Vücudumuzu bir elbise gibi çepeçevre saran derimiz, bir yandan dış dünyadan gelen olumsuz tesirler için bir bariyer oluşturan diğer yandan da vücudumuzun hayatî fonksiyonlarının devamında çok önemli bir rol oynayan mucizevî bir organımızdır. Üzerindeki çizgiler ve izlerle yaşadıklarımızı, anılarımızı ve kaderimizi yansıtan bir aynadır. Ortalama 1,72 m2yüzey alanı ve derialtı yağ dokusunu da katarsak 9,6 kg civarındaki ağırlığı ile vücudumuzun en büyük organıdır ve yokluğunda hayatın devam etmesi mümkün değildir.[i]Beş duyu organımızdan biri olan derimiz yardımıyla hayat tecrübelerimizin önemli bir kısmını ediniriz. Bıçağın kestiğini, ateşin yaktığını, annemizin elinin yumuşacık olduğunu onunla öğreniriz. Bunların dışında terleme yoluyla toksinlerin atılması, vücut ısısının muhafaza edilmesi ve D vitamini sentezi gibi birbirinden farklı birçok görevi de sessiz sedasız yerine getirir.[ii]

Kur’ân’ı Kerim’de bahsi geçen kadim dostumuz güneş, yeryüzünde yaşayan bütün canlıların hayatta kalması için istihdam edilen bir ısı ve ışık kaynağıdır. Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri ancak güneş ışınları ile mümkündür. Güneş elektromanyetik tayfta yer alan bütün ışınları yayar. Bu ışınların tehlikeli ve ölümcül olanları, dünyamızı saran atmosfer tarafından süzülür ve bu sayede yeryüzüne bu tehlikeli ışınların çok azı ulaşır.[iii]

[i]livescience.com.

[ii]Sun exposure and vitamin D suffiency. Gilchrest BA, Am. J Clin Nutr. Ağustos 2008, cilt. 88 no. 2 570S-577S.

[iii]Understanding UVA and UVB. skincancer.org.