‘Bir’ var için yok olmaya geldinse, güzellikten
Çatlayan müşfik üzüm çubuğundan söyle:
Varlıkta hiçlik şarabı tatmak nedir?
İki kızıl gözbebeğin, aşk deryasına dalarken
Alev alev, tevhidin atasından ilham eyle;
Nâr-ı ateşte yanmamak, nasıl bir hâldir?
Rahmetin üç aylar deminde kulluğun sorulurken
Satır satır, melekût kelâmından sor gecelerde;
Uzamın ‘yok haddinde’ fenâya eren kimdir?
Göklerin beste-i zikrine çağrılırken
Mukaddes hüznün, Hakk’ın engin teveccühüne
Hoşâmedî edene vurulur mu zincir?
Takvim bahar çiçekleriyle kucaklaşırken
Ruhun cân mevsiminde, işte topraktaki ulvî çile!
Aşkla yeşeren kırık kalp, âh, ne güzel şiirdir…
Teyakkuzdaki güvercin âlemde gezinirken
Hoşça bak zâtında tecelli eden tekmil hakikate;
Gördüğün meşher-i kâinat, kullukta hep Bir’dir.