Büyüklük hezeyanı teşhisi konulan kişi, kendinde başka insanlarda olmayan, olağanüstü bir yeteneğin varlığına inanır. Mantıksız konuşmalar yapar ve bunlara inanır. Hezeyan, hakkında yeterli delil olmayan bir konuda, aksine ihtimal vermeyecek şekilde öne sürülen yanlış bir kabuldür. Hezeyanları olan hastalar, etrafındaki kişileri de ikna edip hezeyanlarına inandırabilirler.

Büyüklük hezeyanı (grandiyözite, ego kabarması), bir kişinin kendisine son derece güvenmesi ve kendisinin fevkalade güçlere ve vasıflara sahip olduğuna inanması durumu olarak tarif edilebilir. Hasta kendisini çok güçlü, önemli ve yenilmez hisseder. Ona göre hiçbir şey imkânsız değildir. Aklına gelen bir projeye hemen başlama dürtüsüyle dolup taşar. Davranışları başkalarına aşırı abartılı ve kibirli gözükür. Kendini beğenmiş, böbürlenen bir hali vardır. Bazen, özellikle de aşağılık duygusu içindeki insanlar, büyüklük hezeyanı içinde bir kişinin tutum ve davranışlarından etkilenerek onun kendisiyle ilgili gerçek dışı inançlarını paylaşabilir, bu özellikler ya da güçlere gerçekten sahip olduğuna inanabilirler.

Büyüklük hezeyanı içindeki kişiler genellikle kendileri için kabul ettikleri büyüklük durumunu uluorta faş etmezler. Ancak başkaları tarafından sürekli övülmeye ihtiyaç duyarlar. Başkalarının kendisine olağan dışı yetenekler izafe etmesinden hoşlanırlar ve onlara karşı çıkmayarak izin verirler, hatta onları çeşitli hediye ve makamlarla ödüllendirirler. Bu tür kişileri etraflarından hiç ayırmak istemezler.

Bu tür hastalar, genellikle ortalamanın üstünde bir zekâya sahiptir. Durumlarının etrafındakiler tarafından anormal karşılanabileceğini bildiklerinden, olur olmaz yer ve zamanda fikirlerini ifade etmekten kaçınırlar. Hasta veya deli olarak görülmekten çekindikleri için temkinli davranmakta mahirdirler. Hezeyanlarıyla ilgili konular dışındaki fikirleri normal olabilir. Başka bir ifadeyle, bu tür hastaların her söylediği saçma değildir. Bu durum, etrafındaki insanları etkileme ve onları inandırma konusunda kendisine yardım eder.

Büyüklük hezeyanı genellikle paranoya ile birlikte görülür. Paranoya; aşırı endişe ve korku hâli olarak nitelendirilir. Böyle bir kişi; gurur, bencillik, sürekli kuşku ve güvensizlik içindedir. Bu kişiler kimseye güvenmez, çeşitli senaryolar kurgular, insanların her hareketinden özel bir anlam çıkarır ve sürekli kendilerine komplo kurulduğunu düşünürler. Sürekli olarak çevrelerini incelerler. En ufak detaylara dikkat ederek kendilerine karşı yapılacak davranışları önceden tespit etmeye çalışırlar. Şüphe duydukları her durum karşısında kendilerini korumaya yönelik davranışlar sergilerler. Bulundukları ortamlarda sürekli olarak kapı ve pencereleri kontrol eder, hatta etrafta dinleme cihazı aramaya başlarlar. İnsanların onları kıskandıklarını düşünür, kendilerini öldürerek makamlarını, mallarını ve paralarını alacaklarını iddia ederler.

Hezeyanla şüpheyi ayırt etmek gerekir. Akıl yürütme tarzından kişinin hezeyan içinde olup olmadığı anlaşılabilir. Mesela komşusunun kendisini öldürmeye çalıştığını iddia eden bir hastaya bu hükme nasıl ulaştığı sorulduğunda, “Komşum kapısının önüne kırmızı çöp kutusu koyuyor ve bana bu şekilde mesaj veriyor” şeklinde bir cevap verebilir. Bir kişinin gömleğinin renginden darbe mesajı çıkarmak da buna misal olarak verilebilir.

Büyüklük hezeyanı içindeki kişiler kendilerinin bir tür kurtarıcı olduğunu iddia ederek etraflarında pek çok insan toplayabilirler. Hezeyanlarını genellikle sistematik bir şekilde takdim ederler ve ayrıntılı açıklamalar yaparlar. Bu tür hastalar oldukça normal görünürler. Yaptıkları açıklamalar etrafındaki insanlar için makul gelebilir. Bu yüzden etraflarında fikirlerine ortak olacak kişileri toplayabilirler. Hezeyanlı bir kişiye inananlar, akl-ı selimle bağdaşmayan yollara iletilebilirler. Bu hasta liderler, toplumları savaşlara sürükleyebilir. İnsanların kurtarıcısı olduklarına inandıkları için toplumu maceralara sürükleyip milyonlarca insanın ölümüne sebebiyet verebilirler.

Beyin tümörü, epilepsi gibi bazı beyin hastalıkları, büyüklük hezeyanı ve paranoyaya sebep olabilir. Bilhassa limbik sistem ve bazal ganglion hasarlarında, bu anormal durumlar ortaya çıkabilmektedir. Ancak herhangi bir organik sebep olmadan da bu tür rahatsızlıklar görülebilmektedir.


bazal ganglion: Kas hareketlerinin kontrolü ve devam ettirilmesi, öğrenme, idrak ve hislerle ilgili fonksiyonlar icra eden beyin bölgesi.

limbik sistem: Talamusun iki yanında yer alan beyin yapılarından oluşur. Yeme ve içme gibi davranışlar, motivasyon, uzun süreli hafıza ve koku alma duyusu gibi önemli fonksiyonlarla ilişki halindedir.