Tabiatta, Sâni-i Zülcelâl’in öyle eserleri vardır ki birden ele vermez kendini. Bir sır gibi saklar sanki söyleyeceklerini. Her zaman görülene, duyulana benzemez. Bu zengin mânâ sofrasında, bir “garip” olmanın yazgısı düşmüştür ona da belki… Tıpkı Endonezya adalarından Flores’teki Kelimutu yanardağının krater beşiğinde yer alan rengârenk üç göl gibi.  Bütün eserlerini sanatla bezeyen Rabbimizin onlara da boyası dokunur her an.

Hayret vericidir ki aynı yerde bulunan göllerbirbirinden çok farklı renklerde yaratılmıştır. Daha da ilginç olanı, tıpkı birer bukalemun gibi yıllar geçtikçe renk değiştirmeleridir. Bu halleriyle sanki şöyle bir mânâ duyurmak isterler tefekkür ehline: Her şeyi çeşit çeşit renklerle bezeyen Allah (celle celâluhu) Mülevvin’dir. Her bir eserini; her ân, farklı güzelliklerde ve harikulade renklerde yaratır.

Endonezya, dünyanın jeolojik olarak en aktif ülkelerinden biridir. Pek çok volkana ve volkanik göle ev sahipliği yapar. 200’den fazla aktif konumda ve çok daha fazla da sönmüş yanardağ barındırır. Özellikle Flores adasında yer alan Kelimutu yanardağının egzotik gölleri meşhurdur ve halk tarafından millî bir hazine olarak görülmektedir. Flores, üzerinde 14 aktif yanardağ taşıyan ve sık sık depremlerle sarsılan, insanlık tarihi için önemli bir adadır. Yüzölçümü 13.540 km2olan bu ada, bilim dünyasının yoğun ilgisini çekmekte ve araştırmalara konu olmaktadır. Ada sakinleri, 1.600 metre yükseklikte yer alan eşsiz güzellikteki göllerden çok etkilenmiştir.

Renkli Göllerin Özellikleri

Tiwu Ata Polo (TAP) gölü, volkanik tepenin güneydoğu kısmında yer alır ve “Büyüleyici Göl” olarak adlandırılır. Sıkça renk değişimi sergileyen, asidik tuzlu suyu olan volkanik bir krater gölüdür. TAP gölünün kuzeybatı kısmındaki büyük kabarıklık, beyaz köpük ve büyük gaz kabarcıkları, sualtı hidrotermal aktiviteye işaret eder. Volkanik aktivite yönünden, diğer iki gölün arasında kalmaktadır. Yağmur fırtınalarında, etrafındaki volkanik kıyılardan göle kaya molozları taşınır.

Tiwu Nua Muri Koohi Fah (TIN) (Gençlerin Gölü) gölü, Tiwu Ata Polo gölünün bitişiğindedir ve en derin göldür. Bitişik iki göl, 35 metre yüksekliğinde parabolik bir bölme ile birbirinden ayrılır. Egzotik kükürt bileşikleri ve bakır bakımından zengin mineraller içeren volkanik bir krater gölüdür. Bu gölün yüzey suları sürekli hareket halindedir. Hareketlilik, gölün merkezinden krater duvarlarına doğru sarı bir köpürmenin yükselişinden kaynaklanmaktadır. TIN gölünün batı duvarındaki büyük yırtık, 1929 öncesi bir kırılma ve taşma olayının izlerini taşımaktadır.  Smithsonian Enstitüsü tarafından yayınlanan volkanlar dizininde, 1938 ve 1965’te meydana gelen ve bir aydan daha uzun süren, orta dereceli “hidrotermal patlamalar” listelenmiştir.

Tiwu Ata Mbupu (TAM) gölü ise, en batıdaki göldür ve diğer ikisinden yapısal olarak farklıdır. TAM gölü, “Yaşlıların Gölü” diye anılmaktadır. Diğer göllere kıyasla, gaz girdisinin en az olduğu bir asit sülfat volkanik krater gölüdür. 1970’lerde, gölde aktivasyonun çok daha fazla olduğu ve zamanla azaldığı tespit edilmiştir.Bu gölün kıyı şeridi, ince kırmızı/sarı kabuklar ve alçıtaşı kristalleri ile kaplıdır.

Kelimutu göllerinin her biri, periyodik olarak değişim gösteren canlı renklerde yaratılmıştır. 1929’da TAP gölü kırmızı iken TIN gölü açık yeşil, TAM gölü ise koyu yeşildi. 1938’de, TIN gölü beyaza dönüştü.  1970’lerde TAP yine kırmızıydı, TIN açık mavi ve TAM beyazdı.  TAP gölünün rengi sıklıkla koyu yeşil ile kırmızı/kahve renkler arasında, kuru ve yağışlı mevsim döngüsüne bağlı olarak değişim gösterir. TAP’ın renk değişiminin, krater duvarlarından başlayarak, birkaç gün içinde içeriye doğru ilerlediği ve hızla gerçekleştiği söylenir. Yine 1989 ile 1992 yılları arasında yapılan incelemelerde, TAP koyu yeşil, TIN açık mavi ve TAM da siyah olarak tespit edilmiştir. Son olarak Ocak- Kasım 2016 tarihleri arasındaki tespitlerde ise, göl renklerinin altı kez değiştiği ifade edilmiştir.

Göllerde Yapılan Araştırmalar

Krater gölleri; volkanik gazlar, hidrotermal ve yoğun asidik sıvılar ihtiva eder. Bu tip göllerde değişikliklerin gözlenmesi, onların volkanik bölgelerde bulunmalarından dolayıdır. Bu göllere ilginin başlıca sebepleri; basınçlı CO2kaynağı olarak potansiyel tehlike oluşturmaları ve volkan gözlemlerinde önemli rol oynamalarıdır.

Kelimutu göllerinin jeokimyasal araştırmaları ve analizleri, Wesleyan Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları tarafından gerçekleştirilmiş ve raporlanmıştır. Elde edilen bulgular, hem birbirleriyle hem de zaman içerisindeki ölçümlerle kıyaslanmıştır. Mayıs 1989’da göllerin yüzeyinden ve Ağustos 1992’de çeşitli derinlik seviyelerinden temin edilen su örnekleri üzerinde yapılan çalışmalarda, sıcaklık, pH, çözünmüş oksijen miktarı ve kimyevî yapılar incelenmiştir. Üç gölün de tamamen farklı sıcaklıklarda ve kimyevî kompozisyonlarda olduğu, bunun yanında aynı gölün çeşitli derinliklerinden alınan örneklerin de farklı hususiyetler gösterdiği tespit edilmiştir. İncelemeler sonucunda, göl suları ve krater sisteminin hidrolojisi ile ilgili temin edilen veriler, üç gölün de çok belirgin olarak farklı bileşimlerde olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Elde edilen sonuçlardan birkaçı incelendiğinde; TAP sularının yüksek asidik seviyede olduğu, klor ve kükürt gibi elementlerin yüksek yoğunlukta bulunduğu tespit edilmiştir. Yüzey sularının sıcaklığının, ortam hava sıcaklığına yakın olduğu ve her 10 metrede 1 derece arttığı ortaya çıkmıştır.

TIN sularının ise, TAP sularından daha asidik olduğu fark edilmiştir. Bu gölün, kıyı yakınlarına kıyasla, merkez suları daha sıcaktır. Merkezdeki oksijen yoğunluğu, kıyılardan daha düşük, kükürt ve klorunki ise daha fazladır. TAM’dan gelen su örnekleri, diğer iki gölden çok daha seyreltiktir. TAM’ın farklı derinliklerinden alınan örneklerdeki yoğunluklarda önemli bir değişiklik bulunmamıştır. Fakat yüzey sularının, derinliklerdeki sulardan biraz daha sıcak ve daha oksitleyici olduğu tespit edilmiştir.

Bu yüzyıl boyunca, TAM gölünde iyon yoğunluğunda düşüş, TAP gölünde ise artış görülmüştür. TIN’in bileşiminde ise, geniş çapta dalgalanmalar gözlenmiştir. TAM’daki değişiklikler, krater sisteminin bu bölümüne volkanik hidrotermal akışkan girişinin azaldığını ve yerinin yağmur suyu ile değiştiğini göstermiştir. Dağın bu bölgesindeki bir ırmakta asit-klorür-sülfat akışkanlarının varlığı ise, göllerden sızıntı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

İnceleme ve araştırmalar sonucunda, göllerdeki periyodik renk değişimi sebebinin, akışkanda meydana gelen reaksiyonlardan ve demir, manganez gibi ana elementlerin yoğunluğundan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yapılan gözlemlerde, göllerin renklerinin birbirinden bağımsız olarak değiştiği fark edilmiştir. Buna sebep olarak da, her birinin altında yatan volkanik aktivitenin farklı olması gösterilmiştir.

Göllerde yapılan bütün bu araştırmalar, onların sadece bir su birikintisi değil, her an hususi bir tasarrufla yaratılan, donatılan ve boyanan sanat eserleri olduğunu dikkatlerimize sunmaktadır. Özellikle farklı derinliklerden aynı anda alınan örneklerin birbirinden çok farklı sıcaklık, pH ve kimyevî hususiyetlere sahip olması çok etkileyicidir. Bu durum bizlere şu hakikati hissettirmektedir: Rabbimiz, bizler için bir gölün her bir derinlik seviyesinde, her an ayrı bir mektup yazmaktadır. Sanki tefekkür nazarlarımızı sadece genel olarak göle yöneltmekle kalmayıp onun her bir katmanına ayrı ayrı yöneltmemiz gerektiğine işaret etmektedir. Bir göl ile bizlere binler mektup gönderen Rabbimize ne kadar şükredebileceğimiz ise, akılların almaya güç yetiremediği bir hususiyettir.

Kur’ân-ı Hakîm’de mealen, “Yeryüzünde türlü türlü renklerle, her çeşitten bitki ve hayvan olarak sizin için yarattığı daha neler neler var! Elbette bunda düşünen kimseler için alınacak ibret var” (Nahl, 16/13) şeklinde ifade edildiği gibi, Kelimutu gölleri de bizleri rengârenk yaratılmış eserlerin peşine düşürerek, keşfetmeye ve tefekkür etmeye yönlendirmektedir.

Kaynaklar

Dumpleton, Bernard ve ark.,Kelimutu, Asya,Dünya Harikalarını Keşfedin, Reader’s Digest Seçkisi, s. 206–207.

Pasternack, Gregory B. ve Johan C. Varekamp, “The geochemistry of the Kelimutu crater lakes, Flores, Indonesia,” Geochemical Journal, cilt. 28, s. 243–262, 1994.

en.wikipedia.org/wiki/Kelimutu

pasternack.ucdavis.edu/kelimutu.htm