Dünyada yaklaşık 8,7 milyon canlı türünün olduğu tahmin edilmektedir.[1]Cansız varlıkları ve her bir canlının organ ve organellerini de düşündüğümüzde, hesap edemeyeceğimiz kadar yaratılış çeşitliliğini görmekteyiz. Her bir mahlûk, Rabbimizin Musavvir ismine ayna olarak, kendine has bir surette yaratılmaktadır.

Kerim Mevlamız tarafından bize bahşedilen her nimette, sayısız hikmetler müşahede edilir. Meyveler, sebzeler, tavukla birlikte yaratılan yumurtadan arıyla birlikte yaratılan bala kadar her şey, kendine özgü bir armağan paketi içinde bizlere ihsan edilir. Musavvir ismi, cansız maddelerde olduğu gibi bütün canlılarda, insan bedeninde, simasında, kalbinde, damarlarında, hücrelerinde ve zerrelerinde ayrı ayrı tezahür eder. Haşr sȗresinin 24. âyetinde buyurulduğu gibi, Cenab-ı Hak, Musavvir’dir, her mevcuda en uygun şekli veren O’dur (celle celâluhu).[2]

Kâinatta var edilen her şey, sonsuz cemal, kemal ve ihsana ayinedârlık eder. Mesela; meyvelerin ve çiçeklerin suretleri, renkleri, tatları ve kokuları; duygularımıza hoş gelecek şekilde yaratılır. Bir kelebeğin kanatlarındaki kusursuz simetri, harika şekiller ve canlı renkler, insanı hayret ve hayranlığa sevk eder.

En küçük hücre organellerinden sistemlerimize kadar da birçok örnek verebiliriz. Mesela sayısız hikmetlerle tasvir edilen iskelet sistemimiz; beyin, kalp, akciğer gibi hayati organların korunmasını sağlar, iç organlara destek olur. Gözlerimiz hem en latif hem de en fonksiyonel şekilde ihsan edilmiştir. Göz doktorları, gözlerimizin başımızda, en iyi görebilecek ve korunaklı şekilde konumlandırıldığını belirtmektedir.

Musavvir İsminin Yeni Keşfedilen Harika Bir Tezahürü

  1. asırda, gelişmiş robotlar üreten, suni organlar yapmaya çalışan bilim insanları, deri hücrelerimizin gerçek üç boyutlu şeklini yeni keşfettiklerini duyurdu. Pennsylvania Lehigh Üniversitesi Biyomühendislik bölümünden Prof. Javier Buceta ve ekibi; epitelyum hücreleri adı verilen ve başta derimiz olmak üzere bazı organ ve kan damarlarında bulunan hücrelerin üç boyutlu yapısının, bilinenden farklı olduğunu gözlemledi.[3]“Skutoit” adını verdikleri bu şekil, şimdiye kadar bildiğimiz üç boyutlu geometrik şekillerden farklıydı.

Skutoit; dikdörtgen prizma, piramit, silindir veya küre şeklinden farklı olan, üç boyutlu geometrik bir şekildir. Bir tarafı düzgün beşgen, diğer tarafı düzgün altıgen olan prizma formundadır. Altıgen taraf oluşabilmesi için beşgenin köşelerinden biri ‘Y’ şeklinde ikiye ayrılarak küçük bir üçgen oluşturur.[4]

Sevilla Üniversitesinde çizilen skutoit şekilleri.

 

 

Bazı böceklerin göğüs kafesinin arkasında yer alan ve minik bir üçgeni andıran bölgeye ‘Scutellum’ denmektedir. Araştırmacılar skutoit ismini buradan esinlenerek verilmiştir.

Derimizin Önemi ve Epidermis Hücreleri

Sadece yüzeyini görebildiğiniz derimiz vücudumuzun en büyük organıdır ve ortalama bir insanda 2 m2alan ve 5 kilo ağırlığındadır. Deri, temel olarak üst deri (epidermis), alt deri (dermis) ve alttaki yağ dokusundan müteşekkil bir yapıdadır.

Dış dünya ile irtibatımızı sağlayan derimizde, epidermise yerleştirilmiş olan sinir uçları vesilesiyle bu temas, dokunma, basınç, kaşıntı olarak beynimize iletilir. Kaşıntı hissini ileten sinir uçları sadece derimizde, bir tür korunma refleksi olarak ihsan edilmiştir. Ya iç organlarımızda da kaşıntı hissi olsaydı?!

 

Yeni aldığımız bir arabanın kaportası yıllar içinde yıpranır, boyası solar ve bazı yerleri paslanarak çürümeye yüz tutar. İnsanlarda ise, herhangi bir hastalık yoksa, deri sürekli yenilenir. Aynı zamanda yüzümüzü ve bütün bedenimizi sararak güzel bir görünüme sahip olmamızı sağlar.

Keratinosit adı verilen genç deri hücreleri, epidermis tabakasının alt kısmında sürekli olarak yaratılır ve yukarıya doğru göç eder. Epidermisin son tabakasından (en dış yüzeyden) çekirdeklerini kaybederek kepek olarak atılır. Bu süreç ortalama bir ay sürer. Kıl ünitesinde üretilen yağ tomurcukları deriye doğru bir fıskiyeden çıkmış gibi fışkırtılarak deriyi bir sıva gibi kaplar ve derimize esneklik ve kayganlık verir ve onu mantarlara karşı korur.

 

Dış deride hücreler birbirine desmozom denen protein bağlarla bağlıdır. Bunu, betonun içindeki demir çubuklara benzetebiliriz. Herhangi bir hastalık sebebiyle bu bağlar koparsa, derimiz bütünlüğünü kaybedip içi su dolu kabarcıklarla dolar.

 

Zemin tabakasında ayrıca derimize renk veren hücreler (melanositler) bulunmaktadır. Bu hücreler, melanin denen, deriye rengini veren pigmentleri oluştururlar.

 

Dış deri ile derin deriyi özel bir yapı bir arada tutar. Bu yapı üst derideki hücrelerle alt derideki derin derinin ana hücresi olan fibroblastlar arasında bulunan proteinlerle sağlanır ve iki tabaka adeta çelik halatlarla birbirine bağlanır.

 

Epitel Hücrenin Ambalajı

 

Doğru olarak yeniden çizilen dış derimizin temel taşı olan epitelyum hücrelerimizin ambalajı (üç boyutlu geometrik şekli) şimdiye kadar bildiğimiz şekillerden farklıdır. Daha önceleri, bilim insanları, bu hücrelerin; sütunu andıran bir prizma veya tepesi kesilmiş bir piramit veya kesik koni anlamına gelen “frustum” şeklinde olduklarını tahmin ediyorlardı. Fakat gelişen bilim ve teknolojik araçlar vesilesiyle epitel hücrelerin üç boyutlu hallerini canlandırdıklarında, “skutoit” ismini verdikleri ve daha önce hiçbir ilmîyayında tanımlanmamış olan sürpriz bir şekille karşılaştılar.

Bilim insanları, bu şeklin bütün deri boyunca yer almasının bir hikmetini şu şekilde açıkladı: Derimiz, yani epitel hücreler büküldükçe, skutoit, enerji bakımından daha tasarruflu bir şekildir. Bu yapı, doku büküldükçe daha sabit kalabilmek için enerjisini minimum seviyede kullanma eğiliminde oluyor. Biyofiziksel verilere göre de bu hücrelerin enerji tasarrufu için bu şekil en uygun seçimdir.

Bu keşif, suni organ üzerine çalışma yapan bilim insanlarına ışık tutmuş oldu. Aynı zamanda şimdiye kadar insanoğlu tarafından düşünülmemiş bu yapı model alınarak çok daha sağlam, esnek ve daha uzun süre kullanılabilecek malzemelerin imal edilmesinin de yolu açılmıştır.

Daha önce de birçok teknoloji, canlıların harika yaratılışı örnek alınarak geliştirilmiştir.[5]İşte bazı örnekler:

Canlı Hususiyeti Geliştirilen Teknoloji
Dulavrat Otu Kenetlenme şekli Yapıştırıcı bant
Ayçiçeği Yön değiştirme sistemi Güneş panelleri
Nautilus Vücut yapısı

Denizaltı

Tavşan Ayak yapısı

Kar ayakkabısı

Bal arısı Gözlerindeki optik tasarım Kompleks manevralara imkân sağlayan navigasyon sistemleri
Sirke sineği Ani sapmalarda tepki veren dengeleme sistemi Uçaklarda kullanılan otomatik dengeleme sistemi
Kuş Aerodinamik yapı Uçak mühendisliği
Virüs Sürekli yenileme özelliği Şarj edilebilen, küçük, güçlü ve yüksek verimli piller
Kelebek Kanatlarındaki yanardöner renkler Savaş alanında yaralanan askerlerin yaralarının şiddetini ölçen, renk değiştiren bantlar
Köpek balığı Deri yapısı Mikrop tutmayan, sürtünmesiz yüzeyli materyaller
Engerek yılanı Gözündeki ısı algılayıcıları Isı algılayıcı savunma sistemleri (termal kameralar)
Bukalemun Renk değiştirebilen derisi Renk değiştirebilen kıyafet, ayakkabı ve çantalar
Sinek Girift yapılı, çok parçalı gözleri Uydularda kullanılan güneş panelleri
 Baykuş Kanatlarındaki pürüzlü, girdaplı yapı Hızlı trenin gürültüsünü önleyen sistemler
Yalıçapkını kuşu Suya dalış özelliği Hızlı trenlerin ön kısmının tasarımı (tünele girerken meydana gelen basınç problemi için)

 

Skutoit şekli, Rabbimizin bilhassa Musavvir isminin harikulade bir tezahürüdür. Öyle anlaşılıyor ki önümüzde daha çok keşfedilecek İlahîsıfat ve isimlerin tecelli ve tezahürleri durmaktadır.

Dipnotlar

[1]Mora C, Tittensor DP, Adl S, Simpson AGB, Worm B (2011) How Many Species Are There on Earth and in the Ocean? PLoS Biol9(8): e1001127. https://doi.org/10.1371/journal.pbio.1001127

[2]“Allah O’dur ki, Hâlık (yegâne Yaratıcı)dır; Bârî (pak, ortaklar edinmekten mutlak manâda uzak Yaratıcı)dır; Musavvir (her varlığa ona en uygun şekli veren)dir. O’nundur en güzel isimler. Göklerde ve yerde ne varsa O’nu tesbih (O’nun her türlü noksandan ve ortakları bulunmaktan mutlak manâda uzak olduğunu ikrar ve ilan) eder. Ve O, Azîz (mutlak izzet ve ululuk sahibi, her işte mutlak üstün ve galip)tir; Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan)dır” (Haşr, 59/24). (Meal: Ali Ünal).

[3]Javier Buceta ve ark., Scutoids are a geometrical solution to three-dimensional packing of epithelia.Nature Communications, 2018; 9 (1) DOI: 10.1038/s41467-018-05376-1.

[4]Şeyda Çulfa, “Merhaba Skutoitler,” Popular Science, 2 Ağustos 2018.

[5]Prof. Dr. Abdülkadir Koçer, Baştan Ayağa Mucizeler, İstanbul: Altın Burç Yayınları, 2012.