Sanal Âlemin Yalan Rüzgârları ve Devrilen Ahlakî Değerler

Sanal âlem çok renkli, cazibedar, bir o kadar da eğlenceli. Pek çok şeyi ayağımıza getiriyor, bir tıkla alışveriş yapıyor, insanların aylarca yolculuk yapıp öğrendiği bilgilerin çok daha fazlasına bir tuşa basıp göz açıp kapayıncaya kadar erişiyor, uzaktaki sevdiklerimizle yanı başımızdalarmış gibi görüşüp konuşuyor, işimizi evlerimizden halledebiliyoruz… Uzayıp giden bir faydalar listesi var önümüzde. Ama bu iyilik potansiyeli yanında her gün kaç defa da kötülük adına kullanıyoruz kim bilir.

Geçenlerde izlediğim bir videoda duyduğum bazı şeyler beynimde hâlâ yankılanıyor. Bir yudum su alayım, dudaklarım kurudu diyen muhterem insan suyu ağzına götürüp iki yudum içince sözlerine şöyle devam etti: Bir yudum alayım dedim, iki yudum aldım acaba o da yalan oluyor mu? Nazik bir konu çünkü ağızdan çıkan her şey yazılıyor. Çünkü azlıktan kinaye diyoruz da fakat niye sarahat, hakikat varken kinaye konuşacaksın ki? Belki doğrusu bir iki yudum alayım demek olmalıydı. O dilimizde birkaç yuduma delalet eder.[1]  Bir yudum su konusundaki bu hassasiyet hepimiz için derin düşünce mevzusu olmalı aslında. Su için bu kadar hassas olunması lazımsa hayatımızı baştan sona ele alsak acaba daha hassas olmamız gereken neler yakalarız?

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş