Yeryüzü ekranı, harikulade bir intizam içinde, mevcudat silsilesini yansıtıyor. Görüntüler, sesler, gündüzler, geceler ve hızla akıp giden zaman… Bir anda sayısız hayat karesi kayıt altına alınıyor. İnsanın iç âleminde olup bitenler, dışa yansıyan sözler, haller ve davranışlarla birlikte tespit edilip gayb âlemine gönderiliyor.

Bu dünyada sanal bir şekilde yaşanan hayatlar var mıdır? İnsan hayatında bir menzil olan bu dünyada, sanal bir hayat yaşamak gerçekten mümkün müdür?

Her gün, her insan için farklı bir âlemin kapısı açılır ve insanlar aynı dünyada olmasına rağmen ruh ve kalb aynalarına yansıyan farklı âlemlerde yaşarlar. Aklın, duyguların, sezgilerin, hayallerin, tasavvurun ve vicdanın iç içe olduğu bu âlemde nice dünyalar vardır. Bu dünyalardan ne kadarı kayda değerdir ve insanî değerlerle bütünleşmiştir; ne kadarı keşke yaşanmasaydı dedirtecek cinstendir veya hiç yaşanmamış gibidir? Bazı hayatlar, faydalı bir şekilde, su gibi akıp giderken, bazıları da sönüp giden köpükler gibidir.[i]

[i]Bkz. Ra’d, 13/17.