Hayatımız sırlı bir yolculuğa benzer. Yolun kendine göre zorlukları vardır, ama yolda olmak güzeldir. Yolculuk, keşfin kapılarını açar; ufka kapı aralar. Bazen yolculuk öze dönüştür; kalbin yamaçlarını yakından görüştür. Yolculuk dünyayı tanımaktır; meçhule doğru adım atmaktır.

En uzun yolculuklar bile tek adımla başlar. Sevgiyle atılmayan adımlar zamanla yavaşlar.

Gidişinle dönüşün arasında fark varsa müsbet mânâda,

Sana da yer vardır o zaman yapılan samimi dualarda.
Her gün yeniden doğarken kader bizlere yeni sürprizler yapar ve o ana kadar görmediğimiz, tanımadığımız yerleri ve insanlarıkarşımıza çıkarır. Bazen yolumuz bizi bir bahçeye götürür. O bahçede güller, karanfiller, laleler, sümbüller, çeşit çeşit çiçekler vardır. Bazen onca çiçek arasında bir güle takılırız. Gülün rengi, kokusu ve zarafeti dikkatimizi çeker, fakat o gül, bir bahçenin gülüdür. Bahçenin, toprağın, bahçıvanın belki de yanı başındaki zambağın özelliklerinden bir şeyler almıştır.

Sen sen ol, güle sadece gül gibi bakma. O gül gibi görünse de sen derûnundaki desenler ve renkleri onda görmeye çalış. Çalış ki gül ile bülbül gibi, aynı havayı teneffüs edene kadar veya o güzelim seher vaktindeki diriltici nefhayı içine çekene kadar; renklerde, seslerde ve fikirlerde aynı çizgiyi yakalama imkânı elde edesin.