Yapayalnız adamıydı, bir ömürlük şehrinin. Tek yoldaşı, büyüttüğü gamıydı; yorgun günlerinin… Bütün halkın içinde, hasret idi bir dosta; “İğne atsan yere düşmez” dedikleri hengâmda. Zira
Bir pencerem vardı, babama yakın O arkada otururdu, ben pencerede Gökyüzüne bakıyordu pencerem Ve babam arkada oturuyordu, bana yakın Pencere demirlerine sarılırdım sıkıca Yağmur vakti