Muhteşem bir kâinatta yaşıyoruz. Rabbimizin sonsuz ilim, kudret, irade, hikmet, rahmet ve şefkatiyle yaratıp hayat verdiği ve ikame ettiği; zerreler, atomlar, virüsler ve bakterilerden galaksilere kadar uzanan muazzam bir sistemde yer alıyoruz.

Atom altı parçacıkların incelenmesiyle, içinde yaşadığımız kâinatın yaratılışında istihdam edilen bu parçacıkların dünyasının, alışık olduğumuz dünyadan çok farklı olduğu anlaşılmıştır. Kuantum fiziğine göre, birbirinden ayrı ve farklı olan atom altı parçacıklar, aslında birbiriyle alâkalı ve irtibatlı olan dinamik bir bütünlük içindedir. Gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz ışıklar, uzak bir geçmişin anlık görüntüleridir. Güneş sistemimize en yakın yıldız olan Proxima Centauri’nin ışığının dünyamıza ulaşması yaklaşık dört yıl sürer.

Uzay Boşluk mudur?

Kuantum teorisi, uzayın boş olmadığını kabul eder. Bu teoriye göre, boş olarak görülen bir alan, aslında bir “olaylar bölgesi”dir. Titreşen ve dalgalanan bölgeler vardır. Boşluktaki bu titreşimler, enerji anlamına gelir ve “karanlık enerji” diye adlandırılır.

Evrendeki toplam karanlık enerji miktarı, madde ve karanlık madde miktarından daha fazladır. Gözlemlenebilen kâinat, yaklaşık olarak %68,3 karanlık enerji, %26,8 karanlık madde ve %4,9 oranında madde içerir.[i] Karanlık enerjinin varlığına dair en önemli veri, evrenin genişleme hızındaki artıştır.

Uzayın bazı sırları, gelişen teknolojik aletlerle anlaşılmaya başlamıştır. Heisenberg’in belirsizlik ilkesi, mutlak sıfır[ii]seviyesinde enerjinin var olabileceğini öngörür. Richard Feynman ve John Wheeler, bir elektrik ampulündeki boşluğu incelemiş ve buradaki enerjinin, gezegenimizdeki bütün okyanusları kaynatma ve buharlaştırma gücüne sahip olduğunu hesaplamıştır. “Kuantum boşluğu” ile “genel izafiyet” arasındaki ilişki de Paul Davies ve Stephen Fulling tarafından yapılan bir çalışmada gösterilmiştir.[iii] Kuantum fiziği ile birlikte sadece madde ve parçacık anlayışı değil boşluk anlayışı da değişmiştir.

İzafiyet Teorisi

İzafiyet teorisi, zamanın dördüncü boyut olduğundan söz eder. Einstein’ın ortaya attığı bu teori, daha sonra kuantum teorisi ile birleştirilmiştir. Bu birleştirme sonucu atom altı parçacıklar, kuvvet alanları ile tasvir edilmeye başlanmıştır. Cisimlerin çevresinde yer alan “boşluk” da çok önemli bir dinamik değer olarak karşımıza çıkar.

[i] bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/karanlik-enerji-nedir

[ii] Mutlak sıfır (0 Kelvin, –273,15 °C): Bir maddenin sahip olabileceği veya maddeye kazandırabileceğimiz en düşük sıcaklıktır. Başka bir ifadeyle, atomların en az hareket ettiği hâldir.

[iii] en.wikipedia.org/wiki/Unruh_effect