Mağaralar Sonsuz Nura

Gök gözler muhafız, yer gök tek mihenk
Mağara uykusu vakti girince
Yedi elif, yedi nakış, yedi renk
İşler kader tığı inceden ince

Melek rayihalı kutlu hediye
Mağara bağrında nurdan Yedi’ye
Ay’dan süt damlıyor içsinler diye
Sabah akşam sır bezmine erince

Boşa gider mi hiç Kıtmir vefası
Ve sinesi pinhan aşk irtifası
Başı alevli dağların duası
Mesih sözlü Gül muştusu verince

Damar damar yanan gam yüklü yollar
Yol üstünde akan ölü kervanlar
Tan yeri kaybolmuş şehirler ağlar
Yavrucuk kızlara zulmedilince

Hicaptan kararmış taş duvarları
Nice cürme yanar Fârân dağları
Beklerken o nuru mağaraları
Yüce ruhlar önceden haber verince

Dolunay Gül-endam ışkına yanmış
Veda tepeleri ufka dayanmış
Hira Nur bezenmiş aşkla boyanmış
Güllerin sultanı teşrif edince

Zifir karası, çalınca yerleri
Kor ateş devrinin mumdan erleri
Eriyerek ışıtır seherleri
Günah seylapları göğe değince

Sevr’in sıdk sancağı onlara kalmış
O evler Hira’dan nur çırağ almış
Nurlar lem’a lem’a her yanda yanmış
Işık karanlığa galip gelince

Zirvelerden damla damla intizar
Süzülerek vecd ile azar azar
Hızır çeşmelerden coşar âh ü zâr
Yusuf özlü ruhlar hapsedilince

Kimine mağara ancak zindandır
Kimine uyanış, can içre candır
Kimine sığınak, mecburi handır
Kul dağlar yollara yol vermeyince

Ne vakit merhamet öldürülürse
Hira Nur evleri söndürülürse
Gözyaşları sele döndürülürse
Umut dağlarına karlar inince

Kanlı dudaklardan gazap yelini
Salsalar da şerrin zulüm selini
Sökemezler Nurun bir tek telini
Kutlu fethe bir kez söz kesilince

Billur Çağdan Gül selamı gelince
Gül ufuklar yâr sırrını verince
Gül mevsimi kar eline değince
Kar ülkesi kış sonuna gelince
Bulutlardan Gül rahmeti inince
Kader tığı işler inceden ince
Mağara uyanış vakti girince
Uyanış vakti..

Bu yazıyı paylaş