İnsana benzetilerek tasarlanan Sophia adlı robota, sosyal medyada, basın ve yayın organlarında büyük bir alaka gösterildi. Robotun gazetelerde boy boy fotoğrafları yayınlanıyor, devlet büyükleri kendisiyle fotoğraflar çektiriyor, televizyonlardaki söyleşileri izleme rekorları kırıyor. Sophia’nın konuşmalarını dinlemek, kendisine sorulan sorulara verdikleri cevapları işitmek için farklı ülkelerde programlar düzenleniyor. Hatta bazı ülkeler kendisine vatandaşlık vermeyi bile gündeme getirdi. Önceki versiyonu sadece bedenin üst kısmından ibaret olan ve bir sehpa üzerine monte edilen robot, biraz daha geliştirilmiş, insan gibi yürüyecek şekilde dizayn edilmiş.

Yürümesinden ziyade insanları hayrete düşüren vasfı, onun bir insan gibi konuşması. Sophia, kesik kesik de olsa, cümleler kurdukça insanların kendisine olan hayranlığı daha da artıyor.

Sophia’nın, kendisine yüklenilen program dâhilinde, belli kelimeleri bir araya getirmek suretiyle soruları cevaplaması, 21. yüzyılda insanoğlunun bilim ve teknikte kat ettiği mesafeyi ve birikimi ortaya koyması açısından takdire şayan bir gelişmedir. Girift programı sayesinde insan kadar olmasa da onun kullandığı kelimelerle konuşabilmektedir.

İnsandan mülhem Sophia, insanoğluna bahşedilen beyan kabiliyetinin ne kadar büyük bir nimet olduğunu, adeta insanların kulağına fısıldamaktadır. Seslerin çıkarılmasından ton ve vurguya kadar insana benzetilmeye çalışılan robot, bize dilin ya da dillerin doğuşu ile ilgili teorileri de tedai ettirmektedir.

Dillerin ortaya çıkması ile ilgili farklı fikirler ortaya atılmıştır.[i]Bunlar:

[i]Demirci, Kerim, Türkoloji İçin Dilbilim: Konular Kavramlar Teoriler, Ankara: Anı Yayıncılık, 2014, s. 20.