Uğur Öztaş: Nesillere Adanmış Bir Ömür

“Bir pazar günüydü. Onu ilk defa İzmir’de bir tiyatro binasının önünde gördüm. Daha önce kendisini gıyaben tanıyordum; sohbetlerini dinlemiş, hakkında anlatılanları duymuştum. Fakat o gün ilk defa yüz yüze geliyorduk. Yanıma geldi, bana sarıldı. Gözlerimin içine bakarak konuştu. Tıpkı Cem Karaca’nın dediği gibi. O anda içimde çok farklı bir duygu oluştu. Sanki onu daha önce görmüş ve tanıyor gibiydim. İlk karşılaşmanın verdiği yabancılık hissini hiç yaşamadım. Bana öyle samimi ve öyle candan davrandı ki aradan yıllar geçtiği hâlde o ilk karşılaşmayı hâlâ unutmadım.”1

Bu hatıra, hayatını eğitim hizmetlerine ve insan yetiştirmeye vakfeden Uğur Öztaş’a aittir. Anlattığı bu unutulmaz hatıra ise hiç şüphesiz Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile tanışması ve onun şahsiyetine dair yıllarca unutamadığı şahitliğiydi.

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş