“Yeniden bir hamleyi özümde taşıyorum,

Ruhu öldüren yeis asla bulunmaz bizde!”

Diyor küheylan, “Her an mesafe aşıyorum,

Yolum uzayıp gitse ateşten bir denizde.”

 

Süvarim de ümitli, bin bir engel çıksa da

Kanatlanır geçeriz bunca badireleri,

Aşk yolunda her darbe ruhumuzu yaksa da

Şahlanıp bulacağız o aydınlık seheri.

 

Seher ki ölümsüzlük mevsiminin adıdır,

İnsanlık buna hasret, bu iklime susuz, aç,

Mazideki özlenen o baharın tadıdır,

Bu Hızır soluklara bütün insanlık muhtaç.

 

Bizi zincire vursa dünyanın zalimleri,

Kementlerle her uzvu bağlasalar sımsıkı,

Gülerek karşılarız bu hunhar zulümleri,

Yaşamayız bir lahza umutlardan firakı.

 

Süvarimle birlikte parçalarız zinciri,

Kementleri koparır, savururuz yokluğa.

Yeşertiriz yeniden ışıktan filizleri,

Çeviririz dünyayı cennet-asa bir bağa.

 

Evet, engeller çoktur, hatta aşılmaz gibi,

Ama biz böyle dimdik yokuşları çok gördük.

Nice tayfun, fırtına, nice boran, kar, tipi,

Zemheri kışlarında kalblere bahar ördük.

 

Doludizgin koşarak imdada yetiştik çok,

Hızır gibi ulaştık ağlayan mazlumlara.

Bizi bu kâinatta durduracak fani yok,

Kurak çöllerde bile tohum saçtık kumlara.

 

Ve aldık ürünleri, deste deste nur nesil,

Yaradan huzurunda saf tutarlar kıyamda.

Her toprakta yeşerdi serâpâ huzur nesil,

Ne işi var kederde, ne de hüzünde, gamda.

 

“Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik!”

Diyen o şair gibi ördük ebedi neşe,

İşte bu mutlulukla nice düşmanı yendik,

Ulaştık zafer adlı o sönmeyen güneşe.

 

Bugün yollarımızda bin bir engel olsa da

Yılmayız bizler yine dağ ve tepe aşarız.

Her taraf çepeçevre düşman ile dolsa da

Yararak bu engeli muhtaçlara koşarız.

 

Vira bismillah deyip yeniden dirilişi,

Filiz filiz yeşertiriz uğruna o bahar

Amudî yükselişe çeviririz inişi,

Zira bize kudreti sonsuz olan Allah Yâr!