Sonsuz hikmetiyle yeryüzünde zıtlıkları bir arada yaratan Rabbimiz, harikulade eserlerinden Vatnajökull’ü (Vatna buzulunu), İzlanda’da sergilemektedir. Yaklaşık 8100 km2 yüzölçümündeki bu sessiz diyar, İzlanda’nın %8’ini kaplamaktadır. Sürekli büyüyüp küçülerek alanı değişen dev buzul 1000 yaşındadır ve yakından incelendiğinde, dalgalanıyor gibi görünür.

Vatnajökull’u misafir eden İzlanda, isim olarak “Buz Ülke” anlamına gelse de Körfez Akıntısı denilen sıcak su akıntısının da tesiriyle genelde ılıman iklime sahiptir. Büyük değişimlerin sahnelendiği adada, hava durumu da çok hızlı değişim gösterir. Bu ada, buzullarıyla birlikte, volkan faaliyetlerinin ve jeotermal kaynakların yoğun olduğu, “Buharlar Ülkesi” de denilebilecek benzersiz jeolojik hususiyetlerde yaratılmıştır. Bu coğrafyayı görmek isteyen ziyaretçiler, adeta her yerden yükselen buharlar tarafından karşılanır ve sürekli volkan patlaması riski ile karşı karşıyadır.

Buzul Çağı’ndan bu yana, İzlanda’daki aktif volkan sayısının 150’den fazla olduğu tespit edilmiştir. Her beş yılda bir bunlardan birinin püskürdüğü gözlenmiştir. Hatta 1500 yılından beri, yeryüzündeki tüm lav akıntılarının üçte birinin, İzlanda’da gerçekleştiği ifade edilmiştir.

Ülkedeki aktif volkanların büyük kısmı buzullar altında yer alır. Buzul altı volkanik patlamalar, büyük ve yıkıcı buzul sellerine sebep olur. Bunun dışında buzul patlamaları sırasında, buz yüzeyindeki erimenin sebep olduğu kalderalar da (toprağın çökmesiyle oluşan şekiller) ortaya çıkabilir.

İzlanda 6,4 km kalınlığındaki bazalt bir kaya üzerinde bulunur ve yüzeyi büyük ölçüde volkanik kayalardan oluşur. Yüzeyde aynı zamanda, 2 milyon yıl süren ve 10.000 yıl önce sona eren Buzul Çağı’ndan kalan 1,6 km kalınlığındaki buzullar yer alır. Volkanik püskürmeler sebebiyle ada topraklarının onda biri lavlarla kaplıdır.

Volkanik Püskürmeler

Modern zamanların en büyük lav püskürmesi olarak tanımlanan 1783 püskürmesi, tarihte benzeri görülmemiş bir korku uyandırmıştır. Bu püskürme sırasında, Vatna buzulunun güneydoğu sınırındaki Laki dağının zirvesinin baştan sona yarılmasıyla, 100’den fazla krater açılmıştır. Püsküren lavlar, 520 km2’lik bir alana yayılmış ve aylarca süren, yaklaşık 14 km3’lük hacimde lav akıntısı gözlenmiştir. Adanın üzerine çöken “Laki Dumanı” denilen mavi sis tabakası, hayatı olumsuz etkilemiştir. Otlakların kirlenmesi ve çiftlik hayvanlarının çoğunun ölümüyle, yıllarca süren ve binlerce insanın ölümüne sebep olan bir kıtlık baş göstermiştir.

 

Tarihe iz bırakan bir başka püskürme ise 1973 yılında yaşanmıştır. İzlanda’nın batı adalarından olan Heimaey adasında 5000 yıldır uyuyan Helgafell yanardağı uyanmıştır. Büyük bir patlama sonucunda, âdeta yer yarılmış ve 1,5 km’lik uzun bir alev perdesi ortaya çıkmıştır.

Bunun dışında, 1996’da Vatna buzulunun altında gerçekleşen Gjalp püskürmesi de önemli araştırmalara konu olmuştur. 13 gün devam eden püskürme, 550–750 metre kalınlığındaki buz kütlesinin altında, 6 km uzunluğundaki volkanik çatlakta gerçekleşmiştir. Patlama, 150–500 m’lik bir sırt oluşturmuş, ancak volkanik malzemenin sadece %2–4 kadarı yüzey üzerine püskürtülmüştür. Bu patlamada, buz kazanlarının oluşumu, buzun erimesi, ısı akışı ve püskürme hızları gibi konularda pek çok veri elde edilmiştir.

Gjalp püskürmesi üzerine yapılan veri analizleri, buzullardaki patlamaların birçok karmaşık faktörden etkilendiğini göstermiştir. Püskürme hızı, magmadan ısı aktarım şekli, buz kalınlığı, buz deformasyonu, ilk buz kırılma durumu gibi pek çok unsurun olaydaki rolü tespit edilmiştir.

Buzulda Görsel Şölen

Yanardağ ateşi ile buzların birlikte sergilenmesi, Vatna buzulun sürekli değişen bir meşher olma hususiyetini belirler. Özellikle yukarıdan bakıldığında, buzul örtüsünde çok ilginç manzaralarla karşılaşılır. Mesela Grimsvötn yanardağının erittiği buzullar vesilesiyle yaratılan 3 km genişliğindeki büyüleyici Mavi Göl bunlardan biridir. Gölün bir tarafındaki buzlar set vazifesi görerek suyun vadiye akışını engellese de zaman zaman buzul taşkınları gözlenir.

Laki fayının bir uzantısı olan Grimsvötn, bir şehrin elektrik ve ısınma ihtiyacını karşılayabilecek dev bir jeotermal bölgenin parçasıdır. Doğu kısımdaki Breida Merkur buzulunun sonunda harikulade bir lagün vardır. Zaman zaman büyük gürültülerle kopan buz parçaları, lagünde aysbergler şeklinde yüzer. Bu iki buzulun ortasında bir buz adası bulunur. Bu buz ada, Avrupa’nın en yüksek üçüncü yanardağının üzerini örter.

Bunun dışında şelaleler de ayrı şâheserler olarak arz-ı endam eder. 25 metreden iki katmanlı volkanik bazalt sütundan dökülen Svartifoo şelalesi, org borularına benzer düşey sütunlar oluşturur. Yaz aylarında turistler, buzul kalelerden akarak vadilerle dolu çorak arazide kıvrılarak ilerleyen nehirleri ve bu masalsı manzarayı seyre gelirler.

Vatnajökull Milli Parkı

Şu anda İzlanda’nın %14’ünü kaplayan milli park, 2008 yılında kurulmuştur. Sonradan Avrupa’nın en büyük milli parklarından biri haline gelmiştir.

Bu milli parkı eşsiz kılan hususiyet, manzaralarının sürekli değişimidir. Dünyanın başka hiçbir yerinde, böylesine dinamik bir buzul örtüsünü, sıklıkla faaliyet gösteren buzul faaliyetleri ve ihtişamlı dağ bileşenlerini bir arada görebilmek mümkün değildir.

Harikulade Buzul Mağaraları

Dev buzul katmanının altında aktif volkanlar olduğu gibi, görkemli buzul mağaraları da bulunur. Ziyaretçiler Vatnajökull Milli Parkı’nda özellikle Şelaleli Buzul Mağarası’nda göz kamaştırıcı sanat harikalarına şahit olurlar. Buzul mağaraları sadece kış aylarında, buzul nehirleri geri çekildiğinde ve su donarken ortaya çıkar.

Bu harikulade eserler, güzelliklerinin yanında yine değişimin merkezi durumundadır. Her an yeni eserlerin sunulduğu dinamik sergi salonları gibidirler. Hava şartlarının ve jeolojik durumun değişimine göre sürekli yenilenen mektuplar vazifesi üstlenirler. Şekilleri, boyutları, hatta buzulların hareketine bağlı olarak konumları bile değişir. Böylece mütefekkirler için yaratılan manzaralar eşliğinde, derin mânâlar sergilenir.

Magma Odasına İnilebilen Tek Volkan

İzlanda’daki Thrihnukagigur yanardağı, magma odasının kalbine inen bir asansörü olan ve içerisinde turlar yapılan dünyadaki tek volkandır. Bu volkan en son 4000 yıl önce patlamıştır. Mağara kâşifi Arni Stefansson tarafından 1974’te krateri keşfedildikten sonra, kamuya açık tesis izninin alınması için büyük mücadele verilmiştir. Magma odasının tıkanması ve odayı dolduran magmanın tamamen boşaltılmasının akabinde, volkanın tamamen uykuya geçtiğinden emin olunduktan sonra, magma odası turlarına 2012’den itibaren izin verilmiştir.

Zıtlıkların ve harikulade zenginlikte coğrafi ve jeolojik güzelliklerin iç içe sunulduğu Vatna buzulundaki tasarrufuyla Rabbimizin, eşsiz sanatının ihtişamına dikkatlerimizi çekerek, bizleri kusursuz kemâlâtının müşahedesine davet etmektedir. Bütün bu eserler göstermektedir ki bu âlemin Sânii’nin pek mühim ve hayret verici gizli kemâlâtı vardır. Bu harika sanatlarla onları teşhir etmek ister. Kâinatın yüzünde serilmiş olan sanatlı, parlak ve süslü şu mevcudat, misilsiz manevî bir cemâlin güzelliğinden haber verir. Bizlere düşen, bu hakikatleri okumaya iştiyakımızı göstermektir.

Kaynaklar
Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, “On Birinci Söz”, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2010.

Magnus T. Gudmundsson ve ark., The 1996 Eruption at Gjlp, Vatnajkull ice cap, Iceland: efficiency of heat transfer, ice deformation and subglacial water pressure, Springer-Verlag, 2003.

Vatnajökull, Avrupa, Reader’s Digest Seçkisi, Dünya Harikalarını Keşfedin, İstanbul: Reader’s Digest. 2006.

adventures.is/information/icelandic-volcanoes/

www.icelandtravel.is/attractions/vatnajokull/