Yalnızlığın gölgesinde seçtim Canan’a yolculuğu
Ve adımladım çorak arazilerde yoksulluğu, kimsesizliği
Tüm duygularımla Sana yöneldim
Ve tek arzumdu erimek, yok olmak
Zatının varlığında, hayatı duymak
Nefessiz kalmıştım koca asırda, yalnızlık içinde
Bir inci tanesi gibiydi Sevgi, o kadar değerliydi
Sonsuzluğu arzuladım ve hep gökyüzüyle selamlaştım
Dostum gariplikti, arkadaşım bir güvercin
Dosttan gelen mesajlardı her bir yağmur damlası
Soğuk karlar yaklaştırıyordu beni gerçek dostlara
Ve hep onların özlemiyle yanan kalbim
Anlaşılamayan hislerim ve eriyen benliğim
Kendimi bırakmıştım garipliğin kucağına
Orada nefes alıp veriyor ve hep “Hu” demek istiyordum
Geçmişe takılan gözlerim arzularım
Özlüyordu his yoldaşlarını ve ben bakıyordum Sonsuza
Onda eriyordum, yalnızlığın kucağında
Karanlık dostumdu ve içindeki yıldızlar ve ay konuşuyordu hep benimle
Güneşe bakıyordum ve dinliyordum onun nağmelerini
Fısıldıyordu neler neler kulağıma
Yalnızlığın kucağında Gerçek Dostuma
Ulaşmanın azmiyle iç çekiyordu duygularım
Kaybettiğim yıllarım ve yalnızlığım
Özlüyorum seni, ver elini, buluşalım hakikatle
Haydi, gel özlemim benimle…

Paylaş
Önceki İçerikEğitim Sevdası
Sonraki İçerikEmanet