Günümüzde her 100 çiftten 10’unda kısırlık görülmektedir. Bu oran bazı ülkelerde %30’lara kadar çıkmaktadır. Bilim insanları gelecekte bu oranın daha da artacağına dikkat çekmektedir. Kısırlık sebebi, yaklaşık %50 kadınlara ve %50 de erkeklere aittir. Kadınlar eskiden daha büyük yüzdeye sahipken günümüzde kadınlara ait kısırlık oranında azalma görülmekte, ancak erkeklerde bu oran gittikçe artmaktadır.

Erkeklerdeki kısırlık probleminin en önemli faktörü sperm sayısının azlığıdır. Normalde bir seferde 3,5 ml meni boşalır ve bunun her ml’sinde 120 milyon sperm vardır. Toplamda tek bir atımda yaklaşık 400 milyon sperm mevcuttur. İngiltere’de yapılan bir araştırmada, son 60 yılda sperm sayısının yarıya düştüğü bulundu. Bu durumda gelecek 50 yılda erkeklerin %50’sinin kısır olacağı tahmin edilmektedir. Şu an dünyada nüfusu yavaşlayan veya geriye giden pek çok ülke bulunmaktadır. Nüfusun sağlıklı şekilde artışını sağlamak, yani doğanlar ile ölenlerin dengelenmesi için bir ailedeki çocuk sayısının en az iki olması gerektiği hesaplanmıştır.

Kadının hamile kalması için teoride sadece bir tek sperm yeterliyken pratikte bu böyle olmaz. Ovumun (yumurta) etrafında çok sayıda sperm olması gerekir ki bir tek sperm ovum ile birleşebilsin. Adeta diğer spermler o bir tek spermin ovumla birleşmesine yardımcı olmak için yaratılmışlardır. Sperm başının üçte ikisinde, delici enzimler ihtiva eden golgi aygıtı vardır. Bu enzimler aslında hasar verici enzimlerdir, ama erkek üreme kanallarında bulunurken zarar veremezler. Çünkü spermlerin arasında, enzimlerin aktif hale gelmesini engelleyen kolesterol kesecikleri yaratılmıştır. Milyonlarca spermin aralarında dolaşan kolesterol kesecikleri, erkek kanallarında spermlerin birbirlerine dokunmalarını ve dolayısıyla enzimlerin aktif hale gelmesini engellemekle görevlidir. Kadın kanallarına geçtikten sonra bu keseciklerin birer birer patladığı ve ovuma yakın enzimlerin aktif hale gelmeye başladığına şahit oluruz. Bir tek spermin enzimleri, ovumun etrafındaki surları delmek için yeterli değildir. Çok sayıda sperm, enzimlerini yumurtanın etrafına boşaltır ve sadece bir tek sperm içeriye girebilir. Daha sonra ovumun kapıları diğer spermlere kapatılır.

Erkek kısırlığında ikinci önemli faktör de anormal spermlerin oranıdır. Eğer sperm sayısı normal ancak anormal sperm oranı yüksekse, yine kısırlık ortaya çıkmaktadır. Spermlerde küçük baş, iki başlılık, anormal baş veya kuyruk en çok görülen anormalliklerdir.

Üçüncü önemli faktör ise sperm hareketlerinde azalmadır. Sağlıklı bir sperm düz bir çizgide dakikada 1–4 mm yol alabilir. Bu hız azalırsa, spermler zamanında ovuma ulaşamazlar ve kısırlık ortaya çıkar.

            Nelere Dikkat Edilmeli?

1- Beslenme: Hormon ve koruyucu ihtiva etmeyen süt ürünleri tercih edilebilir. Organik şartlarda yetiştirilen büyükbaş hayvan ve tavuk eti daha faydalıdır. Balık tüketimi protein, omega 3 yağ asitleri ve A vitamini açısından çok değerlidir. Tam ve işlenmemiş tahıllar, mesela tam buğday unuyla yapılan ekmek tercih edilebilir. Ayrıca yeterli su içilmelidir. Kısırlıktan korunmak için B6, B12, C, D ve E vitaminleri, koenzim Q10, folik asit, lipoik asit, demir, selenyum, çinko ihtiva eden besinler gereklidir. Gazlı içecekler, hazır meyve suları, soya ve genetiği değiştirilmiş ürünlerden kaçınılmalıdır. Kısırlık tedavisinde arı sütü, propolis ve polen tavsiye edilmektedir. Çevre kirliliği de gıda maddelerinde kirlenmeye ve dolayısıyla bilhassa erkeklerde kısırlığa sebep olmaktadır.

2- Sigara: Sigara dumanından kana geçen zehirlerle sperm sayısının azaldığı, tütün kullanımının anormal spermlere sebep olduğu ve bu yüzden kısırlığa yol açtığı tespit edilmiştir. Günde sadece bir sigara içenlerde bile sperm oluşumu olumsuz bir şekilde etkilenmektedir.

3- Uyuşturucu ve ilaçlar: Esrar, eroin, amfetamin ve morfin gibi uyuşturucular ve ilaçlarla anabolik-androjenik steroit ilaçların (daha çok doping ve cinsel gücü artırmak maksadıyla kullanılan hormonlar) kullanımı, erkeklerde sperm sayısını azaltmakta, anormal spermlere sebep olmakta ve sperm hareketlerini yavaşlatmaktadır.

4- Alkol: Şu ana kadar yapılan çok sayıda araştırma, alkol kullanımının sperm sayısını olumsuz etkilediğini göstermektedir.

5- Stresli hayat: Son yıllarda yapılan ilmî çalışmalarda, stresli bir hayat süren erkeklerde kısırlık oranının iki kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Stres çağımızın belki de en önemli sağlık problemidir. Stresi yenmek için egzersiz veya düzenli hareketler tavsiye edilmektedir. Ayrıca selamlaşma, sohbet etme, iyilik yapma, yeni arkadaşlar edinme ve yardım organizasyonlarına dâhil olma gibi davranışlar tavsiye edilebilir.

6- Teknolojik cihazlar: Hemen hemen bütün teknolojik cihazlar kısırlık sebebidir. Birçok cihaz, yaydıkları manyetik alanlarla insanları olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Bilgisayarlar ve cep telefonları, neşrettikleri radyasyonla bütün organlarımıza zarar verirler. Bu zarar, üreme organları ve sperm sayısı için de geçerlidir. Bu sebeple cep telefonlarını cebimizde değil çantamızda taşımalıyız. Uyurken yakınımızda cep telefonu veya benzeri cihazlar olmamalı. Günün belli saatlerinde, teknolojik ürünlerden tamamen sıyrılarak toprakla uğraşmalıyız. Toprakla temas çok iyi bir tedavi metodudur.

Üniversite öğrencileri üzerinde bir araştırma planladık. 10 öğrenciden sadece üç gün için cep telefonundan uzak kalmalarını istedik. Gayemiz, bu uzaklaşmanın kalb ve beyin üzerindeki müspet etkilerini tespit etmekti. Ancak gönüllü denek bulamadığımızdan araştırmaya şu ana kadar muvaffak olamadık. Bazı öğrenciler bir gün bile cep telefonundan ayrı yaşamanın, ölümden zor olduğunu ifade ettiler.

7- İlaçlar: Bazı ilaçların aşırı dozda kullanılmasının, erkeklerde kısırlıkla ilişkili olduğu bilinmektedir. Mecbur kalındığında mutlaka doktor kontrolünde ilaçlar kullanılmalıdır.

8- Hacamat: Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) yılda iki kez hacamat yaptırmayı tavsiye etmektedir. Hacamatın birçok faydalı etkisi keşfedilmektedir. Erkeklerde ve kadınlarda kısırlık tedavisinde düşünülmesi gereken bir metottur. Hacamatın kısırlık tedavisinde faydalı olduğuna dair henüz az sayıda ilmî makale vardır. Üniversitemizde çalışan ve yedi yıldır evli olup çocuğu olmayan bir erkeğe iki kez hacamat uyguladıktan sonra hanımının hamile kaldığına bizzat şahit oldum.