Sen Kalender!
İnsanlar bilirdin
Yarım kalmış hikâyeleri
Yüreği pamuk
İnsanlar bilirdin
Müşfik şefkatli nahif!
bir o kadar da zarif!
Her biri hiçbir şey
... gayrısı
Kalmadı şimdi sana
Sen Kalender!
Avcunda bir kuş gibi
Taşıdın yüreğini
Çorak topraklardan
Korudun sevgini
Dün, bugün ve yarın
"Sen de geç anladın
Taşın sert olduğunu"
Sen Kalender!
Bir şafak sonrası
Düşerken gölgesi gölgene
Demir parmaklıkların
Bestesi yüreğinde:
"Şu Metris’in önü!"
Uzun da değilmiş meğer!
Gerçek: dört duvar arası!
Gerisi yalan.
Sen Kalender!
Şiirleri...
Hani şu "Kuklacı"
Sevdiğimiz, dost bildiğimiz
Bir ağustos böceği bir karınca
Bir sokak kedisi bir insan işte!
Sen Kalender!
Müşfik kolların boş kaldı şimdi
Durgun denizlerde
Ne fırtınalar kopuyor
Yok artık yüreğinle d/okuduğun kitaplar
Yok artık uçsuz bucaksız mavilik
Elinde kalan bir avuç gökyüzü
Ve bir nehir uğultusu
Kavuşmayı bekleyen
Kulaklarında tın tın
Sen Kalender!
Meğer ne çok şey olmuşsun!
Oysa sen her zaman
Hiçbir şey olmayı severdin
Hiçbir şey
Sen Kalender!

“Kuklacı” şiirinden mülhem...


Paylaş
Önceki İçerikBilim Materyalist midir?
Sonraki İçerikKardelenle Hasbihal