Üç buçuk yıl aradan sonra, her şeyin bir anda elimizden alınıp yeniden, hem de daha güzeliyle, her şeyin Sahibinden birer lütuf olarak yağdığını idrak etmiş olarak çok sevdiğim işime dönmüştüm. Belki her gün O’nun kudretinin ne kadar büyük olduğunu idrak etmekle, “Sen O’nunla (celle celâluhu) olduktan sonra her şey seninledir.” düsturunu hatırlatmakla geçiyordu.

Bulunduğum şehrin orta büyüklükte bir hastanesinde yoğun bakım uzmanı olarak çalışıyordum. Bu dönemde dünya, zahirî olarak küçük, tesiriyle yeryüzünü sarsan Korona pandemisi ile imtihan oluyordu. Ben de ister istemez bu hâdisenin içinde bulunuyorum. Kendimi ve ailemi koruma duygusu ile bir yandan aslî tedbirleri alıyor diğer yandan da çözüm adına ne yapılabilir diye düşünüyordum. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) tavsiye buyurduğu çörek otundan bu vesileyle istifade etmeye başladım.

İki ayrı şekilde rivayet edilen hadis-i şerife göre, Resȗlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Ölüm dışında hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda onun için bir deva bulunmasın.” “Çörek otu ölümden başka her derde devadır. Bu siyah tanecik ölüm hâriç bütün hastalıkların şifasıdır.”[i] Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, Sonsuz Nuradlı eserinde, meselenin ilmî planda tahlilini o sahanın uzmanlarına bıraktığını ifade ederken bu konunun tıp ve farmakoloji sahasında çalışma yapanların dikkatini çekmesi gerektiğini belirtmektedir. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) doğruluğuna ve vahiyle müeyyed olduğuna iman edenler, O’nun hiçbir sözünün, davranışının ve uygulamasının, fetanetten süzülmeden ve vahyî bir tasdikten geçmeden insanlığa sunulmadığına inanırlar. Dolayısıyla O’nun yaptığı her tavsiye, bizler için bir hedef olmalı ve o konuda çalışma gayretimizi kamçılamalıdır. Tıbb-ı Nebevî’ye dair bunun gibi pek çok konunun değerlendirmeye tâbi tutulması ve hayatımıza hayat olması adına bu sünnetler hatırlanmalıdır.

[i] Buharî, Tıbb 7; Müslim, Selam 89, (2215); Tirmizî, Tıbb 5, (2042), 22, (2071).