“Gömlek” tabiri, dilimizde bazen mecazî mânâda kullanılır. “Bu gömlek bol gelmiş” derken vazifenin hakkı verilmediğini ima ederiz.

Kur’ân’ın muhtevası evrenseldir; sadece indiği döneme hitap etmez. Her asrın ihtiyacını karşılayacak hükümler, hikmetler, usuller ve mesajlar içerir. Bu mesajlar bazen açık bir şekilde bazen de önceki peygamberlerin hayatlarından tablolar hâlinde sunulur. Benzeri her devirde yaşanan hadiselerin arka planı, bunlar karşısında ortaya konulacak duruş ve akıbet adına alınması gereken ibretlere dikkat çekilir.

Bu çerçevede Yusuf Sûresi; hadiselerin iç yüzünü, geleceğe bakan yönlerini ve tevilini açıklayan, köle olarak satıldığı ülkenin en saygın ve sevilen kişisi haline gelen bir peygamber oğlu peygamberin (aleyhisselâm) hayat hikâyesi üzerinde durur. Özellikle günümüzdeki bazı olayların gerçek yüzünü aydınlatır ve İslâm’a hizmetin pek çok düsturlarını ortaya koyar.

Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) doğup büyüdüğü vatanından uzaklaştırılması, gömleğine kan bulaştırılması (Yusuf, 12/18), gayri meşru bir teklife karşı çıktığı için gömleğinin arkadan yırtılması ve babasının gözlerinin Hz. Yusuf’un gömleğinin sürülmesiyle açılması, günümüzdeki bazı hadiselere de işaret ediyor olabilir.