Allah’ın (celle celâluhu) yarattığı güzellikleri tanımamız için ihsan edilen beş duyunun her biri müthiş bir sanat harikası olarak Sânî’yi gösterirken burun ve koklama duyumuzla ilgili bazı yeni keşifler ve tespitler yapılmıştır. Bilgisayarların giderek güçlenmesi ve yeni yazılımlarla ortaya çıkan “Sun’i Zekâ” ile “Nanoteknoloji” ve “Moleküler Kimya” gibi üç ayrı disiplinin ortaklaşa yürüttükleri çalışmalar neticesinde, insanın terinden, ağzından, idrarından ve nefesinden çıkan kokulardan, hangi hastalığa yakalandığını anlamanın mümkün olduğu görülmektedir.

Parkinson hastalığı, multipl skleroz, karaciğer yetmezliği, Crohn hastalıkları, pulmoner hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı veya herhangi bir kanseri, vücudunuzun içine hortumlarla, borularla, enjektörlerle girmeden ve canınızı yakmadan, sadece nefesinizi koklayarak teşhis ettiklerini düşünün, ne kadar rahat değil mi? Zaten neredeyse yarım asırdan fazla bir zamandır sürücülerin alkollü olup olmadığını tespit etmek için bir cihaza üflendiğini biliyorsunuz. Benzer bir tekniği, hastalıkların teşhisinde niçin kullanmadığımızı ilim insanları uzun zamandır merak ediyordu.

İsrail, Fransa, Letonya, Çin ve Amerika Birleşik Devletlerindeki üniversitelerden bir araya gelen bir ekip, ağızdan çıkan nefesin içindeki molekülleri tayin eden bir cihaza, yeni geliştirdikleri bir sun’i zekâ yazılımını ekleyerek 17 hastalığı, yüzde 86 gibi bir doğruluk oranıyla teşhis etmeyi başardılar.

İnsanın vücudundan yayılan kokular, onun parmak izi gibi şahsına mahsus, genetiği ve metabolizmasına bağlı bir husustur. Emen bebekler annelerini kokularından tanır ve yabancı birisini çok acıkmadığı müddetçe kolayca emmez. Her ailenin de evine sinmiş bir kokusu vardır. Eşler birbirini kokularından tanır. Bu kadar önemli olan kokuların hikmetlerinden birisi (dil ile birlikte) gıdaların lezzetini almak, yemek için iştah duygusunu tahrik etmek iken bir diğeri de güzel kokulardan manevî hazlar duymak ve kötü kokular yardımıyla bozulmuş gıdaları tanıyıp zararlı şeylerden uzaklaşılması için uyarmaktır.

Paylaş
Önceki İçerikBir Hayalim Var
Sonraki İçerikSofî