KOKU ALMANIN ÇÖZÜLEMEYEN SIRRI

Kâinat kitabını incelerken varlıklara nakşedilmiş, Yaratıcıyı gösteren çok sayıdaki işaretleri renkler, sesler, geometrik desenler veya kokular şeklinde algılarız. Duyuların beyinde görüntü, ses ve koku olarak nasıl algılandığı hakkında çeşitli teoriler ve modeller üretilerek bazı izahlar getirilmeye çalışılsa da Allah’ın hayvanlara ve insana hediye ettiği bu muhteşem duyuları anlamakta henüz emekleme safhasının ötesine geçmiş değiliz.

 Dış dünyadaki titreşimlerin bazı dalga boylarını ışık ve renk olarak algılamakla vazifeli gözümüze renklere ve siyah-beyaz farklılığa hassas koni ve çomak şeklinde iki tip reseptör (alıcı) yerleştirilmiş olup, yüzlerce renk tonu sadece kırmızı, yeşil ve mavi ışığa hassas üç tip koni hücresinin farklı dalga boylarının karışımıyla ortaya çıkar. İç kulağa yerleştirilmiş benzer tipteki işitme reseptörleri de bir çalgı aletindeki değişik uzunluktaki tellerin titreşmesi mantığına benzer şekilde seslerin frekansına ve hacmine göre uyarılır ve beyinde ses olarak algılanır. Koku almada ise görme ve işitme reseptörlerinin aksine 400 farklı alıcı vardır.

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş