İnsanların balıkları görünce gemileri, kuşları görünce uçakları yapmaları çok uzun yıllar boyunca süren bilgi birikimi ve atölyelerde yapılan çalışmalarla gerçekleşmiştir. Canlıları incelemede kullandığımız gözlem ve deney araçları geliştikçe tabiat ismini verdiğimiz harika sanatlar mecmuasının sayfalarını daha dikkatli araştırdık ve akılları durduracak incelikler, estetik, mimarî ve mühendislik uygulamalarına ilham verecek eserler gördük. Araştırmacıların tabiatı taklit ederek yaptıkları ürünlerin, mekanizmaların ve çalışma şekillerinin toplamını ifade eden biyomimetik teriminin Türkçe karşılığı “biyotaklit”tir (Yunanca bios=hayat, mimesis= taklit etmek).

Yüzyıllar boyunca insanlar tabiattaki eserlerden ilham alarak ihtiyaçlarına çözüm aradılar. Biyomimetik disiplininde de Rabbimizin El-Bâri isminin tecellisiyle kusursuz ve uyumlu yaratılmış canlıları taklit etmek; teknoloji, sistem ve tasarım geliştiren AR-GE (araştırma ve geliştirme) uzmanlarına kılavuzluk yapar. Kusursuz tasarım için rehber olarak hikmetlerle yüklü tabiatı kullanırlar. Yeryüzü sadece bizim için yaratılmış olmasa da tabiattaki her şey insanoğlunun ihtiyaçlarına cevap verebilmek için programlanmış gibidir. Rahman sûresinin hemen başında (7.–9. âyetler) arka arkaya geçen “mizan” tabiri, Cenab-ı Hakk’ın isimlerini sergileyen kâinatın, mükemmel bir nizam ve ölçü içerisinde yaratıldığını vurgular.