Gecenin sessizliğinde, rüzgârın ıslığı eşliğinde
Ya ölüme gitme ya da ölümü beklemeyi bilme
Karlar yağdı içime, kış mevsimini tatmayan gönlümde
Kaderime ayrılık cemresi düştü
Buz tuttu ruhum, düşlerim kırıldı ellerimde
Sıcağında üşüdüğüm sevda diyarından
Gitmek mi, zor kalmak mı?

Bir sonun başlangıç noktasında
Bir yokuşun başında, tırmanışta
Son bir dokunuş istese de yüreğim sevdiklerime
Hoşça kal demek istemese de gözlerim aşkın gölgesine
Aydınlık geceyi karartan zulmette
Noktasını koyarken sevdamın hikâyesine
Yeni hülyalı sevdaların ışığı eşliğinde
Gitmek mi zor, kalmak mı?

Acımasız poyrazın kopardığı yerden düşünce donuk bakışlarım
Takvimler bahtsız ayrılıklar gösterir zamana
Işığını arayan ateş böcekleri gibi mevsimler yelkovan izinde
Adresi olmayan belirsiz bilmeceye
Kavuşmanın tan yeri ağardığı günde
Ayrılığın kavuşma arefesinde
Gitmek mi zor, kalmak mı?

Paylaş
Önceki İçerikDiriliş Asrı
Sonraki İçerikMemleketim