Büyüklük hezeyanı teşhisi konulan kişi, kendinde başka insanlarda olmayan, olağanüstü bir yeteneğin varlığına inanır. Mantıksız konuşmalar yapar ve bunlara inanır. Hezeyan, hakkında yeterli delil olmayan bir konuda, aksine ihtimal vermeyecek şekilde öne sürülen yanlış bir kabuldür. Hezeyanları olan hastalar, etrafındaki kişileri de ikna edip hezeyanlarına inandırabilirler.

Büyüklük hezeyanı (grandiyözite, ego kabarması), bir kişinin kendisine son derece güvenmesi ve kendisinin fevkalade güçlere ve vasıflara sahip olduğuna inanması durumu olarak tarif edilebilir. Hasta kendisini çok güçlü, önemli ve yenilmez hisseder. Ona göre hiçbir şey imkânsız değildir. Aklına gelen bir projeye hemen başlama dürtüsüyle dolup taşar. Davranışları başkalarına aşırı abartılı ve kibirli gözükür. Kendini beğenmiş, böbürlenen bir hali vardır. Bazen, özellikle de aşağılık duygusu içindeki insanlar, büyüklük hezeyanı içinde bir kişinin tutum ve davranışlarından etkilenerek onun kendisiyle ilgili gerçek dışı inançlarını paylaşabilir, bu özellikler ya da güçlere gerçekten sahip olduğuna inanabilirler.