Ötelerden Mesaj Var

Muhakkak göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip sürelerinin uzayıp kısalmasında düşünen insanlar için elbette birçok deliller vardır.[1]

(Âl-i İmrân, 3/190)

 

Kâinat, Rabbimizin harikulade sanat eserlerinin seyre sunulduğu göz kamaştırıcı bir seyrangâh gibidir. Yeryüzünü dolaşırken, rengârenk güzellikte pek çok san’ât harikası ile karşılaşsak da ne yazık ki göklerin seyrine o kadar yakînen vakıf olamıyoruz. Ancak ilim dürbünlerimizi kullanırsak ve uzay teleskoplarının keşiflerini yakından takip edersek, nazarlarımızı ötelere yöneltebiliyoruz.

Gökler sayfasını tefekkür etmek bizlere, semâvatta her bir dolanım ve hareketin, çok hassas bir düzen ve ince ölçülerle gerçekleşmesi, Alîm-i Hakîm olan Rabbimizin varlığına ve birliğine işaret ediyor. Her bir gök cisminin, gürültüsüz vazife görerek direksiz durması, sayısız hikmetli hususiyetlerde yaratılması O’nun el-Bârî (Her şeyi kusursuzca var eden) ve es-Samed (Her şeyin kendisine muhtaç olduğu, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan) gibi isimlerine âyinedarlık eder.

 

Ötegezegenler

İşte bu hârikulâde eserlerin numunelerinden bir grubunu de “ötegezegenler” oluşturur. Ötegezegenler denildiğinde, Güneş’ten başka bir yıldızın yörüngesinde dolaşan, yani Güneş sistemimiz dışında olan gökcisimlerini düşünebiliriz. Bu gezegenlerin birçoğunu Jüpiter gibi büyük kütleli dev gezegenler oluşturur ve bunlar, öncelikli olarak kütlelerine göre sınıflandırılırlar. Kütlesi Dünya’nın kütlesinin 10 katına kadar olan gezegenler Dünyalar, kütlesi Dünya’nın kütlesinin 10 katı ile 50 katı arasında olanlar Neptünler, kütlesi Dünya’nın kütlesinin 50 katı ile 4000 katı arasında olan gezegenler ise Jüpiterler olarak isimlendirilir. Şunu hatırlatalım ki Neptün’ün kütlesi Dünya’nın kütlesinin yaklaşık 17 katı iken, Jüpiter’in kütlesi ise Dünya’nın kütlesinin yaklaşık 318 katıdır.[2]

 

1994 yılına kadar Güneş sistemi gezegenleri dışında bir gezegenin varlığından haberimiz yoktu. Ancak bu yıl içerisinde ilk ötegezegen keşfedildi. Bu gezegen, bir pulsarın yörüngesinde bulunuyordu. 1995’te ise Güneş gibi bir yıldızın çevresinde dönen başka bir gezegen keşfedildi.[3] Bundan sonra pek çok ötegezegen bulundu ve her biriyle Rabbimizin kâinattaki yaratma zenginliği biraz daha gözler önüne serildi. Keşfedilen ötegezegenlerden bazıları:

 

Su Dünyaları

Bu tür okyanus gezegenleri, çok büyük oranda su ihtiva ederler. Bunların bazılarının çok kalın bir atmosfere sahip olduğu düşünülmektedir. Böylece yüzeylerinde bulunan yüksek miktardaki su, atmosfer vesilesiyle tutulabilir. Fakat bazıları sıcak, buharlaşan ve kararsız bir hâldedir.

Bu tip ötegezegenlere en güzel misal, Kepler 22b gezegenidir. NASA, Aralık 2011’de, bilim dünyasını heyecanlandıran bir açıklama yapmıştı: “Bir başka güneş sisteminde, bizim güneşimize oldukça benzeyen bir yıldızın etrafında dolanan ve fizikî şartları hayata elverişli bir gezegen keşfedilmişti!”[4] İşte yaşanabilir kuşakta keşfedilen bu ilk gezegen, Kepler 22b idi. Yaşanabilir kuşak, bir yıldızın etrafında hayata elverişli olabilecek ısı, atmosferik basınç ve suyun sıvı hâlde kalmasını sağlayacak diğer fizikî şartları taşıyan bölge olarak tanımlanır. Bu yüzden bu kuşakta yer alan gezegenlerin, dünya dışındaki hayat konusunda en yüksek ihtimali taşıyabileceği düşünüldüğünden NASA’nın bu açıklaması merak uyandırdı. Rabbü’l-âlemîn olan Allah (celle celâluhu), uzayın derinliklerinde farklı hayat şartları yarattığını bu tür keşiflerle bizlere âdeta yeniden hatırlatıyor; muhtemelen oralarda da kudretinin tecellilerini gösterecek, mevcut ortamın durum ve ihtiyaçlarına göre yaratılmış mahlukların mevcudiyetinden bahsedebiliriz.

 

Sıcak Jüpiterler

Bu dev gaz gezegenler, yıldızlarına Merkür’den daha yakın bir yörüngede dönerler. Bunlardan biri HD 189733b’dir. Ölümcül cam yağmurları ve aşırı sıcaklarıyla meşhur olan bu gezegen, saatte 8.046 km hızla esen rüzgârları ve James Webb Uzay Teleskobu’yla yapılan bir araştırmada atmosferinde çürük yumurta kokusu yayan hidrojen sülfür molekülünün keşfiyle dikkat çekti.[5]

 

Sıcak Neptünler

Neptün boyutlu bu gezegenler de yıldızlarına yakın bir yörüngede dönerler. Bunlarda bir yıl çabuk geçer, bu özellikleri onları uzaktan tespit etmeyi kolaylaştırır. 2007 yılında keşfedilen ilk sıcak Neptün, yaklaşık 33 ışık yılı uzaklıkta olan Gliese 436 b’dir.

Bu tür ötegezegenlerden bir diğeri olan LTT 9779 b ise, 19 saatlik yörünge periyodu ve 1700°C’nin üzerinde atmosferik sıcaklığıyla keşfedilen ilk Ultra Sıcak Neptün gezegenidir.[6] İç kısmına titanyum yağdıran metalik bulutlara sahip bu garip gezegen, uzaydaki “Dev Ayna” olarak tanımlanır. Gezegen, gelen ışığın %80’ini yansıtmasından dolayı, kâinatın bilinen en yansıtıcı cismi olarak, kayıtlara geçen bir İlahî tasarruf mucizesidir.[7]

Rabbimizin bu tür hayret verici gök cisimlerini yaratmasının hikmetini belki bugün tam idrak edemesek de ayna gibi parlayan bu gezegen el-Kâdir’in (Her şeye gücü yeten) ve en-Nûr’un (Her şeyi aydınlatan) azametli tecellilerine âyinedarlık etmektedir.

 

İki Yıldızlı Gezegenler

Bunlar, iki güneşi olan, yâni aynı anda iki farklı yıldızın etrafında dönen sıra dışı gezegenlerdir. İkili yıldız sistemlerindeki gezegenler, yıldız çiftinin ortak kütle merkezi etrafında bir yörüngede hareket edebildiği gibi yıldızlardan birinin etrafında da hareket edebilen, Rabbimizin harikulade Kudret nişanlarındandır.

Astronomlar, 2M1510 (AB) b adında, bildiğimiz hiçbir şeye benzemeyen yepyeni bir gezegen keşfetti. Bu gezegen sistemi, şimdiye kadar bulunan en tuhaf sistemlerden biridir.[8] Tipik bir sistemde gezegenler ana yıldızlarının etrafında, yıldızın ekvatoruyla örtüşen, düz bir yörünge düzleminde dönerler. Yıldızın dönüşü de bu düzlemle aynı doğrultudadır. Ancak aday gezegen 2M1510 b için durum tamamen farklıdır. Gezegen iki merkezi kahverengi cücenin döndüğü düzleme dik konumda ve yıldız kutuplarının çok ötesinden geçen bir yörüngede yol alır. Sistemin yıldızları konumundaki esrarlı cisim çifti ise birbirlerinin etrafında da döner ve muhteşem hâlleriyle hayranlık uyandırır.

Bütün kâinatı düşündüğümüzde, aslında mikroskobik bir noktada hayat süren bizlerin bildiği şeyler son derece sınırlıdır; sadece Güneş sistemimizdeki hayat şartlarını tanıyoruz, hâlbuki Rabbimizin ilmi sonsuzdur ve bu tür sıra dışı keşifler, O’nun kudret ve hikmet dolu isim ve sıfatlarını biraz daha idrak edebilmemiz için birer işarettir.

 

Elmas Gezegenler

Yapılan inceleme ve araştırmalarda bazı ötegezegenlerde karbon hâkimiyeti tespit edilmiş ve bunlar, elmas gezegenler olarak adlandırılmıştır. Elmas gezegenlerin meşhur örneklerinden biri, süper-Dünya 55 Cancri e’dir. Bu gezegen, Dünya’dan 40 ışık yılı uzaklıktadır.[9]

 

Dünya’nın yaklaşık iki katı büyüklüğünde ve neredeyse sekiz katı kütleye sahip olan bu gezegenin, en önemli özelliği; grafit yüzeyinin altında, değerli taş ve diğer kristal yapılardan oluşan kalın tabakadır. İlk olarak 2011’de ana yıldızının önünden geçerken tespit edilen bu gezegen, yıldızının etrafında sadece 18 saatte bir tur atar. Sonuç olarak, yüzey sıcaklıkları 2.150 °C’ye ulaşır; bu da karbonla birlikte elmas oluşumu için mükemmel şartların olgunlaşmasına sebep olur.[10] 55 Cancri e gezegeninin çok orijinal bir kimyevî kompozisyonu vardır. Bilim insanları, Elmas gezegenlerin çekirdeği ile ilgili olarak; bu gezegenlerin merkezinde erimiş demirden veya demir-karbon kombinasyonundan bir çekirdek olduğu fikrine ulaşmıştır. Gezegenin elmas tabaka olarak adlandırılan tabakasında ise yüzeyin altındaki basınç sebebiyle, sert bir kristal bant yaratılarak kalın bir elmas tabakası inşa edildiği düşünülmektedir.

 

Haydut Gezegenler

WISE 0855-0714 benzeri bazı gezegenler ise yıldızlarının yörüngelerinde dönmezler. Bunlar, doğrudan bulundukları galaksinin merkezi çevresinde bir yörünge takip ederler. Astronomi dünyasında bu gezegenler bir yıldızın yörüngesinde dönmeyip, uzayda serbestçe dolaştıkları düşünüldüğü için “başıboş gezegen” olarak isimlendirilirler. Oysaki bu tanımlama hakikate tamamen aykırıdır. Cansız ve şuursuz maddenin atomlarının havada, suda, toprakta dağılmışken, birden hareket emrini almış görevli memurlar gibi, belli bir gayeye göre hedefe doğru intizamla gidişatından gördüğümüz gibi, göklerdeki bütün cisimler de gayet intizamlı bir şekilde, belirli kanunlar ve ölçüler dahilinde Sâik-i Hakîm’in emriyle sevk edilir, asla başıboş hareket etmezler.[11]

 

Neticede, bize göre olağanüstü özelliklerde birçok ötegezegen yaratılmış ve gökler sahnesini süsleyerek arz-ı endam etmektedirler. Bunları düşünmek, dilimize şu eşsiz münacaatı düşürür;

“Ey Vâcibü’l-Vücûd! Ey Vâhid-i Ehad! Bu harika yıldızlar, bu acîb güneşler, aylar; Senin mülkünde, Senin semâvâtında, Senin emrinle ve kuvvetin ve kudretinle ve Senin idare ve tedbirinle teshir ve tanzim ve tavzif edilmişlerdir. Bütün o ecrâm-ı ulviye, kendilerini yaratan ve döndüren ve idare eden bir tek Hâlik’a tesbih ederler, tekbir ederler, lisan-ı hâl ile ‘Sübhânallah, Allahu ekber’ derler. Ben dahi onların bütün tesbihatıyla Seni takdis ederim.”[12]

 

Kaynaklar

[1] Yıldırım, S., Kur’ân-ı Hakîm ve Açıklamalı Meali, Define Yayınları, Ocak 2013, İst., s. 74.

[2] Ocak, Mahir E., “Ötegezegenler”, TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, Mart 2014, s. 72-77.

[3] Mears, Laura, “Exoplanets”, 100 Wonders of Space, All About Space, Volume 36, Imagine Publishing, Pg. 36-37.

[4] https://www.acikbilim.com/2012/01/guncel/kepler-22b-yasanabilir-kusakta-bir-dis-gezegen.html

[5] https://www.space.com/james-webb-space-telescope-exoplanet-rotten-eggs

[6] https://en.wikipedia.org/wiki/Hot_Neptune

[7] https://www.livescience.com/space/exoplanets/mirror-like-exoplanet-that-shouldnt-exist-is-the-shiniest-world-ever-discovered

[8] https://science.nasa.gov/universe/exoplanets/discovery-alert-a-possible-perpendicular-planet/

[9] Mears, Laura, 100 Wonders of Space, All About Space, Volume 36, Imagine Publishing, Pg. 34-36.

[10] http://news.nationalgeographic.com/news/2012/10/121011-diamond-planet-space-solar-system-astronomy-science/

[11] Nursî, Bediüzzaman Said, Sözler, 29. Söz, 2. Maksad, 2. Esas, 10. Medar.

[12] Nursî, “Münâcât Risalesi”, Şuâlar, 3. Şuâ, Süreyya Yay., Şubat 2019, s. 51.

 

Bu yazıyı paylaş