Her yıl dünya üzerinde, %86’sı okyanuslardan ve denizlerden olmak üzere, ortalama 577.000 km3 su buharlaşır, başka bir ifadeyle her yıl yeryüzünde Karadeniz’deki su miktarı kadar buharlaşma olur. Okyanus ve denizlerdeki su, buharlaşma sırasında tuzu ve yabancı maddeleri bırakarak yükselir. Buharlaşan bu suyun %10’u, rüzgârlar vasıtasıyla bulutlar hâlinde karalara taşınır.[1] Allah’ın (celle celâluhu) rahmetinin bir tecellisi olarak, tuzlarından arındırılıp yeryüzüne gönderilen su, canlıların istifadesine sunulur.

Yeryüzüne indirilen su miktarı Rabbimizin takdir ettiği ölçülere göredir: “Gökten, bir ölçüye göre su indiren de O’dur. Biz onunla ölü bir ülkeye hayat veririz. İşte siz de mezarlarınızdan öyle çıkarılacaksınız.” (Zuhruf, 43/11).

Yeryüzünden buharlaşan su miktarı ve yeryüzüne düşen yağış miktarı sabittir. Azalma ve çoğalma olmaz. Sabit bir su döngüsü vardır. Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), “Hiçbir yıl başka bir yıldan daha yağışlı değildir.”[2]buyurmuştur. Bu hadisten de her sene yeryüzünde aynı miktarda yağış olduğu sonucu çıkarılabilir. Ancak nereye ne miktarda yağacağı sadece Allah’ın tasarrufundadır; bazı yerlere az, bazı yerlere çok yağdırır.

Atmosfer dünya etrafında suyun hareket etmesini sağlayan mükemmel bir ortamdır. Herhangi bir zamanda atmosferde bulunan su hacmi yaklaşık 12.900 km3’tür. Çok ağır kütleler semada gezerler. 1 km3 hacmindeki ortalama bir bulutta yaklaşık 550 ton su vardır.[3] Yağmur bir anda tepemizden aşağı dökülmez. Yağmur taneleri ağırlaşıp yere düşene kadar gökyüzünde bulutlar hâlinde dolaşırlar: “Allah o azamet sahibidir ki rüzgarları gönderir, rüzgarlar bulutları kaldırır. Sonra o bulutları gökte dilediği gibi yayar ve parça parça dağıtır. Bir de bakarsın ki aralarından yağmur akıp duruyor! Derken onu kullarından dilediklerine ulaştırınca, derhal yüzleri gülüverir.” (Rum, 30/48).

Yağmur bulutları, genellikle 1200 ile 2000 metre arasındaki yüksekliklerde bulunurlar. Bu bulutlar en çok su taşıyan bulutlardır. Bunun yanında, 7000 metre yükseklikte de yağmur bulutları bulunabilir.[4]

Yeryüzünden buharlaşan su, toz zerrecikleri ya da elektrik yüklü partiküllerin üzerine tutunarak çapı 1 ile 50 mikron (1 mikron milimetrenin binde biridir) arasında değişen damlacıklar hâlinde yükselir.[5] Gözle görülemeyecek kadar küçük bu damlacıklar havada kolayca asılı kalabilir.

Bulutlar, rüzgârın ve hava basıncının vesilesiyle saniyede 1 ile 10 metre arasında bir hızla yukarı doğru hareket ederken su damlacıkları da bulutlarla beraber kolayca yukarı doğru çıkar. Bir su damlacığı yükseldikçe diğer damlacıklarla birleşerek büyüklüğü ve ağırlığı artar. Ağırlığı arttıkça yükselme hızı yavaşlar. Belli bir süre sonra havadaki partiküller su damlasını taşıyamayacak hâle gelir ve damla yeryüzüne doğru düşmeye başlar. Su damlacığı artık bir yağmur damlasıdır. Düşerken diğer küçük yağmur damlalarıyla çarpışıp büyümeye ve ağırlaşmaya devam eder. Ağırlığına bağlı olarak hızı da gittikçe artar. Aynı büyüklükteki damlalar havada eşit olarak ivmelendikleri ve aynı yönde hareket ettikleri için düşerken aralarındaki mesafe kapanmaz ve birbirleri ile çarpışmazlar.[6]

Yağmur damlası, suyun yüzey gerilimi sebebiyle küre şeklindedir. Yüzeyde bulunan su molekülleri iç taraftaki moleküller tarafından çekilir. Bu da yüzeyde bir gerilime sebep olur ve yüzeyin en az alana sahip olmasını sağlar. Yüzey alanı en küçük şekil ise küredir.

Ortalama bir yağmur damlası yaratılırken 1 milyon su damlacığı birleştirilir. Damlanın yarıçapı 4 milimetreyi geçtiği zaman, hava sürtünmesinin etkisiyle küre hâlinde olan şekli bozulmaya başlar ve alttan şişkin bir şekil alır. Sonunda damla, havada parçalanarak küçük damlacıklara ayrılır. Bu parçalanmanın sebebi, düşüş esnasında, yağmur damlasının alt tarafındaki hava akımının üst tarafındaki akımdan fazla olmasıdır. Dolayısıyla alttaki havanın basıncı, üstteki basınçtan fazla olacağı için damla ikiye bölünür. Böylece damla hafifler, hızı ve ivmesi (birim zamandaki hız değişimi) azalır. Bu süreç damla yere inene kadar tekrar eder. Yere inen bir yağmur damlasının çapı 5 milimetreyi geçemez.[7] Hava sürtünmeli bir ortamda maddenin düşüş hızı, kütlesine ve şekline bağlıdır. Kütlesi büyük maddeler, daha yüksek hızlara ulaşabilirler. Yağmur damlasının yere ulaştığında çapının 5 milimetreyi geçmemesi, bir rahmet tecellisidir.

Havasız bir ortamda düşen bir cismin düşüş yüksekliği arttıkça hızı da artar. Havasız ortamda düşen cismin hızı kütlesine bağlı değildir. Böyle bir ortam farz ettiğimizde, aynı yükseklikten düşen bir yağmur damlası ile bir demir bilye yere çarptıklarında aynı etkiyi yapar. Mesela 1200 metre yükseklikten, havasız ortamda düşen bir yağmur damlası, saatte 552 kilometre, 7000 metre yükseklikten düşen bir damla ise saatte 1334 kilometre hızla yere çarpacaktı.

Rabbimiz atmosferi belirli oranlarda gazlarla doldurarak canlıların yaşaması için elverişli bir ortam hazırlamıştır. Hava sürtünmesi de ayrı bir rahmet tecellisidir. Atmosferin üst seviyelerinden yeryüzüne düşen cisimlerin hızı, belli bir süre sonra hava molekülleriyle sürtünmesi sonucu yavaşlar. Yağmur damlaları için takdir edilen şekil, yeryüzüne düşerken havayla sürtünmelerini artırır. Böylece bize zarar vermeden yeryüzüne ulaşırlar.

Çok yüksekten düşen bir cismin şekline ve kütlesine bağlı olarak, düşüş sırasında belli bir mesafeden sonra cismin üzerine etki eden kuvvetler (havanın direnç kuvveti ve cismin ağırlığı) birbirlerini sıfırlar ve cismin hızı sabitlenir. Bu noktadan sonra cisim, sabit bir hızla düşmeye devam eder. Bu hıza “limit hız” denir.

Yağmur damlası çok büyük olursa, yani çapı 5 milimetreye erişirse, hızı saatte 36 kilometreye kadar çıkmaktadır. Bu da zararsız bir hızdır. Yağmur damlaları, düştükleri yüksekliğe ve büyüklüklerine göre, yeryüzüne iki ile yedi dakika arasında ulaşırlar.[8]

Yağmur damlaları yere düşerken ısınmaz. Katı maddeler gibi yağmur damlaları da havadaki sürtünmenin etkisiyle yere düşerken ısınsaydı, üzerimize düşen damlalar bizi yakardı. Yağmur damlası sıvı olduğu için, yere düşerken hava sürtünmesiyle artan ısısı, damlanın yüzeyinin buharlaşmasına ve boyutunun küçülmesine sebep olur. Buharlaşma damlanın yüzeyinde soğumaya sebep olur. Sonuçta damlalar bizi yakmaz, serinletir.

Denizlerin yüzeyinden buharlaşarak bulutlara ulaşan damlacıklardan bazıları, toprak için besin maddeleri içerir. Deniz yüzeyinin mikro katmanı denilen ve milimetrenin 10’da birinden daha ince olan zarda, mikroorganizmaların bozulmasıyla ortaya çıkan pek çok organik artık vardır. Bu organik besin maddeleri, buharlaşan damlacıklar vasıtasıyla yukarıya taşınırlar ve daha sonra yeryüzüne ulaştırılırlar. Yeryüzündeki bitkiler, yetişmeleri için ihtiyaç duydukları besin elementlerini işte bu yağmur damlalarında bulurlar. Verimsiz bir toprak, yalnızca yağmur aracılığıyla gelen bu besinlerle bile, bitkiler için gereken elementleri kazanabilir. Ormanlar da bu şekilde gelişir ve beslenirler. Bu yolla, her yıl kara parçalarına 150 milyon ton besin maddesi düşmektedir. Bu faaliyet takdir edilmeseydi, dünya üzerinde çok daha az bitki olacak, belki de hayat dengesi bozulacaktı.[9]

“Görmedin mi ki Allah gökten yağmur indirir de yer yemyeşil oluverir. Allah latiftir, habirdir (lütfu boldur, her şeyden haberdardır).” (Hac, 22/63).

Yağmur rahmettir, berekettir, hayattır. Yeryüzüne düşen her bir yağmur damlası, hayata hizmet eder. Tek bir yağmur damlası bile mikroorganizmalar için büyük bir âlemdir. Yağmurun gönderilmesiyle bitkiler yeşerir ve böylece dünyada yaşayan canlıların rızıkları ihsan edilir. Su hayatın devamı için çok önemli bir unsurdur. Yağmurun yağması da Rabbimizin rahmetinin en önemli işaretlerinden biridir.

Dipnotlar

[1] GRID-Arendal (UN Environment Programme), www.grida.no/resources/5623

[2] El-Hâkim, El-Müstedrek, 2/437; Et-Taberî, El-Câmiu’l-Beyan, 19/22; Beyhakî, Es-Sünenü’l-Kübrâ, 3/363.

[3] “How much does a cloud weigh”, www.usgs.gov/special-topic/water-science-school/science/how-much-does-a-cloud-weigh

[4] “Cloud”, en.wikipedia.org/wiki/Cloud

[5] “Raindrops are Different Sizes”, www.usgs.gov/special-topic/water-science-school/science/raindrops-are-different-sizes

[6] “Rain”, en.wikipedia.org/wiki/Rain

[7] “The Real Raindrop Shape Is Not a Teardrop”, sciencenotes.org/the-real-raindrop-shape-is-not-a-teardrop/

[8] “Global Precipitation Measurement”, gpm.nasa.gov/resources/faq/how-fast-do-raindrops-fall

[9] Kasım Yenigün ve M. İrfan Yeşilnacar, “Su Damlasında Bilim ve Din”, Katre (İktisat Sayısı), İstanbul: İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Yayınları, 2017/3, dergipark.org.tr/tr/download/article-file/309714

Paylaş
Önceki İçerikUnutma
Sonraki İçerikHakkın Sesleri