Bilindiği gibi, örümceklerin kanatları yoktur. Ancak 1832 yılında Darwin; dünya seyahati yaptığı gemi, Arjantin kıyılarından 100 km açıkta, hafif bir rüzgârla seyrederken iki üç mm boyunda ve koyu kırmızı renkte çok sayıda küçük örümceğin, esintiyle birlikte denizden gelerek geminin halat ve yelkenlerine takıldıklarını fark edince çok şaşırmıştı. Karadan çok uzaktaki bir gemiye bu kadar çok örümceğin gruplar halinde ulaşması nasıl mümkün olmuştu? Darwin, görünürde kanatları olmayan ve kara canlısı olarak bilinen bu hayvanların, çok ince ipek iplerini, sanki birer yelken veya balon gibi atmosfere saldıklarını ve rüzgârın sürüklediği bu çok ince ama güçlü iplere binerek seyahat ettiklerini fark etti.

Gözle zor görülen, fakat çelikten sağlam ve esnek ipliklerine tutunarak atmosferde yaklaşık dört bin metreye çıktıkları tespit edilen bu minik hayvancıkların ürettikleri ipek ipliğin nasıl bir kimyevî işlemle meydana geldiği merak konusudur. Yüksek teknolojimize rağmen, aynı özelliklerde bir ipliği henüz yapamıyoruz. Bilinen yaklaşık 45–50 bin örümcek türü ise, yaratıldıkları günden bu yana, beslenme, hareket ve üreme tarzlarıyla uyumlu, farklı özelliklerde iplikler üretmektedir. Bazı iplerle avlanma için tuzak ağları kurarken, bazı ipleriyle yuva inşası veya hareket etmede kullanılacak atkılar ve sallanma askıları yaparlar. Bu farklı özellikteki ipeksi ipler, örümceğim karnındaki özel ipek laboratuvarındaki aminoasitlerden sentezlenir.

Darwin’in 190 sene önce fark ettiği, ipliklere tutunarak hareket eden örümceklerin böyle bir sistemi nasıl inşa edebileceklerini, evrimci bir bakış açısıyla “adaptasyon” diye bir kelimeye bağlamak kolay olsa da aslında bu kelime, meselenin arka planındaki irade ve kudreti perdelemekten öte geçememektedir. En zeki ve akıllı yaratık olarak, son bin yıl içindeki bilgi birikimimizle, kuşlardan ilham alarak, Endülüslü Abbas ibn Firnas’dan Hezârfen Ahmed Çelebi’ye ve günümüze kadar edindiğimiz tecrübelerle balon, paraşüt, planör, uçak ve helikopterler icat ederek havada hareket etmeyi becerebilirken şuur ve akıldan mahrum örümceklerin, belki milyonlarca yıldır, hiçbir eğitim görmeden, fizik ve kimya bilgisine dayanan yeni bir uçuş tekniğine sahip olmalarını, sadece “adaptasyon” diye bir kelimeyle geçiştirmek, tabir yerindeyse, biraz ahmaklık olmaz mı?