Varlığın nümâyân her neye baksam,

Hep Seni söylüyor sabah ve akşam,

İtme bakış inhirafına ey Yâr,

Kendine çek beni elinde zimam.

 

Sensiz bir dünyada her şey ışıksız,

His derbeder, düşünce yakışıksız;

Düşürme o bahtsızlığa ne olur

Kılma bendeni onlar gibi kansız!..

 

Yolda bırakmadın Sana tapanı,

Yaptığını Senin için yapanı;

Yükseltiyordun bâb-ı rahmetine,

Kapamadın bu kervana kapını.

 

Ey aşk sen bize bir pembe şafaksın,

“Aşk” diyenlere bir atâ-yı Hak’sın;

O Ezelî Mahbup iştiyakıyla

Her zaman gönüllere akacaksın…

 

Yükselir her an bu dillerden bir ses,

Mest olur ruh, kesilir soluk-nefes;

Aşk mahmurluğu yaşanır dem be-dem,

Duyulmaz olur nağme-i his, heves…

 

Kalb, ruh o demde geliverir dile,

Bitiverir sırrın çektiği çile;

Ruhta bahara döner bütün kışlar,

Şeb-i arûs yaşanır Sevgili ile…

***