Hayatımız sırlı bir yolculuğa benzer. Yolun kendine göre zorlukları vardır, ama yolda olmak güzeldir. Yolculuk, keşfin kapılarını açar; ufka kapı aralar. Bazen yolculuk öze dönüştür; kalbin yamaçlarını yakından görüştür. Yolculuk dünyayı tanımaktır; meçhule doğru adım atmaktır.

En uzun yolculuklar bile tek adımla başlar. Sevgiyle atılmayan adımlar zamanla yavaşlar.

Gidişinle dönüşün arasında fark varsa müsbet mânâda,

Sana da yer vardır o zaman yapılan samimi dualarda.
Her gün yeniden doğarken kader bizlere yeni sürprizler yapar ve o ana kadar görmediğimiz, tanımadığımız yerleri ve insanlarıkarşımıza çıkarır. Bazen yolumuz bizi bir bahçeye götürür. O bahçede güller, karanfiller, laleler, sümbüller, çeşit çeşit çiçekler vardır. Bazen onca çiçek arasında bir güle takılırız. Gülün rengi, kokusu ve zarafeti dikkatimizi çeker, fakat o gül, bir bahçenin gülüdür. Bahçenin, toprağın, bahçıvanın belki de yanı başındaki zambağın özelliklerinden bir şeyler almıştır.

Sen sen ol, güle sadece gül gibi bakma. O gül gibi görünse de sen derûnundaki desenler ve renkleri onda görmeye çalış. Çalış ki gül ile bülbül gibi, aynı havayı teneffüs edene kadar veya o güzelim seher vaktindeki diriltici nefhayı içine çekene kadar; renklerde, seslerde ve fikirlerde aynı çizgiyi yakalama imkânı elde edesin.

Gülü sevmek, dikeni görmemek demektir. Dikene takılanlar gülden mahrum olurlar. O halde sen de dikenlerden arınmaya gayret et. Dikeni var diye kimseyi rencide etme. Sen hangi sesleri duymak istersen o sesleri terennüme çalış. En güzel bestesini yap hayatının ve en sevdiğinle paylaş onu. Sevgi ve anlayış yankılansın kalbinde, ruhunda, yuvanda ve bütün cihanda.

Bak kartallara, yüksekten uçan kartallara… Zaman zaman inerler yeryüzünün tepelerine, vadilerine. Tevazu kanatlarını gererler inerken yere. Alırlar alacaklarını, sonra da tekrar yükselirler geldikleri yere. Yükseklere çıkmak da aşağılara inmek de insan içindir. Önemli olan yüksekte bir kartal gibi süzülürken vadide bir bülbül gibi şakımaktır.

Sanma hikâyelerde olduğu gibi güller hep bülbülleri görürler. İnsan özünden taviz vermeden konumunun hakkını vermeli. Yoksa nasıl hem bülbül hem kartal olursun ki? Bak, hayat sevgi ile yoğrulmuş. Çiçekler sevginin canlı timsalleridir. Güller de sevginin sembolü olmuştur. Haydi, sen de hisset hayatı. “Sevmek her şeydir.” de. Gerçekten sevmek… Benliği bırakarak sevmek; ben demeden sevmek; sadece sevmek… Yoksa nasıl bülbül olursun ki?

Sevgi davası, kuru bir dava değildir. Onda her duruma göre çareler vardır. Öfkeyi yok eden sevgidir. Nefreti dağıtan sevgidir. Önündeki dağları ancak sevgiyle aşarsın. Sevdiğini de söyle ki kalbler açılsın. Seven de senin gönlünde oturacağı güzel bir koltuk olduğunu görsün.

Aman dikkat et, sevgi solmasın. Güller her mevsim açabilir. Sözle açar, sevgiyle açar, tebessümle açar, iyilikle açar…

Hayatı anlamaktır önemli olan ve bu da birden olmaz. Kaderin çizdiği yola revan ol. Endişe etme. Acele etme. Yolunda her zaman güller olmaz. Yer yer dikenlere rastlarsın; takılma onlara. Kırmadan, dökmeden yola devam et. Sevgiyle yaklaştığın dikenlerin güle döndüğüne şahit olacaksın. Mânâ âleminden uzak kalma ki hakikat güllerinin kokusu gelsin. Sevgi ile yoluna devam et ki yolunda güller olsun. Yerler ve gökler, kalbi sevgiyle dolu olanlara selam dursun.