Akıl, kalbin yardımıyla iyiyi ve kötüyü (hayrı ve şerri) ayırt edebilen, düşünme ve idrak etme kabiliyeti mânâsına gelirken zekâ, veriler ve sinyaller yardımıyla eşya ve hadiselerin zahirî özelliklerini algılayabilme ve bunları analiz edebilme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Anlama ve çözümleme ne kadar isabetli ve hızlı olursa, zekânın da o kadar fazla olduğu ifade edilmektedir.

Hayvanlarda akıl olmadığı için, Allah’ın (celle celâluhu) emir ve yasaklarından mesul tutulmamışlardır. Fakat kargalar ve yunuslar gibi birçok hayvanın zekâsının varlığı ve sınırlı bir öğrenme yeteneğinin olduğu bilinmektedir.[i] Hayvanlar gibi makineler de akıllı olmasalar bile “zeki” olabilirler.

Sun’î Zekâ

Sun’î zekâ tabanlı sistemler, özel yazılımlar yardımıyla öğrenebilen sistemlerdir. Diyelim ki bir odanın bir ucundan diğer ucuna gidebilen bir robot tasarladık. Odamızın şekli veya odadaki eşyaların konumu değiştiğinde, robotumuz eşyalara çarpmadan gitmesi gereken yere ulaşabiliyorsa, sun’î zekâya sahiptir diyebiliriz. Bu tür sistemler, değişen durumlara uyum sağlayabilmekte, hız, konum veya şekil gibi değişikliklere göre kendini ayarlayabilmektedir.

 

Bugün bilim insanları üç farklı sun’î zekâdan bahsetmektedir:[ii]

[i] www.newscientist.com/article-topic/animal-intelligence

[ii] codebots.com/artificial-intelligence/the-3-types-of-ai-is-the-third-even-possible

Paylaş
Önceki İçerikSofî
Sonraki İçerikİnsanlığın Efendisi