Biraz sonra ağaçlar ve ormanlar hakkında okuyacaklarınız sizi şaşırtabilir, fakat sakın ağaçlara gerek yokmuş, bütün ormanları kesebiliriz gibi yanlış bir mânâ çıkmasın. Sadece bazı bildiklerimizin eksik olduğunu veya önem sıralarında kaymalar olabileceğini vurgulamak isteriz.

Canlılığın devamı için olmazsa olmaz faktörlerden birisi oksijendir. Antik felsefeden itibaren “anâsır-ı erbaa” olarak bilinen dört elementin mahiyeti bugün de değişmemiştir. Hayatın devamı için gerekli olan ve toprak, hava, su ve ateş olarak bilinen unsurlardan, topraktaki elementlerin, havadaki oksijen ve azotun, sudaki oksijen ve hidrojenin ve ateşten de Güneş’in kastedildiği bugün ilkokul seviyesinde bile bilinmektedir.

            İlk Yaratılıştaki Oksijenin Kaynağı Ne Olabilir?

Dünyanın şartları insan için bir yurt ve beşik olmak üzere hazırlandığında, yeryüzünün ilk zamanlarında sahip olduğu yüksek sıcaklık azaltılıp yeterince soğutulduktan sonra yaratılan mavi-yeşil algler tarafından büyük miktarlarda üretilen oksijen miktarı ile biyolojik oksidasyonlarda tüketilen miktar arasında bir denge kurulmuştur.

Jeolojik yaş tayinleri ve fosil araştırmaları açısından bazı yönleri spekülatif olsa bile Devoniyen Çağından önce yeryüzünde ağaç olmadığı, zira ağaçların Devoniyen’de, kara hayvanlarının da bundan sonra yaratıldığı düşünülürse, her canlı şeyin sudan yaratılması âyetine de uygun olarak, önce suda yaşayan fitoplanktonların yaratılması ve onlara ürettirilecek oksijen ile önce kara bitkilerine ve sonra da kara hayvanlarına uygun bir atmosferin inşa edilmesi sürecinin gelmesi daha mantıklı olmaktadır. Tabiî ki bu süreç, akılsız ve şuursuz bir evrim değil, küllî bir ilim ve kudretle inşa edilen hikmetli bir ekosistemin belli bir sıra ve program içinde yaratılmasıdır

Paylaş
Önceki İçerikGoethe’nin Duası
Sonraki İçerikFatih