dinamikleri

Bir işi yapmak isteyen insanın, o işteki başarısı için yapması gerekenlerin tümü, motivasyon dinamikleri olarak adlandırılır. O işle ilgili baştan yapılacak olan plan ve program, hatta bunun öncesindeki eskiz, metot, çalışma prensiplerinin hepsi, bu motivasyon dinamikleri içine girer. Motivasyon dinamikleri kişiden kişiye, bir zamandan öteki zamana ve işin özelliklerine göre değişiklikler arz eder. Elbette, bu konuda genel kabuller de vardır. Bu genel kabullerin dışındaki diğer faktörler, kişinin mizacı, aldığı eğitim, içinde bulunduğu kültür ve coğrafya gibi birçok faktörlere bağlı olarak değişebilir.

 

Motivasyon dinamikleri içinde iki nokta çok önemlidir. Bunlardan birincisi, önce ferdin kendi kendisini motive etmesidir. Bu bir bakıma, tüm vücudu besleyen, kalbin her şeyden önce, kendisini beslemesi ve sonra vücuda kan pompalamasına benzer. Bu da Cenab-ı Hakk’ın takdir ettiği biyolojik bir kanundur. Kendisini motive edemeyen bir ferdin başkalarını motive etmesi düşünülemez.

Doğumdan itibaren kolları veya ayakları olmayan çocukların belli bir yaştan sonra kendi kendilerini motive ederek nice başarılara imza attıklarını biliyoruz. Yakınlarda vefat eden ünlü bilim adamı Stephen Hawking de kendini teşvik etme ve etrafının motivasyon ve desteği ile neler yapılabileceğini dünyaya göstermiştir.

 

İkinci önemli husus, bu şekilde motive olan bir ferdin konumuna göre, birlikte çalıştığı insanları, usul ve üslubuna göre motive etmesidir.

 

Motivasyon, insanın doğumundan itibaren başlar. Küçük bebek, önce kendi başına bir şeyler yapmak ister, ama onu genellikle etrafındakiler motive eder. Konuşması, yürümesi, hep bu dışarıdan motivasyona bağlıdır. İçinde bulunduğu cemiyetin kültürü ve dili, tamamen dışarıdan motivasyonlarla bebeğe ve çocuğa verilir. Belli bir yaşa kadar, bu dışarıdan motivasyon, gerekli olduğu gibi mecburidir de. Çünkü çocuk, bu şekildeki örnekleri görmek ve duymak zorundadır ki kendi kabiliyetleri gelişebilsin.

Büyük bilim insanlarının ve kendi sahasında söz sahibi sanatçıların, sporcuların çocuklarının de kendilerine benzer konumlara gelebilmeleri, bu teşvik ve motivasyonlara bağlıdır.

İsviçre’de birlikte çalıştığım profesör arkadaşımın babası da aynı sahada profesördü, annesi de sanatkâr bir insandı. Hocanın kendisi ve diğer kardeşleri de bir yandan akademisyen, diğer yandan da estetik sanatlara ciddi ilgi duyan insanlardı.