Paranoya, psikiyatrik bir hadise olarak, insanda muhakeme, dengeli düşünme ve makuliyete bağlı hüküm vermeyi bozan müzmin bir ruhî hastalıktır. Böylesi psikopatlar arasında paranoya tavrı gösterenlerde daha ziyade şu dört husus göze çarpmaktadır:

  1. Kendine olağanüstü bir değer verme, böyle bir beklenti içinde bulunma, egoizma ve egosantrizma tavırları sergileme, herkese tepeden bakma ve beklediklerini buldukça da şişme-kabarma..
  2. Zulme uğrayacağı korkusuyla sürekli güvensizlik hafakanlarıyla oturup-kalkma ve her şeyden, her kıpırdanıştan şüphelenme stresleriyle tir tir titreme..
  3. Böylesi kahredici düşünce kaymalarıyla çevresindeki her farklı oluşumu kendi aleyhinde bir projenin parçası gibi görme ve ne olur ne olmazlara binaen vehim blokajlı stratejiler oluşturma..
  4. Sadece kendisinin doğru davrandığı, doğru işler yaptığı cinnet hezeyanlarıyla içtimaî uyuşmazlıklara sebebiyet verme…

Derken bu inhiraf ve fikrî çarpıklıklarını tabiatının bir derinliği haline getirerek yüzde bir, binde bir tehlike ihtimalleriyle hezeyandan hezeyana sürüklenme ve şöyle-böyle sahip olduğu şeyleri elden kaçırma, başkalarına kaptırma endişesiyle tir tir titreme.. hayalî zalimler ve asiler icat ederek, güçlü ise, muhalif kabul ettiklerini ezip bitirme; zayıf ve dayanaksız ise, bir gün evvel can alıcı hasımlar olarak dillendirip durduğu en muzır çevrelerle itilaflara girerek -be tahsis ittifak demiyorum- vehmî hasımlara karşı din ve iman düşmanlarının dahi yapmadığı şenaat ve denaetleri irtikap etme.. ervâh-ı habise ve şeytanların güdümünde daha yüzlerce mesâvînin yanında, hayır yollarını tıkama; peygamberler güzergahında yürüyenleri âsi ve eşkıya gibi göstererek itibarsızlaştırma.. çok önemli evrensel değerleri dört bir yanda temsille insanlık çapında bir “ba’s-ü ba’de’l-mevt”e zemin hazırlama aktivitelerini engelleme.. daha çok bir sürü tavrı sergileyen şuursuz yığınları -onlarca kutsal kabul edilen argümanları kullanarak- su-i emellerinin birer figürü haline getirme…

Evet, bu türlü nefis ve heva dürtüleriyle irtikâp edegeldikleri yüzünden böyle biri, toplumda huzur bırakmadığı/bırakmayacağı gibi kendi de umduklarını elde edememiştir/edemez. Aksine paranoya kaynaklı yapıp ettikleriyle kendinin de yakın çevresinin de hayatlarını cehenneme çevirmiştir/çevirir.

Paranoyak, işlerini tahrip yöntemine bağlı sürdürdüğünden, kolay elde edilen bu işte gönlünce elde ettiği sonuçları firaset ve kiyasete veren bir mecnundur. Ama o, tımarhanedeki deliler gibi başkalarını anormal gördüğünden sürekli farklı cinnet tavırları sergiler; kendi gibi düşünmeyenleri hain ve terörist sayarak, gözlerinin onun makamında olduğu ve fırsat elde edince gelip onun sahip bulunduğu şeyler üzerine konacakları paranoyasıyla oturur-kalkar.. korunma adına özel birlikler oluşturur.. sürekli villadan villaya geçerek yer değiştirir durur.. ne yığın yığın korumacı teşkiliyle yetinir ne de iç içe korunma seralarını kâfi görür; mük’ab vehimlerle kendi hayatını da, şuursuzca arkasından sürüklenenlerin hayatını da cehenneme çevirir.

Seviyesiz bir ortamda neş’et edip kaderin cilvesi önemli makamlar ve payeler elde eden paranoyaklar, biraz da aşağılık kompleksine bağlı, ‘elde ettiğim imkân, iktidar ve servetleri başkalarına kaptırırım’ paranoyasıyla akla ziyan her türlü hezeyana girer ve iç içe vehimlerle ölür ölür dirilirler. Melekleri, melek ruhlu insanları yılan gibi görür ve şeytanlara yahşi çekmeye dururlar.