“Bir Kitabullah-ı âzâmdır serâser kâinat,

Hangi harfi yoklasan mânâsı hep Allah çıkar.”

Recaizade Mahmud Ekrem

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Allah’tan başka hak bir ilâhın bulunmadığını kalben tasdik ve lisanen ikrar ettiğine, bütün gören ve görünen eşyayı”[i] şahit göstererek başladığı Katre Risalesinin Birinci Babında, nazarları aynı hakikatin şahitlerinden biri olan kâinata çeker ve her şeyi mânâ-i harfiyle, yani kendi başlarına değil işaret ettikleri mânâları nazara alarak okuyup okutur. Elli beş lisan üzerinden yaptırdığı bu tevhit okumasıyla inşa edilecek marifet peteğinin, “ballar balı” olan muhabbetullahı netice vermesi için gerekli olan usulün de deliller getirmek olduğuna, daha baştan Yaradan’ın varlığını ve birliğini kabulünü duyurmasıyla işaret etmektedir. Kendisini her bir lisan ile insan, yeryüzü ve kâinat simalarında okutturmakta olan “Allahu lâ ilâhe illâ Hû”[ii] hakikatine açılmak için insanın kapsayıcı bir nazara sahip olması gerekmektedir. Böylece yakalanan tevhit vicdanda duyulacak ve her bir simada hep Hû’ya ait izler görülecektir. “Hak’tan ayân (açık) bir nesne yok/Gözsüzlere pinhân (gizli) imiş.” ufkuna erişildiğinde ise “Daha yok mu?” heyecanıyla kâinat bahçesinin rengarenk çiçeklerinde dolaşılacak, marifet petekleri örgülenecek ve onlardan süzülen ballar balında tadılan iman lezzetini müştak ruhlara duyurma adına durmadan koşturulacaktır.

Kuşatıcı bir nazar elde etmeden mevcudat bahçelerine açılan biri için böyle bir neticeye ulaşmak çok zordur. Sözgelimi çiçeklerin kesretini tefekkür ederken nazar dağınıklığına düşülecek, bir şekilde toplanan mânâlar kalbde bir tasdik edici bulamadığından marifete dönüşmeyecektir. Bundandır ki nazar önce kâinatın minik bir modeli olan insana çevrilmeli, bu indekste yapılacak okumadan sonra teleskopik bir bakış elde edilerek kâinat kitabı okunmalıdır. “Çünkü âfâkın doğru okunması, enfüsün doğru okunmasına bağlıdır.”[iii]

[i] Bediüzzaman Said Nursî, Mesnevî-i Nûriye, İstanbul: Şahdamar Yayınları, 2007, s. 46.

[ii] “Allah o hak Mabuddur ki Kendisinden başka ilâh yoktur.” (Bakara, 2/163 ve 255).

[iii] M. Fethullah Gülen, Sohbet-i Cânan (Kırık Testi-2), İstanbul: Nil Yayınları, 2011, s. 165.