Mevcudata nazar ettiğimizde, umumî ve mükemmel bir nizamı fark ederiz. Her şey hassas bir tanzimle yaratılır. Zerrelerden yıldızlara kadar her bir masnu, hayret verici bir düzen içerisinde, bütün mevcudata bakan dengeler gözetilerek, sayısız hikmetle tanzim edilmiştir.[i] Hangi tarafa baksak, zahiren düzensiz gibi görünen sistemlerde bile uyum ve tertip görür, hiçbir kargaşa, tesadüf ve düzensizlikle karşılaşmayız.

Yıldızlarının etrafında yörüngesinden sapmadan dönen gezegenlerden, yerleştirildiği noktada vazifesini yapan atomlara, hatta atom altı parçacıklara kadar her şey çok muntazam bir biçimde yaratılır ve muvazene ile hareket eder.

Canlılar âleminin her bir nev’i ve ferdi de mükemmel tazimatıyla, tevhid hakikatine işaret ederler. Bu canlılardan sadece bir numune olan ve nanoteknolojiye ilham veren gekoları tanıyıp onların hâl lisanından kelime-i tevhidi işitmeye çalışabiliriz.

            Gekoların Genel Hususiyetleri

Gekolar, Antarktika dışında, çöllerden ormanlara kadar dünyanın her bölgesinde yaşayabilen, çok çeşitli türleri olan küçük kertenkelelerdir. Uzunlukları 3 ile 15 cm arasında değişen gekoların vücutlarının yarısını kuyrukları teşkil eder. Aslında yılanlara ait bir özellik olan gözlerinin üzerini örten gözlük camı gibi bir koruyucu tabakanın bulunuşu enteresandır. Diğer sürüngenlerin aksine, gekoların çoğunun sesi vardır ve çıkardıkları sesler türlerine göre farklılık gösterir. Ses zenginliği, zayıf bir tıklama veya cıvıltıdan, tiz bir kıkırdama veya bağırmaya kadar değişir.[ii]

Yağmur ormanlarında dolaşan gekolar, ağaçtan ağaca atlarken kuyruklarının desteğini alırlar. Havada ve ağaçlarda her zaman dengelerini muhafaza ederler. Dikey yüzeylerde veya baş aşağı ilerlerken, rahatlıkla yürüyebilirler. Ayaklarının her biri, yaprakçıklar şeklinde, milyonlarca mikroskobik ince pul ile kaplıdır.[iii] Ülkemizde görülen türlerine, halk arasında “Süleymancık” denir. Gekolar, genellikle geceleri aktif olup sivrisinek, sinek, böcek, karınca ve kelebeklerle beslenir. İlgi çekici bir savunma özelliği olarak gekolara, düşmanları tarafından sıkıştırıldıklarında kuyruklarını bırakıp kaçma hususiyeti lütfedilmiştir. Düşman, kopan ve hareketini devam ettiren kuyruk ile meşgul olurken geko çoktan kaçmış olur. Türlerin çoğunda, kaybedilen kuyruk hızlı bir şekilde yenilenirken tepeli geko gibi bazı türlerde yenilenme görülmez.[iv]

[i] Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nûriye, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2007, s. 48.

[ii] www.britannica.com/animal/gecko

[iii] Elizabeth Dalby (2012). Süzülmek ve Kaymak, Ankara: TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları.

[iv] en.wikipedia.org/wiki/Autotomy