2016 yılında, bir eylül akşamı teşrif etti Mısır’a. Bîtap düşmüş ve halsizdi, günlerin uykusuzluğu ve yol yorgunluğu vardı omuzlarında. Birkaç yakınıyla beraber Meriç’ten geçmişler, daha sonra yağmur altında saatlerce yol yürümüşler ve “kader-denk noktasında” karşılaştıkları çok hoşgörülü bir Yunan yetkilisi hanımefendi tarafından kendilerine rehberlik ve misafirperverlik yapılmıştı. Daha sonra Ali Bayram hocamız Mısır’da yaşayan kızının, damadının ve torunlarının yanına gelmeye karar vermişti. Bedeni ve dizleri Meriç ve sonrası süreçte oldukça yıpranmıştı ve kendine gelmesi birkaç ay sürmüştü.

Ali Bayram hocamız Mısır’daki arkadaşlarımızın sürpriz ve çok değerli misafiri olmuştu. Arkadaşlarımız kendisini el üstünde tutuyor, hem ilminden ve hayat tecrübesinden istifade ediyor hem de sevecen ve babacan atmosferinde huzur buluyorlardı. Aylar geçtikçe yorgunluğunu atıp kendisine geliyor, büyük küçük demeden herkesle çok güzel münasebetler kuruyordu. Kendisi o kadar çok seviliyordu ki bayramlarda ve özel günlerde evi, kendisini seven misafirleriyle dolup taşıyordu.

Ali Bayram hocamız vakit buldukça kitapçıları geziyordu ve kendisine Arapça eserlerden oluşan küçük de olsa bir kitaplık oluşturmuştu. Kendisi için hazırlanmış mütevazı odasında bol bol kitap okuyor, tanıştığı Mısırlı dostlarıyla orada hasbihal ediyordu. Mısırlı dostlarımızla yaptığımız diyalog platformuna kendisi de düzenli olarak katılıyor ve toplantıya fikirleri ve bakış açısıyla katkıda bulunuyordu. Sohbetlerinde Hocaefendi’yle hatıralarını aktarıyor, bu aktarımları Mısırlı dostlarımızın takdiriyle ve hayranlık ifadeleriyle karşılanıyordu.

Ali Bayram hocamız, arkadaşlarımızın istirhamını kırmıyor, onlara bazı hususlarda destek veriyordu. Mısır’da çıkan bir internet gazetesinin gelişmesine rehberlik yapıyordu ve aynı zamanda bu gazetedeki köşesinde Hak Dostlarının hayatlarını kaleme alıyordu. Ezher Üniversitesi’nden mezun genç arkadaşlara haftalık ders yapıyordu. Medya toplantılarımıza katılıyor, Çağlayan Dergisi için yazılar hazırlayan bir heyette yer alıyor ve yazı değerlendirmelerine ciddi katkılar sağlıyordu.

Kendisi Mısır’ı, Mısır da kendisini sevmişti. Şöyle diyordu Mısır’daki arkadaşlar için: Onlar bana Hizmetimi bir kez daha sevdirdiler, çünkü gıybet ve dedikoduyu hayatlarından çıkarmış, samimi dava adamlarıydılar.  Ali Bayram hocam bizlere vefayı, ilim insanındaki tevazuyu, ibadetindeki içtenliği gösterdi. O artık Mısır’ın ev sahibi oldu. Emin belde onu bağrına bastı. Kendisini hürmetle ve rahmetle anıyoruz…

Paylaş
Önceki İçerikİşte O Zaman
Sonraki İçerikAffet Allah’ım