Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Dinleme Adabı

Çağdaş İslam düşünürlerinden Fethullah Gülen Hocaefendi, diyalog ve insan ilişkilerine dair görüşlerinde karşı tarafı dinlemeye özel bir önem atfetmiştir. Onu yakından tanıyanların aktardığı ortak gözlemlerden biri, onun farklı yaş, statü ve görüşlerden insanları dikkatle ve saygıyla dinlemesidir. Tanıdık veya tanımadık, büyük ya da küçük ayrımı yapmaksızın muhatabına söz hakkı vermesi ve onu sabırla dinlemesi, belirgin vasıflarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu vasıf yalnızca ferdî bir nezaket göstergesi değil, aynı zamanda onun diyalog anlayışının da temel unsurlarından biridir.

Hocaefendi’ye göre sağlıklı iletişimin, insanları anlamanın ve onlarla kalıcı ilişkiler kurmanın yolu konuşmaktan önce dinlemekten geçer. Nitekim onun, “Az söylemek, çok dinlemek bir fazilet ve ermişlik nişânesi; devamlı kendini dinlettirmek arzusu da her zaman bir cinnet eseri sayılmasa da mutlak bir dengesizlik ve hayâsızlık olduğunda şüphe yoktur.” sözü, dinlemeyi yalnızca bir iletişim tekniği değil, aynı zamanda bir ahlak ve karakter meselesi olarak gördüğünü göstermektedir.1

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş