Şafak sökün ederken usul usul her sabah,
Cûşa gelir tabiat, nice varlıklar agâh…
Zikrederken erenler, kalpleri birer dergâh;
El açalım Mevla’ya, şimdi dua vaktidir!

Bir ikindi güneşi, kıpkızıl gök ve yerler;
Kıyamdadır ağaçlar, rükûda mor çiçekler…
Gönüllerden dökülen yedi kat arşa değer;
Dert yanalım Mevla’ya, şimdi dua vaktidir!

Gecelerin koyunda secde eder kutlular,
Sır ehline fısıldar veliler ve ulular…
Hâle gibi dizilir kalp ufkunda her “Hû”lar;
Yüz dönelim Mevla’ya, şimdi dua vaktidir!