Yunancadaki thermos (ısı) ve dunamis (güç) kelimelerinin birleşmesi ile meydana getirilmiş termodinamik kelimesi, tabiatın yaradılışı ve devamı ile ilgili en temel kanunlara ait bilgilerin incelendiği fiziğin bir alt dalını ifade eder. Bu kanunlar mecmuası; birinci, ikinci, üçüncü ve sıfırıncı olmak üzere genellikle dört kanun ile gündeme gelmiştir. Sıfırıncı kanun sonradan eklenmiş, önemine binaen bu isim verilmiştir. Adından da anlaşılacağı üzere bu yasaların hepsi ısı enerjisi ile alâkalıdır. Isı bir enerji çeşidi olup canlıların hayatının devamı için gerekli reaksiyonlar hep ısı enerjisi ile ilgilidir. Akılsız ve şuursuz olmalarına rağmen hayatın temeline konulmuş atom ve moleküllerin bir çeşit titreşimi ve dalgalanması şeklinde ortaya çıkan enerjinin çeşitli türleri (ısı, ışık, elektrik vs.) ve durumları (kinetik, potansiyel) vardır. Mesela dik bir dağ yamacında duran bir kaya, potansiyel enerji sahibidir. Kaya yuvarlandığında, potansiyel enerjisi kinetik enerjiye dönüşür ve dağın eteklerine inince bu enerjisi biter. Bu yuvarlanma kontrolsüz olduğu için faydalı bir iş yapılmamış, sadece kayanın çarptığı nesnelerin ısısı yükselmiş olur. Enerji, bir sistemin iş yapabilme kabiliyeti olarak açıklanır. Burada işten kastedilen günlük hayattaki işler olmayıp enerjinin kullanılmasıyla ortaya çıkan fizikî neticedir. Bu yüzden, iş ile enerji ölçü birimleri de aynı olup “kalori” ve “jul” olarak ölçülür.