Bir zamanlar mektup yazma alışkanlığım vardı. Aslında bu alışkanlık 90’lı yıllara kadar; birbirinden uzak aile fertleri, aşıklar, askerler, gurbete çıkanlar hatta mahkumlar arasında bir hayli yaygındı. Mektup yazma işinin estetik alaşımlı bir usulü vardı elbet. Zarf ve parşömen özenle temin edilirdi. Çizgisiz bembeyaz sayfanın üzerinde duygular paragraflar hâlinde izah edilmeye çalışılırken, eğri büğrü yazımdan Allah’a sığınmak için önceden hazır, parşömen altına konulan, satırları kalın kalın çizgilerle çizilmiş bir başka A4 kâğıdı da bu gelenek kokan işe yardımcı oluyordu.
Klişeler bu mektupların olmazsa olmazıydı. Hangi meram ve dert paylaşılacak olursa olsun, bu naif klişeler mektuba okunası ve saklanası ayrı bir sıcaklık verirdi.
Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.
Abone Ol